SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/4023

Karar No

2025/6026

Karar Tarihi

17 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/4023 E. , 2025/6026 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/848 E., 2025/190 K.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1 17... ve 1 18... parsel sayılı taşınmazların müvekkilinin babası ...’dan geldiğini ancak kadastro çalışmaları sırasında taşınmazların hatalı olarak kardeşi ... adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların öncesinde müvekkilinin babası, daha sonra abisi ... tarafından kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının müvekkilinin miras payı oranında iptali ile müvekili adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 22.02.2013 tarihli dilekçeyle, dava konusu taşınmazların tapu kaydının yarı payı oranında iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini, davayı bu şekilde ıslah ettiklerini belirtmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ...’ün kardeşi olduğunu, dava konusu taşınmazların babalarından geldiğini ancak 30 yıl önce aralarında yaptıkları taksim sonucunda taşınmazların kendisine kaldığını, hatta tespit sırasında davacının da taşınmaz başında hazır bulunduğunu, tespite de itiraz etmediğini, abileri ...’nın dinlenmesi durumunda gerçeğin ortaya çıkacağını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA SÜRECİ
Ergani Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.05.2013 tarihli ve 2010/716 Esas, 2013/317 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların, tarafların müşterek murisi olan babaları ...’den geldiği hususunda bir ihtilaf bulunmadığı, yargılama sırasında 10.03.2011 günlü celsede dinlenen tarafların abisi ...’nın dava konusu taşınmazların babaları ...’dan geldiğini, babalarının ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı ..., davalı ... ve kendisinin kaldığını, kardeşler arasında yapılan taksim sonucunda bu taşınmazların taraflara kaldığını, kendisine başka yerden taşınmaz verildiğini beyan ettiği, mahallinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanığının beyanları, tarafların abisi ...’nın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların yarı payının davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 1 17... ve 1 18... parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile eşit paylarla davacı ... ile davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı ... tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.11.2013 tarihli ve 2013/10285 Esas, 2013/10750 Karar sayılı ilamıyla; “Mahkemece, dava konusu taşınmazların tarafların ortak miras bırakanı ...'ten kaldığı, taksim sonucunda davacı ... ile davalı ...'ye düştüğü kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, eldeki dava, davacı ... tarafından miras payına yönelik olarak açıldığı halde Mahkemece talep aşılmak suretiyle dava konusu taşınmazların yarı yarıya davacı ve davalı adına tesciline karar verilmesinin doğru olmadığı, mirasçı ...'nın beyanından taşınmazların davacı ve davalıya kaldığı anlaşılmakta ise de keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklardan taksimin hangi tarihte yapıldığı, taksimden itibaren dava konusu taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının sorulmadığı, taksim tarihinden sonra davacı yararına 3402 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde düzenlenen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının araştırılmadığı, hal böyle olunca, mahallinde, yerel bilirkişi ve taraf tanıkları hazır olduğu halde yeniden keşif yapılarak taksimin hangi tarihte yapıldığı, taksimden itibaren dava konusu taşınmazların kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanıldığının ayrıntılı şekilde sorularak saptanması, taksim tarihinden tespit tarihine kadar davacı ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde davanın reddine, aksi halde davacının davasının talebi ile sınırlı olarak kabulüne karar verilmesi” gereğine değinilmek suretiyle bozulmuştur.

Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, 20.02.2020 tarihli ve 2014/574 Esas, 2020/138 Karar sayılı kararla; mahallinde keşif yapılmadan önce ... mirasçıları arasında yapıldığı iddia olunan taksimin tarihini, taksimin ne şekilde yapıldığını bilebilecek yerel bilirkişi bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapıldığı ancak bu hususları bilebilecek yaşta yerel bilirkişi bulunamadığı, dosyanın sürüncemede kalmaması için yaşı yeterli olmasa da bulunabilen yerel bilirkişilerin katılımıyla keşif yapıldığı, keşifte dinlenen yerel bilirkişiler tarafından dava konusu taşınmazların davalı tarafından kullanıldığının bildirildiği, bozma ilamında da dava konusu taşınmazlarda davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun anlaşılması halinde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine değinildiği ve taşınmazlarda davacının kullanımının olmadığı gözetildiğinde davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur. Dairenin 16.06.2020 tarih ve 2021/4561 Esas, 2022/4922 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların öncesinde müşterek muris ...’e ait olduğu hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, ihtilafın, dava konusu taşınmazların murisin ölümünden sonra mirasçılar arasında yöntemine uygun şekilde taksim edilip edilmediği, taksim edilmiş ise kime isabet ettiği noktasında toplandığı, davalı ... tarafından taksim iddiasının ispat edilemediği, davalı ...’nin dava konusu taşınmazlardaki kullanımının ... terekesi adına olduğunun kabulünün zorunlu olduğu, hal böyle olunca; Mahkemece, davacının davasının miras payı oranında kabulüne karar verilmesi gerektiği açıklanmış, öte yandan, yargılama sırasında dava konusu taşınmazların bir bölümünden içme suyu hattının geçtiği, 1 17... parsel sayılı taşınmazın ikiye ifraz olunarak 1 17... ve 48 parsel; 1 18... parsel sayılı taşınmazın ise yine ikiye ifraz olunarak 1 18... ve 13 parsel sayılı taşınmazların oluştuğu, 1 17... ve 1 18... parsel sayılı taşınmazların “içme suyu hattı vasfıyla” 09.12.2014 tarihinde DSİ Genel Müdürlüğü adına tescil edildiği, Mahkemece, 1 17... ve 1 18... parsel sayılı taşınmazlar yönüyle kamulaştırma yapılıp yapılmadığı da araştırılarak yapılmış ise buna ilişkin evrak ve haritaların ilgili kurumdan getirtilerek dosya arasına alınması, taşınmazların kamulaştırıldığının anlaşılması halinde ise davacının bu taşınmazlardaki mülkiyetinin miras payı oranında tespitine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmesi gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; davalı ... tarafından taksim iddiasının ispat edilemediği, davacı vekili tarafından her ne kadar ıslah harcı ikame edilmiş ise de bozma öncesince beyan edilen harcı bozma sonrası yatırılan ıslaha itibar edilmediği, DSİ'nin 01.02.2023 tarihli yazı cevabına göre içme suyu projesi kapsamında ... Mahallesi 1 17... parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluşan 1 17... parsel, 1 18... parsel sayılı taşınmazın ifrazı ile oluşan 1 18... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma nedeni ile DSİ adına tescil edildiği, kamulaştırma evraklarına ilişkin belgelerin 14.02.2025 tarihli yazı cevabı ekinde mevcut olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü, 1 17... parsel ve 1 18... parsel sayılı taşınmazlarda davalı ... kızı ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptaline, tamamı 3 pay kabul edilerek 1 payın ...'ün mirasçıları adına ... Noterliğinin 06.05.20 22... yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde yer alan payları oranında tesciline, kalan payın davalı ... adına bırakılmasına, 1 17... ve 1 18... parsel sayılı taşınmazlarda kamulaştırma öncesinde taşınmazın tamamı üzerinden 1/3 hisselik kısımda ... mirasçılarının ... Noterliğinin 06.05.20 22... yevmiye numaralı mirasçılık belgesinde yer alan payları oranında malik olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların davalının 40 yılı aşkın süredir malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunu, davacının taşınmazlarda zilyetliği bulunmadığını, davacının bu kadar süre sessiz kaldıktan sonra iddialarını ileri sürmesinin dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, verilen kararın hukuka, hakkaniyete ve kazanılmış haklara aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Kadastro sonucunda Diyarbakır ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 17... parsel sayılı 4.964,74 metrekare ve 1 18... parsel sayılı 7.987,16 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... kızı ... adına ayrı ayrı tespit ve tescil edilmiştir. 1 17... parsel sayılı taşınmaz ifraz edilmiş; ... adına kayıtlı 1 17... parsel ve kamulaştırma nedeni ile DSİ adına kayıtlanan 1 17... parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur. 1 18... parsel sayılı taşınmaz ifraz edilmiş; ... adına kayıtlı 1 18... parsel ve kamulaştırma nedeni ile DSİ adına kayıtlanan 1 18... parsel sayılı taşınmazlar oluşmuştur.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı bakiye 1.946,43 TL onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim