Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4295
2025/6014
17 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/4295 E. , 2025/6014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/395 E., 2025/700 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zara Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/101 E., 2023/43 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında davacının şehir dışında olmasından dolayı Hazine adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmaz içerisinde kalan ve keşifte gösterecekleri kısmın davacıya ait olduğunu; aynı çalışma alanında bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın da hatalı olarak davalılar adına tespit edildiğini, her iki taşınmazı da davacının babası olan ...’ün 1950 yılında satın aldığını, bu tarihten sonra da davacı ve babasının taşınmazları birlikte kullandıklarını, murisin ölümü ile taşınmazların davacıya kaldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; 25.07.2022 tarihli keşifte davacı, 1 09... parselin ölçümü yapılan kısmını talep ettiğini, kalan kısım yönünden davadan feragat ettiğini belirtmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde; 1 09... parsel sayılı ham toprak vasıflı taşınmazın davacıya ait olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığını, zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın 100 yıldır davalı tarafın kullanımında olduğunu, taşınmazın üzerinde çok sayıda davalılara ait yapı bulunduğunu, davalıların bu taşınmaz üzerindeki yapılarda doğduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; zilyetliğin ne zaman başladığı, ne şekilde devam ettiği, kimden kime geçtiği ve miras taksiminin gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmazın imar-ihyaya muhtaç yerlerden olduğu, taşınmazda herhangi bir imar-ihya faaliyetinin bulunmadığı, anılan taşınmaza yönelik olarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; dava konusu 1 09... parsel yönünden ise krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın davacı tarafından sunulan 1950 yılında düzenlenen harici senede uyduğu, bir kısım mahalli bilirkişinin taşınmazın davacı tarafa ait olduğunu beyan ettikleri, tanık beyanlarına göre taraflar arasında dava konusu alanla ilgili gübre dökme nedeniyle ihtilaf yaşandığı, davacının babası tarafından gübrenin alandan kaldırıldığı, zilyetliğin uzun zamandan beri davacının babası ve sonrasında da davacıda olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi hükmü gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ
A. BOZMA
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 09.12.20 24... /4934 Esas, 2024/6712 Karar sayılı kararıyla "... dava konusu 1 09... parsel sayılı taşınmaz yönünden düzenlenen bilirkişi raporları, keşif sırasında çekilen fotoğraflar ile dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde taşınmazın davacı tarafça kullanılmadığı, bir dönem gübre dökülmesi nedeniyle taraflar arasında tartışma yaşandığı, taşınmazın 1950’li yıllarda davacının murisi tarafından kısa bir süre kullanıldığı kabul edilse dahi kadastro tespit tarihinden önceki 20 yıllık sürede davacı tarafından taşınmazın nizasız-fasılasız malik sıfatıyla ve ekonomik amaca uygun olarak kullanıldığına dair dosyaya yansıyan bir olgu ya da beyan bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle hükmün bozulmasını karar verilmiştir.
B. BOZMAYA UYULARAK VERİLEN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; zilyetlikle kazanım şartlarının davacı lehine oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; satış senedi dava konusu taşınmaza uyduğundan satın almaya dayalı iddialarının ispatlandığını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarıyla taşınmazın öncesinde babası tarafından, sonrasında davacı tarafından kullandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Sivas ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında 1 09... parsel sayılı taşınmazın senetsizden, kimsenin kullanımında olmayan ve ekonomik yarar sağlamaya müsait, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğundan bahisle "Ham Toprak" vasfıyla davalı Hazine adına; aynı yerde bulunan 1 09... parsel sayılı taşınmazın da senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle ve arsa vasfıyla ölü ... adına tespit edildiği, her iki tespitin de 25.06.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.