SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/4925

Karar No

2025/5845

Karar Tarihi

11 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/4925 E. , 2025/5845 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
EK KARAR TARİHİ : 17.03.2023
SAYISI : 2015/330 E., 2022/1435 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Rize ili, .... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro sırasında kendisine ait 1 09... parseldeki evinin giriş kısmının halen işlek yol olmasına rağmen davalı ...'na ait 1 09... parsele ilave edildiğini, aynı yerde 1 09... parselde köy adına verilen 6 metre genişliğindeki yolun 7 metre olarak gösterildiğini, fazla olarak alınan yerin 1 09... parsele ilave edilmesi gerektiğini, yine 1 09... parsel ile dere kenarındaki tahmini 4 metre genişliğinde ve 50 metre boyundaki yerin dere yatağı olarak gösterilmiş ise de babası ... adına tescil edilmesi gerektiğini, ayrıca 1 12... parseldeki taşınmazdan davalı ...'na ait 1 12... parsele dahil edilen kısmın 1 12... parsele eklenmesi gerektiğini ileri sürerek belirtilen şekilde tapu kayıtlarının iptali ile tescilini talep etmiştir. Yargılama sırasında yola ve dere yatağına ilişkin olarak Hazine ve Köy Tüzel Kişiliğine karşı açtığı davadan feragat etmiş, 1 09... parsel sayılı taşınmazın dava dilekçesinde sehven hatalı bildirildiğini ve davanın 1 13... parsele ilişkin olduğunu beyan etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde ve ön inceleme duruşmasında; davaya konu taşınmaz karşılıksız biçimde ana yol olarak verdikleri ve yola kavuşan uç kısım olup davacının evinin arka ve atıl WC kısmında bulunduğunu, kendisinin garajının önü olduğunu, davacının evlerinin inşasında bu topraktan geçişinin zaten bulunmadığını, kendi evinin önünde uygun yolunun bulunduğunu, iyi komşuluk ve insani düşüncelerle davacının dava konusu taşınmazdan geçişine izin verdiklerini, davacının farklı bir davada kaybedişinin intikamı olarak eldeki davayı açtığını, arazinin tam uç noktasına dikilen 50 cm boyunda iki erik fidanının davacı tarafından söküldüğünü, davacının yeni inşa ettiği merdivenle araziyi haksız olarak işgal ettiğini, 1 12... ve 4 parseller arasındaki sınıra yönelik ise daha önce kendisinin açtığı davanın bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 16.11.2012 tarihli ve 2012/2 42... /427 karar sayılı kararıyla; davacının Köy Tüzel Kişiliği ve Hazine aleyhine yönelttiği taleplerden feragat etmesi nedeniyle bu talepler açısından karar verilmesine yer olmadığına; davacının davalı ...’na ait 1 12... parsel sayılı taşınmaza ilişkin talebi hakkında kesinleşmiş bir ilam mevcut olduğundan davanın usulden reddine; davacının davalı ...'na ait 1 13... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan kısmın iptali ile yol olarak terkinine ilişkin talebi yönünden taşınmazın tüm köylünün kullanımındaki kadim yol olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 06.11.2014 tarihli ve 2014/121 55... /12463 Karar sayılı ilamı ile; köy yolundan yararlanmakta olan kişinin bu yerin özel mülkiyet kapsamına alınması nedeniyle kullanım hakkı kısıtlandığında açtığı tapu iptal davasında hukuki yararının bulunduğu, bir taşınmazın yol olarak gösterilmesine karar verilebilmesi için bu yerin kadimden beri yol olarak kullanılmasının zorunlu olmadığı, kadim yollarla birlikte sonradan yol olarak kamunun kullanımına ayrılan ya da terk edilen taşınmazların da Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi kapsamında yol olarak kabulünün gerektiği, somut olayda çekişmeli taşınmaz bölümünün 1985 yılından beri yol olarak kullanıldığı ve davalının bu taşınmaz bölümü üzerinde iktisabı sağlar zilyetliğinin bulunmadığının anlaşıldığı, o halde Mahkemece 1 13... parsel sayılı taşınmaz içerisinde yol olarak kullanılan bölümün belirlenerek bu bölüme ilişkinin tapu kaydının iptali ve tapudan terkini ile haritasında yol olarak gösterilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu; 1 12... parsel sayılı taşınmaza yönelik itirazlara gelince, davalı tarafından daha önce açılan davada verilen Fındıklı Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.06.20 10... /202 Esas, 2010/114 Karar sayılı ilamının kesin hüküm teşkil ettiği yönündeki kabulün dosya kapsamına uygun olmadığı, anılan davada davacı ...’nun 1 12... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile 1 12... parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek suretiyle tescilini istediği ve Mahkemece davanın kabul edilerek 1 12... parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 70,64 metrekare yüz ölçümündeki bölümünün tapu kaydının iptali ile 1 12... parsele eklenmesine karar verildiği, görülmekte olan davada ise davacı ...’un, çekişmeli 1 12... parselin içerisinde kalan ve kendi kullanımında olan taşınmaz bölümü hakkında tapu iptal ve tescil isteminde bulunduğu ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre davacının hak talep ettiği taşınmaz bölümünün çekişmeli taşınmazın (D) harfi ile gösterilen 52,16 metrekare yüz ölçümündeki bölümü olduğu, söz konusu bölümün Sulh Hukuk Mahkemesi kararına konu olan taşınmaz kesiminden farklı bulunduğu, bu durumda her iki davanın konusu farklı bulunduğundan, anılan hükmün temyize konu dava bakımından kesin hüküm sayılmayacağı, Mahkemece işin esasına girilip deliller toplandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu 1 13... parsel sayılı taşınmazda (E) harfi ile gösterilen bölümün 1985 yılından beri yol olarak kullanıldığı ve davalının bu taşınmaz bölümü üzerinde iktisabı sağlar zilyetliğinin bulunmadığı, 1 12... parsel sayılı taşınmazda (D) harfi ile gösterilen bölümün iptalinin ise davalı tarafça kabul edildiği, bozma ilamı öncesinde diğer talepler yönünden verilen karar verilmesine yer olmadığına dair kararın kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 13... parsel sayılı taşınmazın 19.08.2019 havale tarihli bilirkişi raporunda (E) harfi ile gösterilen 4, 23... ’lik kısmının tapu kaydının iptali ile yol olarak Hazine adına tesciline, 1 12... parsel sayılı taşınmazın aynı bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen 52, 16... ’lik kısmının tapu kaydının iptali ile 1 12... parsel sayılı taşınmaza ilave edilmek sureti ile davacı adına tesciline, davacının ... Köyü Tüzel Kişiliği ve Hazineye yönelik taleplerinden feragat etmesi nedeniyle bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, davacının talebi üzerine 17.03.2023 tarihli ek kararla HMK'nın 305/a maddesi uyarınca yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının davayı kanıtlayamadığını, bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini, Mahkemenin 17.03.2023 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğunu, ek karar yoluyla yargılama giderlerine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, yine davadan el çekilmiş olması nedeniyle 01.12.2023 tarihli tashih şerhinin de yok hükmünde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinden; temyize konu 1 13... parsel sayılı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 28.01.2008 tarihinde elbirliği halinde ... mirasçıları ... ve diğerleri adına tespit edildiği, ...'nun tespite itirazının Komisyon kararıyla reddedildiği, ... tarafından diğer ortaklar aleyhine açılan davada Fındıklı Kadastro Mahkemesinin 2008/145 Esas, 2008/53 Karar sayılı kararıyla davanın açılmamış sayılmasına ve taşınmazın tespit gibi tesciline dair verilen kararın 22.06.2009 tarihinde kesinleştiği, komşu 1 13... parsel sayılı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davacı murisi ... adına 28.01.2008 tarihinde tespit edildiği, tespitin 12.06.2008 tarihinde kesinleştiği, temyize konu 1 12... parsel sayılı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 22.02.2008 tarihinde ... adına tespit edildiği, ...'nun yüz ölçümüne ilişkin itirazı üzerine Fındıklı Kadastro Mahkemesinin 2008/123 Esas, 2008/61 Karar sayılı kararıyla taşınmazın tespit gibi tesciline dair verilen kararın 03.04.2009 tarihinde kesinleştiği, komşu 1 12... parsel sayılı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 15.01.2008 tarihinde davacı murisi ... adına tespit edildiği, ... itirazının Komisyon kararıyla reddedildiği ve kadastro tespitinin 12.06.2008 tarihinde kesinleştiği, davacıya ait 1 12... ve 1 13... parsellerin intikal, satış ve birleştirme nedenleriyle davacı ... ile kardeşleri ..., ...., ... ve ... adlarına kayıtlı olduğu, davanın 26.07.2010 tarihinde açıldığı, davacı dışındaki maliklerin davaya muvafakatinin bulunduğu, davacının Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği aleyhine açtığı davadan feragat ettiği, davalı ... tarafından 1 12... parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davada Fındıklı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/202 Esas, 2010/114 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen kararın 24.09.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş ilamın infazı nedeniyle eldeki davaya konu 1 12... parsel sayılı taşınmazın 1 12... parsel numarasını aldığı, anılan yargılamada düzenlenen 14.06.2010 tarihli teknik bilirkişi raporunda 1 12... parselde (A) harfiyle gösterilen 70, 64... 'lik kısmın ...'na, 1 12... parselde (D) harfiyle gösterilen 52, 16... 'lik kısmın ...'a ait olduğunun tespit edildiği, eldeki davada da bozma ilamından sonra yapılan keşifte davacı ve davalının 29.11.2011 havale tarihli bilirkişi raporunda (D) harfiyle gösterilen 52, 16... 'lik bölümün davacıya ait olduğu yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ...'nun aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi uyarınca yol, meydan, köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Bu nedenle 1 13... parsel sayılı taşınmazda yol olarak kullanıldığı tespit edilen (E) harfiyle gösterilen kısmı yönünden tapu kaydının terkinine ve taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesine karar verilmesi gerekirken Mahkemece tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline yönelik hüküm kurulması hatalıdır.

Yine Mahkemece, 1 12... parselde (D) harfiyle gösterilen kısmın tapu kaydının iptali ile 1 12... parsele eklenmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş ise de 1 12... parsel sayılı taşınmazda davacı dışında paydaşların bulunduğu, bu paydaşların Mahkemeye sundukları ıslak imzalı dilekçeleri ile taşınmazlarda kendilerinin de haklarının bulunduğunu ve isabetli olarak açılan davayı kabul ettiklerini beyan ettikleri dikkate alınarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1 12... parsel malikleri adına payları oranında tesciline karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.

Öte yandan, gerekçeli kararda davalılardan tahsiline karar verilen yargılama giderlerinin açıkça belirtilmemesi, 17.03.2023 tarihli ek kararla hükmün tamamlanması yoluyla yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrasının düzeltilmesi ve sonrasında düzenlenen 01.12.2023 tarihli tashih şerhi ile hangi tarafa yüklendiği belirtilmeyen ve 17.03.2023 tarihli ek kararla bağdaşmayan bir tutara ilişkin olarak yeniden karar verilmesi ve bu şekilde hükmün infazında tereddüt yaratılması da doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'nun temyiz itirazlarının değinilen yönlerden kabulü ile Mahkemenin 17.03.2023 tarihli ek kararının ve 01.12.2023 tarihli tashih şerhinin kaldırılmasına, temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalıya iadesine,

Dosyanın Pazar(Rize) 1. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere.11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim