SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5307

Karar No

2025/5975

Karar Tarihi

15 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5307 E. , 2025/5975 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/488 E., 2024/50 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacılar ..., ..., ... ve ...; mirasbırakanları ...'ın 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 2 61... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, sinir hastası olan şuuru normal işlemeyen muristen hile ile alınan vekaletname ile taşınmazların yaşı küçük olan davalı ...’e devredildiğini, murisin alkol koması nedeniyle öldüğünü, satışın murisin gerçek iradesini göstermediğini, hileli yollarla işlemlerin gerçekleştirildiğini, murisin vekaletname tarihinde nereyi imzaladığını bilemeyecek durumda olduğunu, satıştan murisin ve kendilerinin haberi olmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile murisin mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişler; tarihsiz ıslah dilekçesi ile davacılar vekili, temlikte kullanılan vekaletnamedeki muris imzasının sahte olduğunun tespit edildiğini belirterek dava sebeplerini (vakıaları) ıslah ettiklerini bildirmiş, aşamada davacılar vekili zorunlu dava arkadaşlığı olduğu için ... ve ...’ın davaya dahil edilmesini istemiştir.
Birleştirilen davada davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ve ....; mirasbırakanları ...'ın 245, 247, 249, 251, 253, 255, 257, 259, 2 61... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, murisin vekil tayin edilen Sabri isimli şahıs ile davalının babası olan ... tarafından komplo ile mağdur edildiğini, ...n’ın avukat ... ile murisi tanıştırdığını, ...’nin murisle bir süre arkadaşlık yaptığını, murisin taşınmazlarını keşfedince .... Noterliğinin 25.05.1990 tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinin düzenlettirildiğini, anılan vekaletnamedeki muris imzasının sahte olduğunu, anılan vekaletname ile yaşı küçük olan davalıya dava konusu taşınmazların devredildiğini, davalının babasının temlik sonrası uzun süre taşınmazı kullanmak için talepte bulunmadığını, muris öldükten sonra gelip muristen alacaklı olduğunu ve alacağına karşılık taşınmazdaki mahsullerin yarısını alacağını söylediğini, davalının 2002-2009 yılları arasında taşınmazları kullandığını, 2009 yılında da taşınmazın satın alındığını söylediklerini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, mümkün olmazsa bedelin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Dava, 27.04.2011 tarihinde asıl dava ile birleştirilmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı; zamanaşımı süresinin geçtiğini, vekaletnamenin de geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 26.02.2014 tarihli ve 2010/620 Esas, 2014/227 Karar sayılı kararı ile; grafoloji ve sahtecilik uzmanının 30.12.2013 tarihli raporu benimsenerek davada ileri sürülen iddiaların kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 26.02.2014 tarihli kararının asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 19.09.2017 tarihli ve 2014/20729 Esas, 2017/4403 Karar sayılı kararı ile; Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin 20.06.2013 tarihli heyet raporuna üstünlük tanınmak suretiyle davaya konu taşınmazların davalıya temlikinde kullanılan vekaletnamedeki imzanın ...'ın eli ürünü olmadığı ve bunun sonucu olarak da anılan vekaletnameyle yapılan temlik işleminin resmi akdin tarafı olan ilk el konumundaki davalı bakımından hukuki bir sonuç doğurmayacağı benimsenerek davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilip Mahkeme kararı bozulmuştur.

Mahkemenin 16.05.2019 tarihli ve 2018/632 Esas, 2019/327 Karar sayılı kararı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin 16.05.2019 tarihli kararının asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 23.06.2021 tarihli, 2019/4206 Esas, 2021/3472 Karar sayılı kararıyla; 30.12.2013 tarihli emniyet kriminal raporu ile ATK Fizik İhtisas Dairesinin 20.06.2013 tarihli raporu arasında çelişki olduğu görülmekle birlikte, davalının şikayeti üzerine başlatılan Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/3732 sayılı soruşturma dosyası üzerinden alınan ve ATK Fizik İhtisas Dairesinin sekiz uzmanının katılımı ile hazırlanan raporda ise imzasına itiraz edilen vekaletnamedeki imzanın mirasbırakanın eli ürünü olduğuna dair görüş bildirildiği, eldeki davada çözümlenmesi gereken hususun mirasbırakan adına kayıtlı taşınmazların temlikinde kullanılan 21.05.1990 tarihli vekaletnamedeki imzanın mirasbırakanın eli ürünü olup olmadığına ilişkin bulunduğu, bu nedenle 25.07.2019 tarihli ATK raporu da gözetilerek 30.12.2013 tarihli emniyet kriminal raporu ile ATK Fizik İhtisas Dairesinin 20.06.2013 tarihli raporları arasında çelişkiyi gidermek üzere ATK Fizik İhtisas Dairesinden en az yedi kişilik uzmanın katılımı ile oluşan heyetten rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilip Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; 30.12.2013 tarihli emniyet kriminal raporu ile ATK Fizik İhtisas Dairesinin 20.06.2013 tarihli raporlarının dosyaya kazandırıldığı, kriminal raporda imzanın mirasbırakanın eli ürünü olduğunun belirtildiği, ATK raporunda ise eli ürünü olmadığının belirtildiği, aradaki çelişkinin giderilmesi için ATK Fizik İhtisas Dairesinden en az yedi kişilik uzmanın katılımı ile oluşan heyetten rapor alınmasına karar verildiği, 01.03.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda her iki rapor arasında bulunan çelişkiyi gideren ve imza incelemesinin nasıl olduğunu açıklayan ayrıntılı rapor alındığı, raporda, atılan imzaların davacıların mirasbırakanları ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; fotokopi belge ile rapor düzenlenildiğini, ATK raporu düzenlenirken mahkeme ara kararına aykırı davranıldığını, bazı evrakın inceleme dışı bırakıldığını, ATK görevlileri hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, fotokopi evrakın sahtecilik nedeniyle soruşturmasının devam ettiğini, savcılık tarafından aldırılan ATK raporunun dayanağının da fotokopi belgeler olduğunu, Nüfus Müdürlüğüne 2012 yılında yazılan müzekkereye yangın nedeniyle evrak bulunamadı denilmesine rağmen 2019 yılında savcılığa evrak gönderildiğini, muris ölene kadar davalının taşınmazda hak iddia etmediğini, davalının temlik tarihinde 9 yaşında olduğunu, eldeki temyiz incelemesinin Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılması gerektiğini, 01.03.2023 tarihli raporda müzekkereye aykırı olarak 25.07.20 19... .09.2010 tarihli raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için rapor düzenlenildiğini, fotokopi evrakın dosya içerisine nasıl konulduğunun belli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) geçici 3/2 hükmünün yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Hemen belirtmek gerekir ki, HMK’nın 373/6 hükmünde “Davanın esastan reddi veya kabulünü içeren bozmaya uyularak tesis olunan kararın önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulması üzerine alt mahkemece verilen kararın temyiz incelemesi, her hâlde Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca yapılır.” düzenlemesi yer almaktadır.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle HMK’nın 373/6 hükmünde belirtilen şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davacılardan alınmasına,

Birleştirilen davada alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim