SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/49 E. 2025/5620 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/49

Karar No

2025/5620

Karar Tarihi

3 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/49 E. , 2025/5620 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/604 E., 2024/404 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Asıl davada davacı vekili özetle; mirasbırakan babası ...’ın mal kaçırmak amacıyla taşınmazlarının çok önemli bir kısmını oğlu olan davalıya ölünceye kadar bakma akdi ve satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek mirasbırakanın davalıya satış suretiyle temlik ettiği 1 03... parsel ( eski 1782 parsel) sayılı taşınmazın ve ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği 1 03... , 184, 187, 116, 101, 315, 342, 343 parsel, 1 23... , 212, 312, 324 parsel, 133 ada parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

Birleştirilen davada davacı vekili özetle; asıl davaya konu edilen 1 03... , 101 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırılması neticesinde davalıya toplam 883.508,00 TL kamulaştırma bedeli ödendiğini belirterek bu meblağdan 3/8 olan miras hissesine karşılık gelen 331.315,00 TL’nin tazminat olarak davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mirasbırakanın amacının iki evladı arasında mal paylaşımı yapmak olduğunu, davacıya üzerinde 2 katlı ev bulunan arsayı verdiğini ve sürekli nakdi yardımda bulunduğunu, kendisine de fabrikadaki işinden çıkıp köyde babasının çiftçilik işini devam ettirmesi ve babası ile yaşayıp onun bakım ve gözetimini yerine getirmesi karşılığında taşınmaz verdiğini, mirasbırakan adına halen pek çok taşınmazının bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin tüm malvarlığını davalıya devretmediği, henüz üzerinde kayıtlı taşınmazlarının bulunduğu, murisin sağlığında davacıya ...'de bulunan taşınmazını devrettiği ve davacıya maddi yardımlarda bulunduğu, tanık beyanlarına göre murisin davalı ile birlikte yaşadığı ve kendisine bakımından dolayı dava konusu taşınmazlarını devrettiği, dava konusu taşınmazlar üzerindeki tasarruflarının davacıdan mal kaçırmak amacıyla olmadığı, davacı tarafından muris muvazaası iddiasının ispatlanamadığı gerekçeleri ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin davacı kızına taşınmaz devrini bedelsiz yapması, murisin beşeri ilişki olarak çocukları ile bir sorununun olmaması, muris adına halen kayıtlı dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde çok sayıda temlik dışı taşınmaz kaydı oluşu birlikte dikkate alındığında murisin denkleştirme ve minnet duygusu ile davaya konu taşınmazlar yönünden temlikleri yaptığı, mal kaçırma kastının bulunmadığı, devrin makûl sınırda kaldığı ve bu kapsamda murisin iradesine üstünlük tanınması gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Dairenin 07.10.2021 tarihli ve 2020/3056 Esas, 2021/5327 Karar sayılı kararıyla; terekede kalan ve mirasbırakan tarafından davacıya temlik edilen taşınmazların, dava konusu taşınmazların davalıya temlik edildiği tarih itibarıyla rayiç değerleri tespit edilerek davalıya yapılan taşınmaz temlikleri ile makul oranın aşılıp aşılmadığının ve mirasbırakanın mal kaçırma iradesinin olup olmadığının belirlenmesi, eksik belge ve tapu kayıtları getirtilerek denetlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiği belirtilerek karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris ...'ın terekesinde kalan 14 adet taşınmazın, dava konusu taşınmazları davalıya devrettiği devir tarihindeki değerlerin 2.039,829,67 TL olduğu, devredilen dava konusu taşınmazların ise bu tarihteki değerinin 2.611.726,33 TL olduğu, muris tarafından davacıya devredilen taşınmazın devir tarihi itibariyle değerinin ise 204.340,60 TL olduğu tespit edilmiş, bu miktarlar birlikte değerlendirildiğinde muris tarafından davalıya yapılan temliklerde makul oranın aşılmadığı gibi dinlenen tanıklar ve toplanan delillerden de, murisin diğer mirasçılardan mal kaçırma iradesinin de bulunmadığı gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; murisin sağlık durumunun iyi olduğunu, bakıma muhtaç olmadığını, murisin 1999 yılında davacıya verdiği yerin arsa vasfında olduğu ve sonrasında kendi imkanlarıyla ev yaptıklarını, davalıya da 2005 yılında köydeki evin de bulunduğu arsayı devrettiğini, murisin davalıya devrettiği taşınmazların murisin kendi üzerinde bıraktığı taşınmazlara göre daha değerli olduklarını, üzerine kayıtlı 14 taşınmazdan 5 tanesinin hisseli olduğunu, murisin mal-mülk sahibi, emekli geliri olan, eşi ile birlikte yaşayan birisi olduğunu, davalı olan oğlu ...'ı yanına alarak onun geçimini sağladığını, murisin kızından mal kaçırma kastıyla dava konusu mallarını oğluna devrettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil; birleştirilen dava ise aynı nedene dayalı tazminat isteğine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ... İlçesi ... köyü ... numaralı parselin sonradan 1 03... parsel haline geldiği, muris ... tarafından bu taşınmazın 24.02.2005 tarihinde davalı oğluna tapuda satış yolu ile devredildiği, davaya konu diğer taşınmazların ise muris ... tarafından 22.01.2009 tarihinde davalı oğluna tapuda ölünceye kadar bakma akdi ile devredildiği, asıl davaya konu olan ve birleştirilen davanın konusunu da teşkil eden 1 03... numaralı parselin tamamının kamulaştırıldığı ve davalı uhdesinden çıktığı, 1 03... numaralı parselin ise bir kısmının kamulaştırıldığı, geriye kalan kısmının ise davalı ... üzerinde kaldığı, murisin eski 2109 parsel sayılı (yenileme kadastrosu ile ... Mahallesi 7 87... nolu parsel) taşınmazı ise davacı kızı ...'a 10.02.1999 tarihinde satış suretiyle devrettiği, terekede 14 parça taşınmaz ile muris ...'ın babasından intikali yapılmayan 3 parça taşınmazının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.

Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237. (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle miras bırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Öte yandan; mirasbırakan sağlığında hak dengesini gözeten kabul edilebilir ölçüde ve tüm mirasçıları kapsar biçimde bir paylaştırma yapmışsa mal kaçırmak kastından söz edilemeyeceğinden 01.04.19 74... /2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının uygulanamayacağı da değerlendirilmelidir.

Somut olaya gelince; murisin değerli taşınmazlarından oluşan 13 adet taşınmazını ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile, 1 taşınmazını da satış sözleşmesi ile oğlu davalı ...'a temlik ettiği, murisin terekesinde 14 adet taşınmazının bulunduğu, alınan bilirkişi raporlarına göre devredilen taşınmazların değerlerinin murisin terekesinde kalan taşınmazlarından daha fazla olduğu, murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında bir ya da birkaç taşınmazını davalıya devrederek kendisine baktırması mümkün iken makul oranı da aşarak çok sayıda taşınmazını devretmek suretiyle diğer mirasçısı olan davacıdan mal kaçırma kastını ortaya koyduğu, murisin kızına da 14 parsel sayılı bir adet taşınmazını bedelsiz olarak verdiği sabit ise de davalıya verilen taşınmaz miktarı ve değerleri birlikte değerlendirildiğinde hak dengesini gözetir bir paylaşımdan da söz edilemeyeceği, hal böyle olunca davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ret kararı verilmesi doğru olmamıştır.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,

Dosyanın Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim