Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4364
2025/6054
18 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/4364 E. , 2025/6054 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/473 E., 2025/855 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çat Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/55 E., 2025/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Erzurum ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki dava konusu 1 34... ve 340 parsel sayılı taşınmazların çayır vasfıyla dedelerinden kendilerine kaldığını, eski tapusu olduğunu, babası tarafından 1956 yılında da mahkemeye verildiğini, taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiş; 25.07.2024 tarihli keşif, 26.02.20 25... .12.2024 tarihli celselerdeki beyanları ile 17.02.20 25... .02.2025 tarihli dilekçelerinde, dava konusu taşınmazların dedelerinden kaldığını, diğer mirasçılar başka yerlerde oturdukları için kendisinin kullandığını, diğer mirasçılar ile aralarında taksim olmadığını, taşınmazların kendi adına tescilini istediğini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların mera ve orman parselleriyle çevrili olması nedeniyle Kadastro Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla hükmen mera olarak sınırlandırıldığını, kesin hüküm varlığı nedeniyle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıya talep sonucunun açıklattırıldığı, dava dilekçesi ve 25.12.2024 tarihli celsede taşınmazların dedelerinden kaldığını, diğer mirasçılarla aralarında taksim olmadığını söylediği, taşınmazların Kadastro Mahkemesinin 2015/62 Esas, 2018/33 Karar sayılı kararıyla hükmen mera olarak sınırlandırıldığı, kararın derecattan geçerek 05.04.2022 tarihinde kesinleştiği, mera komisyon kararı bulunmadığı, komşu orman ve mera parsellerinden ayrıcı unsur bulunmadığı ve üzerinde mera bitkilerinin bulunduğunun bildirildiği gerekçesiyle yasal hasım ya da malik olmayan Tapu Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, taşınmazın dedelerinden kaldığını, ancak diğer mirasçılarla aralarında taksim olmadığını belirttiği halde adına tescil isteyen davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalılar Hazine, Büyükşehir ve ilçe belediyeleri yönünden davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının yargılama sırasındaki beyan ve dilekçelerine istinaden aktif dava ehliyeti bulunmadığı, ayrıca Kadastro Mahkemesi kararının da kesin hüküm teşkil ettiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; sadece bir mirasçı tarafından dava açılması yüzünden aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddinin hatalı olduğunu, davacının diğer mirasçılar adına da taşınmazları kullandığını, gerekirse diğer mirasçıların davaya dahil edilmesi için tarafına süre verilmesi gerektiğini, keşif yapılarak dava konusu kısımların belirlenmesi gerektiğini, dava konusu yerin yaklaşık 20 kil yani 330 hektar olduğunu, eski tapu kayıtlarının uygulanmadığını, 1957 yılında Mahkemece taşınmazın babası Kemal'in olduğuna karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi irsen intikâl nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davacının 25.07.2024 tarihli keşif, 26.02.20 25... .12.2024 tarihli celselerdeki beyanları ile 17.02.20 25... .02.2025 tarihli dilekçelerinde dava konusu taşınmazların dedelerinden kaldığına ancak diğer mirasçılar ile aralarında taksim yapmadıklarını bildirdiği hâlde yalnızca kendi adına tapu iptali ve tescil talep etmesine göre usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.