SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/4983 E. 2025/5686 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/4983

Karar No

2025/5686

Karar Tarihi

4 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/4983 E. , 2025/5686 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1013 E., 2025/1137 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/441 E., 2025/40 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ve kardeşlerinin çiftçilik, hayvancılık ve ... Ltd. Şti. unvanı altında ticaretle uğraştıklarını, davalının ise görünürde hayvan yemi ticareti ve süt toplama işiyle meşgul olduğunu, bu vesileyle tarafların tanıştıklarını, davacının ekonomik darboğaz yaşadığı dönemde davalının faiz karşılığı borç para vermek ve kredi temin etmek vaadiyle taşınmazlarının teminat olarak devrini talep ettiğini, bu kapsamda davacının Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi 4 36... parsel 1/12 arsa paylı zemin kat 2 nolu bağımsız bölümü (dükkan) teminat maksadıyla davalıya devrettiğini ancak borcun faiziyle birlikte tamamen ödendiğini, buna rağmen davalının taşınmazı iade etmediğini, davacının defalarca sözlü uyarıda bulunduğunu, buna ilişkin tanıkların mevcut olduğunu, davalının kötü niyetli şekilde taşınmazı davacının bilgisi dışında diğer davalı ...’a satış göstererek devrettiğini, bu hususun davalının ikrar niteliğindeki mesaj kayıtlarıyla sabit olduğunu belirtip taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tesciline, üçüncü kişilere devrinin engellenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; eksik harç ikmali yapılmadan davaya devam edilemeyeceğini belirterek davanın usulden reddini, esasa ilişkin olarak davacının iddia ettiği faiz karşılığı borç ilişkisi ve taşınmaz devrinin teminat amaçlı olduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, aksine davacının müvekkiline ciddi miktarda borçlandığını, bu borçların ödenmemesi üzerine taşınmazın borç karşılığı devredildiğini ancak taşınmazın değerinin dahi borcu karşılamadığını, davacının davalıya olan borcunun halen devam ettiğini, davalının dürüst ve saygın bir tacir olduğunu, faizle borç verme gibi bir fiilinin bulunmadığını, davacının ve kardeşlerinin, davalıca açılmış olan fuzuli işgal ve ecrimisil davasını etkisiz kılmak amacıyla kötü niyetli olarak aralarında iştirak halinde hareket ederek benzer içerikli davalar açtıklarını, 2012 yılında yapılan devir işlemi üzerinden 11 yıl geçtikten sonra açılan davanın hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu davanın asıl amacının borçtan kurtulmak ve taşınmazı haksız şekilde geri almak olduğunu, sunulan mesaj kayıtlarının ikrar veya delil niteliği taşımadığını ayrıca Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davanın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini taleple davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; davalıya yapılan dava tebligatının usulsüz olduğunu, tebligatın gönderildiği adresin davalının dava tarihinden önce terk ettiği eski adres olduğunu, davalının eşiyle birlikte taşındığını ve yeni adresinin cevap dilekçesinde bildirildiğini, muhtarın da tebligattan davalıyı haberdar etmediğini belirterek tebligatın usulsüzlüğü nedeniyle eldeki dilekçenin süresinde verilmiş cevap dilekçesi olarak değerlendirilmesini ayrıca dava harcının taşınmazın gerçek değeri üzerinden yatırılmadığını; esasa ilişkin olarak davalının iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, taşınmazı emlakçı aracılığıyla yatırım amacıyla satın aldığını, bedelini ve 50.000,00 TL tutarındaki komisyon ücretini eşinin ... Bankası hesabından havale yoluyla ödediğini, alım-satım sürecinin emlakçılar aracılığıyla yürütüldüğünü, diğer davalı ...’ı yalnızca Tapu Müdürlüğünde gördüğünü, aralarında herhangi bir arkadaşlık veya hukuki bağ bulunmadığını, davalının TMK'nın 1023. maddesi kapsamında tapu siciline güvenerek taşınmazı edindiğini, tapuda şerh veya kısıtlama bulunmadığını, bu nedenle pasif husumet ehliyetinin de bulunmadığını, davacının 2012 yılındaki devre karşı 2023 yılında dava açarak hakkını kötüye kullandığını ayrıca taşınmaza uygulanan ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava değerinin düşük gösterildiğini ve yatırılan teminatın yetersiz olduğunu, tedbirin kaldırılmasını, aksi halde dava değeri kadar teminat yatırılmasına karar verilmesini, davacının haksız ve kötü niyetli davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/441 Esas, 2025/40 