SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/5020 E. 2025/5768 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/5020

Karar No

2025/5768

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/5020 E. , 2025/5768 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/896 E., 2025/483 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı mirasçılarından ... ve ... vekilleri ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkilinin kızları olan davalı ... ile dava dışı ...′nin, babalarının vefatı halinde erkek kardeşlerinin alacaklıları tarafından miras mallarına haciz koydurularak sattırılacağını söyleyip o dönemde 78 yaşında olan babalarını korkutup kandırmak suretiyle yanıltarak dava konusu taşınmazların davalı kızı .... ile dava dışı kızı ...′nin kocası olan davalı damadı ...′ye temlikini sağladıklarını, temliklerin müvekkilinin gerçek iradesini yansıtmadığını, muvazaalı bulunduğunu ileri sürerek tapu iptali-tescile ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine terekesine ... temsilci olarak atanmıştır.

II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; taşınmazların temliklerinin geçerli olduğunu, resmi işleme karşı ileri sürülen muvazaa iddiasının ancak eşdeğer bir belge ile kanıtlanabileceğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2022 tarihli ve 2021/258 Esas, 2022/854 Karar sayılı kararıyla; davacının tarafı bulunduğu resmi işlemlerin muvazaalı olduğu iddiasının ancak yazılı delil ile ispat edilebileceği, bu yönde bir delil ibraz edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Konya Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2023 tarih ve 2023/201 Esas, 2023/527 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın eldeki davada taraf muvazaası hukuksal nedenine dayandığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi benimsenmek suretiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 20.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; “ Dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden, davada ″hile″ hukuksal nedenine dayanıldığı anlaşılmaktadır. Hile, her türlü delille ispat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir. Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, def'i yahut dava yoluyla da kullanılabilir. Somut olayda, dosyada toplanan delillerin yukarıda değinilen ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, ileri sürülen maddi olgular yanılgılı biçimde değerlendirilerek davanın taraf muvazaası olarak nitelendirilmesi suretiyle karar verilmesi isabetsizdir. Diğer taraftan temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilen 31.08.2023 tarihli dilekçe içeriği ve ekindeki veraset ilamından, davacının 06.07.2023 tarihinde öldüğü, mirasçıları olarak davalı ... dışında dava dışı eşi, iki çocuğu ve iki torununun kaldığı görülmektedir. O halde, miras yoluyla intikali mümkün hakların konusunu oluşturduğu eldeki davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 55. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle aynı Kanun'un 59. maddesi uyarınca aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunan mirasçıların tamamı davadan haberdar edilerek mirasbırakanları tarafından açılan davaya devam etme iradesinde olup-olmadıkları belirlenmelidir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılıp İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hile iddiasının ispat edildiği, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı, dava konusu 10 parsel sayılı taşınmazın 6/10 payının intifa hakkının davacı üzerinde olduğu, Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının imzasının yer aldığı kira sözleşmesine göre taraflar arasında ayrıca bir kira ilişkisi olduğu, davalı ...’nün kullanımının kira sözleşmesinden gelen hakkına dayandığı gerekçesiyle davalılar ... ve .... yönünden tapu iptali ve tescil istemlerinin kabulüne, davalı ...’ye yönelik ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları ... ve ... vekilleri ile davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

1. Davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacı ... ile davalı ... arasında herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, davalı ... tarafından sunulan kira sözleşmesindeki imzanın davacı ...’a ait olmadığını, bu nedenle davalı ... yönünden ecrimisil bedeline hükmedilmesi gerektiğini, kabul edilen talepler yönünden vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacı mirasçıları lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davacı mirasçısı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davanın kabulüne karar verilmesine rağmen davacı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davalı ... tarafından ne kira bedeli adı altında, ne de ecrimisil bedeli adı altında murise hiçbir ödemede bulunulmadığını, davalı ... tarafından sunulan kira sözleşmesindeki imzanın davacı ...’a ait olmadığını, davanın tümden kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yargılama sırasında davacının öldüğünü ve taraf teşkilinin sağlanmadığını, davacı mirasçılarından sadece ...’in davayı davacı yan olarak takip etmek istediğini beyan ettiğini, davayı takip eden mirasçı tarafından hiçbir delil sunulmadığını, Mahkemece, davacı ölmeden önce tanık olarak dinlenilen davacı mirasçı ...‘un beyanı esas alınarak kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, sadece davayı takip eden davacı yönünden harç tahsiline karar verilmesi gerekirken fazla harcın tahsiline karar verildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

4. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının iddiasını muvazaa hukuki nedenine dayandırdığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, Mahkemenin beyanını esas aldığı tanık ...’un, davacının ölümü ile davanın tarafı haline geldiğini, bu tanığın beyanı esas alınarak hüküm kurulamayacağını, davacının davayı hile hukuki nedenine dayandırmadığını, mirasçı ...’un murisi kandırarak vekaletname alarak eldeki davanın açılmasını sağladığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’in 132 03... parsel sayılı taşınmazdaki 6/10 payının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 27.01.2009 tarihinde davalı damadı ...’a, 2 01... ve 67 parsel sayılı taşınmazlarının intifa haklarını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetlerini 28.01.2009 tarihinde, 132 40... parsel sayılı taşınmazının intifa hakkını üzerinde bırakarak çıplak mülkiyetini 04.03.2009 tarihinde davalı kızı ...’ya satış suretiyle devrettiği, müteveffa davacı ... tarafından kızı olan davalı ... ve damadı olan davalı ...‘ye karşı hile hukuki nedenine dayalı olarak eldeki davanın açıldığı, davacı ...’ın yargılama sırasında 06.07.2023 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak dava dışı eşi ..., çocukları .... ve ... ile davalı kızı ...’nın kaldığı, Konya 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.03.2025 tarih ve 2023/2439 Esas, 2024/927 Karar sayılı kararıyla ...’ın tereke temsilcisi olarak atandığı, kararın 13.05.2025 tarihinde kesinleştiği, böylelikle tereke temsilcisi atanması suretiyle yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.

Davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz talepleri yönünden yapılan incelemede;
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Davacı mirasçıları ... ve ... vekillerinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede;
Türk Medeni Kanunu'nun 640. maddesi uyarınca terekeye temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisi ortadan kalkmaktadır. Bir başka söyleyişle, mirasçıların davayı takip yetkisi sona erer ve buna bağlantılı olarak da hükmü temyiz hakkı miras şirketini temsilen tereke temsilcisine geçer. O halde davayı takip yetkisi sona eren davacı mirasçılarından ... vekili ile ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Davacı mirasçılarından ... ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinin REDDİNE,

Aşağıda yazılı 231.827,02 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’den, 102.464,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’dan alınmasına,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı mirasçıları ... ve ...'e iadesine,

Dosyanın İlk Derece Konya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim