SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5229 E. 2025/5780 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5229

Karar No

2025/5780

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5229 E. , 2025/5780 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/669 E., 2025/564 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/23 E., 2025/30 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili; davacılardan ...'un 31 yıldır davalı şirkette personel müdürü olarak çalıştığını, davalı şirketin son dönemde ekonomik zorluklar yaşadığını ve şirket yetkililerini zimmete para geçirmek ile suçlayarak davacıların bir kısım taşınmaz ve araçlarını şirkete devretmelerini sağladıklarını, devrin baskı altında ve korkutma ile yapıldığını ileri sürerek dava konusu 155 69... parseldeki 31 nolu bağımsız bölüm, 14 08... parseldeki 19 nolu bağımsız bölüm ve 14 10... parsel 16 nolu bağımsız bölümün tapu kayıtlarının iptali ile 31... nolu bağımsız bölümlerin davacı ... adına, 16 nolu bağımsız bölümün davacı ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili; asıl davadaki iddiaları tekrarla 19 nolu bağımsız bölümün davacı ... adına tesciline, olmadığı takdirde bedelin birleştirilen davada davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davada davalı Şirket vekili; davacı ... hakkında “güveni kötüye kullanma” suçundan kamu davası açıldığını, taraflar arasındaki protokolün 12.07.2018 tarihinde yapıldığını, davacı ...’in uzun yıllardan beri haksız şekilde elde ettiği paranın karşılığı olarak taşınmazları bedelsiz olarak devrettiğini, dava konusu 19 nolu bağımsız bölümün davalı Şirket adına kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Birleştirilen davada davalı ... vekili; davacı yanın 01.06.2017 tarihinden bu yana kiracısı olduğunu, davacı ve diğer davalı Şirket arasında yaşanan olaylardan habersiz olduğunu, 2018 yılı temmuz ayı ortasında emlak firmasından ...’ün davalı ...’yi arayarak davalı Şirketin emlak danışmanı olduğunu ve taşınmazı satın almak isterlerse görüşebileceklerini söylediklerini, satışın gerçek satış olduğunu, davalının toplam 375.000,00 TL bedel ödediğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiş, kararın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine 14.04.2025 tarihli kararı ile davacılar vekili Avukat ...'ın istinaf kanun yoluna başvuru talebinin HMK’nın 346. maddesi gereğince süre yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; Avukat ...'ün davacılar vekili olarak dosyaya 08.02.2019 tarihinde vekaletname sunduğu, gerekçeli kararın Avukat ...'e e-tebliğ yoluyla 11.03.2025 tarihinde tebliğ edildiği, Avukat ...'ın ise 11.04.2025 tarihli dilekçesi ile istinaf yoluna başvurduğu, her ne kadar davacılar vekili Avukat ... tarafından 10.04.2025 tarihli dilekçe ile gerekçeli kararın davayı takip eden Avukat ...’a tebliğ edilmesi talebinde bulunulmuş ise de dosyada davacılar vekili Avukat ...'ün vekillikten çekildiği ya da azledildiğine dair bir kayıt bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davayı takip etmeyen, 7 yıllık yargılama süresince hiçbir duruşmaya katılmayan, bu aşamaya kadar esasa ilişkin beyan ve dilekçe sunmayan Avukat ...'e kararın tebliğ edildiğini, davayı asıl takip eden, duruşmalara katılan, dava dilekçelerini ve esasa ilişkin beyanlarını sunan Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... ’a tebligat yapılması gerektiğini, kararda Avukat ...'e birçok defa tebligat çıkarıldığı belirtilmiş ise de hangi tebligatların yapıldığının belirtilmediğini, Avukat ...'e sadece sözlü yargılamaya geçileceğine dair 5...3 barkod numaralı tebligatın yapıldığını, anılan vekil tarafından bir kaç mazeret dilekçesi sunulmuş olsa dahi bu durumun vekilin dosyayı takip ettiği şeklinde değerlendirilemeyeceğini, vekilin 10.04.2025 tarihli dilekçesinin dikkate alınmadığını, dosyayı takip etmeyen avukata tebligat yapılmasının usulsüz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkin olup temyize konu uyuşmazlık asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığına yöneliktir.

Bilindiği üzere, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesinde "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır." düzenlemesine yer verilmiştir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim