Yargıtay yargitay 2025/4396 E. 2025/5515 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4396
2025/5515
1 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/4396 E. , 2025/5515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/982 E., 2025/927 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akkuş Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/165 E., 2025/57 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Ordu ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1 03... parsel sayılı taşınmazın, kadastro çalışmalarında 14.11.2009 tarihinde davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, taşınmazı yıllardır ekip biçen, her türlü tasarrufunu yapan şahıstan 2007-2008 yıllarında bedeli mukabilinde haricen satın aldığını ve satın aldığı tarihten itibaren taşınmazı fiilen ve aralıksız kendisinin kullanmaya başladığını, taşınmazın Hazine adına tescili için gerekli şartların oluşmadığını, Almanya’da yaşadığı için tespit tarihinde köyde olmadığından kadastro çalışmalarından haberdar olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, süresinde davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın 14.11.2009 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosu ile davalı Hazine adına tescil edildiği, davanın 09.08.2024 tarihinde açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 hükmü gereğince kadastro tutanağında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere karşı tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının çekişmeli taşınmazın kendine ait olduğunu savunarak mülkiyet iddiasıyla Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açtığı, davacının Türk vatandaşı olduğu, 10 yıllık süreç içinde yurt dışında bulunmanın başlı başına hak düşürücü sürenin uygulanmaması için bir neden olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Almanya’da yaşadığı için kadastro çalışmalarından haberdar olmadığını, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, dava konusu taşınmazın Hazine adına tescili yapılacak taşınmazlardan olmadığını, Anayasa Mahkemesinin emsal davasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmasının hak ihlali olduğuna hükmettiğini, işin esasına girilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriğinden; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1 03... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmalarında 12.02.2008 tarihinde Hazine adına tespit edildiği, tespitin 14.11.2009 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 09.08.2024 tarihinde açıldığı görülmüştür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığını,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.