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin açtığı davada eksik harcın tamamlanması için kesin süre verildiğini ancak verilen kesin süre içinde harcın tamamlanmadığını, bu nedenle dosyanın 19.11.2024 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiğini, davacı tarafın sonradan (18.12.2024) yenileme talebinde bulunmasına rağmen eksik harcı tamamlamadığından bu talebin reddedildiğini; 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 30... . maddeleri uyarınca davacının dava harcını tam ve süresinde yatırmakla yükümlü olduğunu, harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağını ve sonraki işlemlerin yapılamayacağını; davacıya verilen kesin süreye rağmen eksik harcın tamamlanmadığı ayrıca HMK’nın 150. maddesinde öngörülen üç aylık yenileme süresi içinde de harcın tamamlanmadığının anlaşıldığını değerlendirerek davacının davasının açılmamış sayılmasına karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda numarası belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 30.05.2025 tarihli 2025/1013 Esas, 2025/1137 Karar sayılı kararında; 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca harcın alınmasının veya tamamlanmasının tarafların isteğine bırakılmadığı, bu hususun Mahkemece re’sen gözetilmesi gerektiği, keşfen belirlenen dava değerine göre harç ikmal edilmedikçe davaya devam edilmesinin mümkün olmadığı ve bu durumun müeyyidesinin 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesinde düzenlendiği, HMK’nın 150/4. maddesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulması hâlinde yeniden harç alınacağını, 150/5. maddesinde ise işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmeyen davaların açılmamış sayılacağına ve mahkemece bu hususta re’sen karar verilerek kaydın kapatılacağına hükmedildiği, somut olayda çekişme konusu taşınmazın dava tarihindeki değerine göre peşin harcın tamamlanması için davacı tarafa 25.06.2024 tarihli oturumda süre verildiği, harç eksikliğinin giderilmemesi nedeniyle 19.11.2024 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça dosyanın ilk kez işlemden kaldırıldığı 19.11.2024 tarihinden itibaren üç aylık süre geçmiş olmasına rağmen tamamlama harcının yatırılmadığı ve davanın yenilenmediği, bu nedenle davanın açılmamış sayılması gereken konuma düştüğü anlaşıldığından, yasal düzenlemeler gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin yerinde olduğu kabul edilerek davacı tarafın istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; 6100 sayılı HMK’nın 150. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına ilişkin hükümlere rağmen, dosyanın 19.11.2024 tarihinde işlemden kaldırılmasını müteakip 18.12.2024 tarihinde kanuni süresi içinde harçsız olarak yenileme talebinde bulunduğunu ancak Mahkemece bu husus göz ardı edilerek eksik harcın süresinde tamamlanmadığı gerekçesiyle davayı yenileme talebinin reddine karar verildiğini, oysa Hukuk Genel Kurulunun 2009/21-15 sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere bir aylık süre içinde yapılan yenilemelerin harçtan muaf olduğunun kanun hükmüyle sabit bulunduğunu ayrıca Mahkeme kalemince taraf vekilinden herhangi bir harç talebinde bulunulmadığını, bu durumda Mahkemenin davayı doğrudan reddetmek yerine yenileme duruşmasında harç eksikliği için süre vermesi gerektiğini, aksi yönde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek Yargıtay içtihatları uyarınca Mahkemenin davayı açılmamış sayma yönündeki kararının adalet ve hukuka güven ilkesiyle bağdaşmadığını ileri sürmüş, bu nedenlerle temyiz talebinin kabulüyle ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve Yerel Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; taşınmazın dava tarihindeki değerine göre yatırılması gerekli peşin harcı tamamlamak üzere davacı tarafa 25.06.2024 tarihli oturumda süre verildiği, harç eksikliğinin giderilmemesi üzerine 19.11.2024 tarihli oturumda dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafça dosyanın ilk kez işlemden kaldırıldığı 19.11.2024 tarihinden itibaren üç aylık sürenin geçmiş olmasına karşın tamamlama harcının yatırılmadığı, davacı vekili tarafından işlemden kaldırma tarihinden başlayarak 1 aylık süre içerisinde tamamlama harcını yatırmadan davanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu ancak Mahkemece ara karar ile davanın unsurlarından olan tamamlama harcının yatırılmadığına değinilerek talebin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim