Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/462
2025/5860
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/462 E. , 2025/5860 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1712 E., 2024/2837 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/406 E., 2023/62 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: dava konusu İstanbul ili ... ilçesi ... köyü . .. 7 pafta 94 92... parsel sayılı taşınmazların davacıların mirasbırakanı ... 'a ait iken, mirasbırakan tarafından 28.10.2002 tarihinde davalıların mirasbırakanı ...'ya davacıların miras haklarından yoksun kalmaları amacı ile devredildiğini, davaya konu olan taşınmazın ...'nın 16.08.2015 tarihinde vefat etmesi nedeniyle davalılar adına intikal ettiğini, kök murisin davaya konu olan taşınmazları ...'ya devretmesinden kısa bir süre sonra 28.05.2003 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçıları olarak ..., ..., ..., ... ve vefat eden kızı ... mirasçıları ..., ... 'ın dava dışı mirasçıları ...., ... tarafından davalıların murisi olan ...'ya İstanbul ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 7 pafta 94 92... parsellerde kayıtlı taşınmazların ... tarafından devredilmesi nedeni ile muris muvazaasına dayalı Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 2011/485 Esas sayılı dosyası ile hisseleri oranında tapu iptali ve tescil davası açıldığını, yargılama neticesinde ... 'ın mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yapıldığının tespit edildiğini ve taşınmazın davacıların hissesi oranında tapu iptaline ve davacılar adına tesciline karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde anılan gerekçelerin daha önce dava açamamış olan davacılar için de geçerli olduğunu ileri sürerek muvazaalı devir işlemi olan ...'ya daha sonra da ...'nın vefatı ile davalılara intikal etmiş ile İstanbul ili ... ilçesi ... köyü ... mevkii 7 pafta 94 92... parsellerde kayıtlı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve davacılar adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların kötüniyetli dava açtıklarını, dava dilekçesinde anılan Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasında davacı ...'ın belirtilen davada davalı olduğunu, davacı ...'ın taraf olarak hareket ettiği bir işlemin muvazaalı olduğundan bahisle hak talep ettiğini, bunun kötüniyetli olduğunu, Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1170 Esas sayılı dosyasına davalı olan ... vekilinin beyanlarına bakıldığında davanın öz ve üvey kardeşler arasında mevcut olan malvarlığı menfaati nedeniyle açıldığını, murisin vefatından sonra murisin taşınmazlarını taksim edip büyük menfaatler elde etmelerine rağmen dava açtıklarını, davanın üvey kardeşleri tarafından açıldığını, öz kardeşlerinin yani şu anki davacıların davaya iştirak etmediklerini, dava konusu taşınmazların muris ... 'ın talimatı ile ...'ya satıldığını, parasını murisin aldığını, şu anki davacıların Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/485 Esas sayılı dosyasında dava devam ederken ...'ya ibraname verdiklerini, ibranamede açıkça; Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/163 Esas nosu ile ikame edilmiş bulunan tapu iptali ve tescil davası leh ve aleyhte sonuçlansa dahi miras hisseleri itibariyle alıcı ve zilyet ...'dan hiçbir alacağı, hak ve hukukunun olmadığını ifade ettiklerini, ...'ın davadaki savunmaları ve ibranameler birlikte değerlendirildiğinde davacıların kötüniyetli olarak hareket ettikleri, davacıların dava dilekçelerinde ne ibranameden ne de diğer dosyadaki beyanlardan hiç bahsetmediklerini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; eldeki davanın davacıları olan mirasçıların Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/485 Esas sayılı dosyasının (eski 2006/163 Esas) devamında bu davanın da konusu olan ... Mahallesi 94 92... parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili muris ... mirasçıları olarak davalı-3. kişi olan ...'dan miras hissesi itibari ile haklarının bulunmadığını ikrar ve ibra ettiklerine ilişkin ibranamenin mirastan feragat sözleşmesi olmayıp miras hakkının temliki mahiyetinde olduğu, bu anlamda resmi şekilde yapılması gerekmeyip alelade şekilde de düzenlenebildiği ayrıca ibranamenin muris ... 'ın vefatından sonra verildiği ve açılmış olan miras üzerinde söz konusu olduğundan mirasbırakanın muvafakatına gerek olmadığı, bu nedenle geçerli olduğu kanaatine varılan ibraname uyarınca davacıların miras haklarını temlik ettiklerinin anlaşıldığı, eldeki dava ile temlik ettikleri miras hakkına ilişkin yeniden talepte bulunmalarının TMK'nın 2. maddesi uyarınca hakkın kötüye kullanılması anlamında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacıların muris muvazaasına dayalı olarak miras payı oranında tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu, davaya konu taşınmazların muris ... adına kayıtlı iken murise davacı oğlu ...'nin vekil olarak hareket etmesi ile satış suretiyle davalılar murisi ...'a temlik edildiği, davacılar dışındaki mirasçılar tarafından muris muvazaasına dayalı açılan davanın Mahkemesince kabulüne karar verildiği ve kesinleştiği ancak ilgilileri tarafından tapuda infaz işleminin yapılmadığı, öte yandan; davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunulan davacılara ait olduğu iddia edilen ibraname içeriğinde kesinleşen mahkeme kararı sebebiyle hak ve alacaklarının olmadığının belirtildiği, keza davacılar tarafından ibranamelerde yer alan imzaların kendilerine ait olmadığının iddia edilmediği anlaşılmakla, muris muvazaasında mal kaçırma saikinin bölünemeyeceği kuşkusuz olmakla birlikte davacılar tarafından miras alacağına dayalı hakları bakımından davalılar murisi lehine kazandırmada bulunulduğu, söz konusu işlemin miras payının devri niteliğinde olmadığı, bu sebeple şekle tabi olmadığı, mirastan doğan alacak hakkının devri niteliğinde olan işlem bakımından davacıların imza inkarında bulunmadığından söz konusu ibranamenin geçerli olduğu, keza davacı ...'nin de vekil olarak taşınmazın devrinin muvazaalı olarak devredildiğinin kesinleşen mahkeme ilamı ile sabit olmasına göre adı geçen davacının kendi muvazaasına da dayanamayacağı belirtilerek davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalılar tarafından dosyaya ibraz edilen "İbraname Belgesi" adı altında düzenlenmiş belgelerin resmi şekilde düzenlenmediğini, adi yazılı şekilde düzenlendiğini, dolayısıyla TMK'nın 677. maddesi gereğince 3. kişiler lehine düzenlenen bu belgelerin geçerli olmasının resmi şekilde noterde düzenlenmesine bağlı olduğunu ancak bu belgenin resmi şekilde yapılmadığından geçersiz ve yok hükmünde olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 94 92... parsellerin evveliyatının 523 parsel olduğu, muris adına hükmen tescil ile tapuda kayıtlı iken muris adına davacı ...'nin vekil olarak hareket ederek 28.10.2002 tarihinde davalılar murisi ...'ya satış suretiyle temlik edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.