Yargıtay yargitay 2025/4341 E. 2025/5607 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4341
2025/5607
3 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/4341 E. , 2025/5607 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/508 E., 2025/857 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/95 E., 2025/37 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Ağrı ili, ... ilçesi, ... köyü 1 13... parsel sayılı taşınmazın 07.03.1959 tarihinde ölen muris ... 'a ait olduğunu, murisin vefatından sonra kadastro çalışması yapıldığını ve taşınmazın murisin eşi ... adına tespit ve tescil edildiğini, bu kişinin vefatı ile de ... ve ... adına kayden intikal ettirildiğini, bilahare ...'ın, payını ...'a devrettiğini, mirasçılardan ... ve ...'ın hisselerine yönelik açtıkları dava sonucunda paylarını aldıklarını, dolayısı ile taşınmazın murise ait olduğunun sübut bulduğunu ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili; 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, kesin hüküm itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak Eleşkirt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/233 Esas, 2017/117 Karar sayılı ilamı üzerinden yargılama yapıldığını ve kararın Yargıtay onamasından geçerek kesinleştiğini, dava dilekçesindeki iddiaların somut dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içerisinde yer alan kadastro tutanaklarının 1999 yılında kesinleştiği, davanın 2023 yılında açıldığı, davanın kadastro öncesi sebebe dayandığı, murisin kadastro tespitinden önce vefat ettiği, davacı tarafından açılan davanın on yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin 03.12.1999 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 11.05.2023 tarihinde açıldığı, buna göre çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, İlk Derece Mahkemesince, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun’un) 353/(1)-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; dava dilekçesinde ve aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını yineleyip zamanaşımından dolayı davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3402 sayılı Kadastro Kanunu′nun 12/3. maddesinde; kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı belirtilmiştir.
Kadastro sonucu; Ağrı ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 13... parsel sayılı 33.392, 50... yüz ölçümündeki taşınmazın satın alma ve kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeni ile "tarla" vasfıyla 16.07.1999 tarihinde ... adına tespit edildiği, tespitin 04.12.1999 tarihinde kesinleştiği, 25.06.2018 tarihinde "kişi kimlik bilgilerinin düzeltilmesi" ile malik hanesinin ... olarak düzeltildiği ve taşınmazın aynı tarihte intikal sureti ile ... ve ... adına kayden intikal ettirildiği, bilahare 24.07.2019 tarihinde pay devri sureti ile ... adına tescil edildiği, davanın ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 10.05.2023 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.