Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4533
2025/6139
23 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/4533 E. , 2025/6139 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1584 E., 2025/637 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/53 E., 2023/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı vekili Avukat.... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat .... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Diyarbakır ili, ... ilçesi, 13 26... parsel sayılı taşınmazın tapuda adına kayıtlı iken sahte nüfus cüzdanı ve sahte nüfus cüzdanına dayalı düzenlenen ... Noterliğinin 08.05.2008 tarih ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile .... tarafından 13.05.2008 tarihinde davalı ...'a satıldığını, tapudaki satış işleminin sahte vekaletnameye dayalı olması sebebi ile mutlak butlanla batıl olup buna dayalı tescil işleminin de yolsuz olduğunu ileri sürerek yolsuz tescile dayalı tapu kaydının iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; süresinde davaya cevap vermemiş, 29.01.2009 tarihli dilekçesi ile dava konusu taşınmazı ortağı ile birlikte 410.000,00 TL bedel karşılığında satın aldıklarını, satış bedelinin bir kısmını peşin ödediklerini, bir kısmı için ise sıralı çek verdiklerini, işlem yapılırken Tapu Müdürlüğünce noterden teyit alındığını, taşınmazı satın aldıktan hemen sonra davacının şikayette bulunduğunu, şikayet üzerine çeklerle ilgili Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/516 Esas sayılı dosyası ile menfi tespit ve istirdat davası açtıklarını, davacının kimliğini kaybetmediğini, kimliğin 18.12.2007 tarihinde satıştan 6 ay önce düzenlendiğini, davacının vekaletnameyi düzenleyenlerle iş birliği içerisinde olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2021 tarihli ve 2008/315 Esas, 2021/188 Karar sayılı kararı ile; davacı tarafından yapılan şikayet sonucu Sarayköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaptırılan kriminal incelemesine göre satışa konu vekaletnamedeki imzanın davacı ...'a ait olmadığı, .... isimli şahsa ait olduğunun belirlendiği, Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/82 Esas, 2017/491 Karar sayılı ilamında davacı ve davalının da taraf olduğu, kamu kurumu vasıta kılınarak dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından açılan davanın yapılan yargılaması sonucunda davacının resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği sabit olmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, dolayısıyla davacının diğer sanıklarla birlikte hareket etmediği sabit olduğundan ilgili ceza dosyası içerisindeki tüm ifadeler değerlendirildiğinde davalı ...'ın taşınmazı almak maksadıyla dava dışı diğer sanıklarla anlaşarak parayı ödediği ancak satışa konu vekaletnamenin sahte olduğunun sabit olması ve davacı ...'un sanıklarla iş birliği içerisinde hareket etmediğinin anlaşılması karşısında sahte vekaletnameye dayalı satış işleminin TMK'nın ilgili hükümleri uyarınca yolsuz tescil olarak nitelendirildiği, davalı ...'ın ise taşınmazı uhdesine geçiren ilk el olarak kabulü durumunda TMK'nın 2. maddesi uyarınca iyi niyet araştırılması yapılamayacağından sahte vekaletnameye dayalı davaya konu satışın ve dolayısıyla davalı ... adına olan tapu kaydının iptaline, davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, söz konusu kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2022 tarihli ve 2021/571 Esas, 2022/54 Karar sayılı kararı ile; " .... harcın tamamlanmasının dava şartlarından olduğu ve Mahkemece yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği değerlendirilerek uzman bilirkişiler aracılığıyla mahallinde keşif yapılarak çekişmeye konu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin saptanması, belirlenen dava değeri üzerinden harcın ikmal edilerek yargılamaya devamla karar verilmesi gerekmektedir" gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; tescilin yolsuz olduğu ve davalının üçüncü kişi konumunda olmaması karşısında iyiniyet iddiasının dahi dinlenemeyeceği, sahtecilik nedeniyle oluşan yolsuz tescilin iptali gerektiği anlaşılmakla güncel parselleri üzerinden dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ve davacı adına tesciline dair davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık olmadığından istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla ilgili yapılan inceleme sonucunda davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesi ile; cevap dilekçesi ve aşamadaki savunmalarını yineleyip davacı ve vekil edilen ile aracı kişilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek davaya konu taşınmazın devrinin yapıldığını, ceza dosyasındaki delil durumu gözetildiğinde davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, gerçek değeri üzerinden taşınmazın devralındığını, ceza yargılamasındaki tüm ifadeler ile sanıklardan ...’in ifadesinde para karşılığında vekaletname çıkardığını, ücretin ödenmemesi üzerine davacı ve diğer kişilerle görüştüğünü beyan ettiğini, davacının çelişkili beyanlarının iddialarını doğruladığını, ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesini bağlamadığını, tarafların iştiraki ile dolandırıldığını, mağdur edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, sahtecilik hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delilerden; dava konusu kök 13 26... parsel sayılı 2.006, 00... yüz ölçümlü arsa vasıflı taşınmaz tam payla davacı adına kayıtlı iken (imar ve ifraz sonrası 28 72... parsel, 28 74... ve 4 parsel olduğu) Sarayköy Noterliğinin 08.05.2008 tarih ve 1825 yevmiyeli vekaletnamesi ile vekil ...tarafından 13.05.2008 tarih ve 434 yevmiyeli işlemle 76.000,00 TL bedelle satış yolu ile davalı ...'a devredildiği, yürütülen soruşturma kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarının 04.08.2010 tarih ve ... numaralı uzmanlık raporunda vekaletnamedeki imzanın davacının eli ürünü olmayıp ....e ait olduğunun tespit edildiği, yargılama sonucunda Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.12.2017 tarih, 2016/82 Esas ve 2017/491 Karar sayılı kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm kısmında "28 72... parsel" olarak yazılan taşınmazın ada numarasının "2874" olduğu gözetilerek davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 138.742,74 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.