Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/4236
2025/5832
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/4236 E. , 2025/5832 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1420 E., 2025/878 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/40 E., 2024/82 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 83... parsel, 2 49... parsel, 2 50... parsel, 2 56... parsel, 2 56... parsel, 2 57... parsel, 2 57... parsel, 2 58... parsel, 2 58... parsel, 2 61... parsel, 3 39... parsel, 3 39... parsel ve 3 59... parsel sayılı taşınmazların tapulama esnasında ...'nin mirasçı gibi gösterildiğini ileri sürerek hissedar olmayan ...'den davalılara intikal eden ve halen ... adına görünen hisselerin iptali ile davacılar adına yasal payları oranında tescil edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; kadastro tespiti kesinleşerek ...'nin taşınmaza paylı malik olduğunu yolsuz tescil bulunmadığını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi gereğince 10 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu öne sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitinin kesinleştiği 1952 yılından dava dilekçesinin verildiği 20.03.2023 tarihine kadar 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık süre ve aynı Kanun'un geçici 4. maddesinin 3. fıkrasında düzenlenen bir yıllık ek süre geçmiş olduğundan davacıların kadastro tespitinden önceki zilyetliğe dayalı davasının hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mirasçı olmadığı halde tapuda ...'nin mirasçı olarak geçtiğini ve tescile ilişkin işlem yolsuz tescil olup ketmi verese olduğunu, hak düşürücü sürenin huzurdaki dava da işlemediğini Polatlı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/420- 2018/512 Esas-Karar sayılı ilamıyla kök murisin mirasçıları tespit edilmiş olup ...'nin mirasçılar içinde bulunmadığını öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi ketmi vereseye dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Ankara ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 83... parsel, 2 49... parsel, 2 50... parsel, 2 56... parsel, 2 56... parsel, 2 57... parsel, 2 57... parsel, 2 58... parsel, 2 58... parsel, 2 61... parsel, 3 39... parsel, 3 39... parsel ve 3 59... parsel sayılı taşınmazlar irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle İsmail kızı ..., ..., , ... ile ... çocukları ..., ... ve ... adına tespit edilip, tespitler 03.03.1951 tarihinde kesinleşerek tapuya tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin kesinleştiği 03.03.1951 tarihi ile eldeki davanın açıldığı 20.03.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.