Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/3976
2025/6024
17 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/3976 E. , 2025/6024 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/47 E., 2024/256 K.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açtığı davada Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen 1 21... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile bu taşınmazın solunda bulunan ve dere yatağı olması nedeniyle tescil harici bırakılan taşınmazların ... mirasçıları olan davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.06.2013 tarihli ve 2012/517 Esas, 2013/284 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne- kısmen reddine, Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü, .... mevkiinde bulunan 1 21... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının fen bilirkişilerinin 07.05.2013 havale tarihli raporlarına ekli krokide (J) harfi ile gösterilen 237,12 metrekare ve (N) harfi ile gösterilen 102,66 metrekarelik kısmının iptali ile ... mirasçıları davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 04.02.2014 tarihli ve 2014/64 Esas, 2014/720 Karar sayılı kararıyla; tescil harici yerler hakkında kadastrodan önceki nedene dayalı olarak dava açmayı süre yönünden kısıtlayan bir düzenleme bulunmadığı gibi 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde öngörülen sürenin kadastro tutanağı düzenlenip kesinleşen taşınmazlara ilişkin olduğu, kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında Türk Medeni Kanunu’nun 713/3. maddesi uyarınca Hazine ve ilgili kamu tüzel kişileri yasal hasım olduğu, bu bakımdan dava konusu yerin ... köyü sınırlarında bulunması nedeniyle Hazine yanında ... Köyü Tüzel Kişiliğine de husumet yöneltilmesi gerektiği, Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olmakla birlikte Hazinenin temyizine konu olan bölümlerle dava konusu edilen bölümlerin niteliği yönünden, bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini ve üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi olan hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, dere yatağı olarak tescil harici bırakılan yerin imar-ihya edilmiş olup-olmadığı hususu üzerinde durulmadığı ve tescile karar verilen bölüm yönünden zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünün belirlenmediği, fen bilirkişi raporunda (O) harfi ile gösterilen bölüm yolda, (P) harfi ile gösterilen bölüm 1 39... parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığından bu bölüm hakkında açılmış bir dava olmadığından Mahkemece bu bölümler hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin de isabetsiz olduğu; hal böyle olunca, doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle davada taraf teşkili sağlanması; Mahkemece, sağlıklı bir yargıya ulaşmak için tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait stereoskopik hava fotoğrafları Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosya arasına konulması ve bundan sonra yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile jeodezi veya fotogrametri mühendisi bilirkişi ile birlikte keşif yapılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın kim tarafından ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiğinin sorulup saptanması; jeodezi veya fotogrametri mühendisine belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişme konusu taşınmazın konumunun hava fotoğraflarında gösterilmesi, dava konusu taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin, ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılması, zilyetlik tanıkları ve mahalli bilirkişilere taşınmazın niteliği ve öncesinin hangi nitelikte olduğu ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe ilişkin bilgileri sorulması, alınan beyanların bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporuyla denetlenmesi, taşınmazın tüm yönlerinden çektirilecek fotoğraflar üzerinde davaya konu bölümün işaretlettirilmesi, daha sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek taşınmaz bölümü üzerinde davacı yararına edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.10.2021 tarihli ve 2014/297 Esas, 2021/419 Karar sayılı kararı ile; dava konusu tescil harici yerde kalan, fen bilirkişi raporunda (B), (D), (G) harfleri ile gösterilen yerlere ilişkin tescil harici bırakılma tarihi olan 2006 yılından itibaren geriye doğru 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı süresi gözetildiğinde Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde belirtilen şartların somut olayda tamamlandığı, davacıların zilyetlik koşullarının meydana geldiğini gösterdiği ve iddiaların sübut bulduğu, dava konusu (C) ve (E) harfleri ile gösterilen tescil harici yerlerin taksim sonucu mirasbırakan ...'ın diğer kardeşlerine bırakıldığı ve davacıların bir hakkının bulunmadığı, (I), (J), (N) harfleri ile gösterilen yerlerin ise İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin 1978/213 Esas, 1981/61 Karar sayılı kararı ile oluşturulan 29.11.1982 tarih, 102 cilt, 95 sayfa numaralı ve 4 sıra nolu tapu kaydı içinde kaldığı ve Mahkeme kararında hükme alındığı şekilde ... köyüne ait yer olduğu gerekçesiyle davanın 15.06.2017 tarihli fen bilirkişi raporunda ve ekinde mevcut krokisinde (B), (D) ve (G) harfleri ile gösterilen kısımlara ilişkin davanın kabulüne, (C), (E), (I), (J), (N) harfleri ile gösterilen kısımlara ilişkin davanın reddine, (A), (F), (H), (K), (L), (M), (O), (P) harfleri ile gösterilen yerlere ilişkin ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 22.11.2023 tarih ve 2022/4150 Esas, 2023/6633 Karar sayılı kararıyla davacılar vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise fen bilirkişi raporundan (B), (D), (G) harfi ile gösterilen yerlere ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş ise de dosya kapsamında aldırılan 02.04.2018 tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1974, 19 84... yılında çekilmiş hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda fen bilirkişi raporunda ''(B), (C), (D), (E), (G), (I), (J), (L), (M), (N)'' olarak gösterilen yerlerin boş, doğal, diğer bir ifadeyle tarımsal faaliyet yapılmamış yerler olduğunun belirtilmiş olduğu, bu itibarla fen bilirkişi raporunda (B), (D), (G) harfi ile gösterilen kısımlara ilişkin olarak da davanın reddine karar verilmesi gerekirken Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesinde belirtilen şartların tamamlandığı şeklindeki yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu üzere karar verilmesinin doğru olmadığı açıklanarak karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; fen bilirkişi raporundan (B), (D), (G) harfi ile gösterilen yerlere ilişkin dosya kapsamında aldırılan 02.04.2018 tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın 1974, 19 84... yılında çekilmiş hava fotoğraflarının incelenmesi sonucunda ''(B), (C), (D), (E), (G), (I), ( J), (L), (M), (N)'' olarak gösterilen yerlerin boş, doğal diğer bir ifadeyle tarımsal faaliyet yapılmamış yerler olduğunun belirtilmiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, çekişmeli taşınmaz bölümlerinin ...’a ait olduğunun ispat edildiğini, davacıların arazideki ceviz ağaçlarının ürünlerini her yıl toplamak suretiyle zilyetliklerini devam ettirdiklerini, Yerel Mahkemenin somut olmayan gerekçe ile davayı reddettiğini, arazi önceki haliyle tarla ve çayır olarak kullanılmaktayken artık tarla olarak ve çayır olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, bu alandaki otlara ihtiyaç kalmadığını ancak arazi üzerinde onlarca ceviz ağacı olduğunu, bu ceviz ağaçlarının her yıl davacılar tarafından bizzat veya yetki verdikleri kişiler tarafından hasat edildiğini ve davacılara gönderildiğini, taşınmazların yıllardır davacılar tarafından bizzat kullanıldığını, Yerel Mahkemenin zilyetliğin terk edilmiş olduğundan bahsetmesinin suiniyetli bir tespit olduğunu, İspir Asliye Hukuk Mahkemesinin daha önceki 2014/297 Esas ve 2021/419 Karar numaralı kararında aynı yerde (B), (D) ve (G) harfleriyle gösterilen alanların davacılar adına tesciline karar verildiğini, bahse konu 121 ada olarak gösterilen alan tümüyle davacıların murisi ...’ın zilyetliğinde olan bir alanken kadastro tespitinde haksız ve hatalı olarak dere yatağı olarak tespit edildiğini, dava konusu alanın dere yatağı olmayıp geçmişte tarla ve çayır olarak, mevcut durumda ise cevizlik olarak kullanıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 21... parsel sayılı 471,25 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz hali arazi vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 1 21... parselin solunda bulunan taşınmaz dere yatağı olması sebebi ile tescil harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İspir Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.