Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/3592
2025/5879
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/3592 E. , 2025/5879 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/751 E., 2023/1586 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/413 E., 2021/339 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davalı ...'in .... Noterliğinin 24.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesiyle vekil olarak tayin edildiğini, davalı vekilin söz konusu vekaletnameyi kullanmak suretiyle davacının maliki olduğu Adana ili, .. ilçesi, ... Mahallesinde kain 1 07... parsel sayılı taşınmazı 25.04.2019 tarihinde Adana ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 4 64... parsel sayılı taşınmazı ise 26.04.2019 tarihinde diğer davalı ve aynı zamanda işvereni olan ...'a satış suretiyle temlik ettiğini, 4 64... parsel sayılı taşınmazın bilahare 24.09.2019 tarihinde dava dışı ...'a satış suretiyle temlik edildiğini, vekil ...'in vekalet görevini kötüye kullandığını, taşınmazların satışı neticesinde davacıya bir ödeme yapılmadığı gibi satışın gerçek değerden oldukça aşağı bir bedelle gerçekleştirildiğini, davacı ve davalı ... arasında husumet bulunduğunu bu husumetin birçok soruşturma dosyasına yansıdığını, vekil ...'in de bu tartışmalardan haberdar olduğunu, davacının da uzun bir süre davalı ...'a ait şirkette çalıştığını, davalıların el ve iş birliği içerisinde davacıyı zararlandırmak kastıyla hareket ettiklerini ileri sürerek dava konusu 1 07... parsel yönünden tapu iptali ve tescil, 4 64... parsel yönünden ise bedele hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ...'in davalı ...'ın eşinin kardeşi olup bu aile ilişkisi nedeniyle davalının şirketinde %10 payla ortak ve şirket yetkilisi olduğunu, dava konusu taşınmazların şirketin ve davalı ...'ın alacaklarına mahsuben dava dışı üçüncü şahıslar tarafından verildiğini ancak taraflar arasındaki güven ilişkisi nedeniyle davacının adına tescil edildiğini, davalı tarafından davacının şirket hesaplarında usulsüzlük yaptığı kanaatine varılması sonrasında 2019 yılı başında taraflar arasındaki tüm ilişkinin kesildiğini ve husumet hasıl olduğunu, bunun üzerine davacıdan kendisine emanet olarak verilen taşınmazların iadesinin talep edildiğini, davacının da diğer davalı ...'i bu taşınmazların iadesi amacıyla vekil tayin ettiğini, bu hususun davacı tarafından Adana 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/482 Esas sayılı dosyası kapsamında kollukta verdiği ifadesinde ve davacıya ait telefon numarasından gönderilen mesajlarla ikrar edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafça ileri sürülen iddianın gerçeği yansıtmadığını, kendisinin diğer davalı ile birlikte iş yaptığını ve taşeron olarak çalıştığını, taraflar arasında şirket hesapları nedeniyle husumet başladığını, bunun üzerine tarafların dava konusu taşınmazların devri için davacıdan vekalet alarak diğer davalıya devrini sağlamasını talep ettiklerini, dava konusu taşınmazların devrinde kullanılan vekaletnamenin bu şekilde verildiğini, 24.04.2019 tarihinde vekaletnameyi davacıdan aldığını, temliklerin davacının talimatı doğrultusunda gerçekleştirildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasıyla eldeki davanın açıldığı, davalı ... vekili tarafından davacının davalı ...'a ait şirkette çalıştığı ve dava konusu taşınmazların şirket adına alındığı ancak davacı adına tescil edildiği ileri sürülerek inançlı işlem savunmasında bulunulduğu, davacının Adana 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/482 Esas sayılı dosyasında mevcut kolluk ifadesinde dava konusu taşınmazların davalı ...'ın Şirketine ait olduğunu beyan ettiği, bu beyan delil başlangıcı kabul edilerek dinlenen tanıkların da beyanlarında dava konusu taşınmazların davalı ...'a ait olduğunu, davacı ve davalı ...'ın birlikte çalıştığını daha sonra taraflar arasında anlaşmazlık çıktığını beyan ettiklerini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde dava konusu taşınmazların davalı ...'a ait olduğu, davacının taşınmazları gerçek sahibine temlik ettiği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı husususun ispatlanamadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların davacı ve davalı ... arasındaki güven ilişkisine istinaden davacı adına tescil edildiği, şirket hesaplarındaki uyuşmazlık neticesinde taraflar arasında husumet ortaya çıktığı, davacının kollukta verdiği ifadesinde dava konusu taşınmazların davacıya ait olduğunu beyan ettiği, bu kayıtların yazılı delil başlangıcı teşkil ettiği, tanık beyanlarının da bu iddiaları doğruladığı, vekaletnamenin dava konusu taşınmazların davalı ...'a temliki amacıyla verildiği, vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığı belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçelerindeki iddialarını tekrarlayarak dava konusu taşınmazların davacıya ait olduğunu, davalı vekil ...'in kendisine verilen vekalet görevini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazları diğer davalı ...'a devrettiğini, davalı tarafça inançlı işlem savunmasının kanıtlanamadığını, Adana 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/482 sayılı dosyasında davacı tarafından kollukta verilen ifadede dava konusu taşınmazların davalı ... yönetimindeki şirkete ait olduğunun beyan edildiğini, davacı tarafın iddialarının İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesince değerlendirilmediğini, yalnızca inançlı işlem konusunda davalı ...'ın savunmasının dikkate alındığını, inançlı işlem konusunda ispatın senetle mümkün olduğunu ancak İlk Derece Mahkemesinin yorum yolu ile savunmanın ispatlandığı sonucuna vardığını, davalı ... ve davacı arasında husumet olduğu ispatlanmasına rağmen bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadığını, taşınmazların tapuda gösterilen satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu gibi davacıya satış bedelinin de ödenmediğini, davalı tanıklarının beyanlarının gerçek dışı olduğunu, bu hususlar nazara alınmadan verilen kararın isabetsiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'in ... Noterliğinin 24.04.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile davalı ...'i vekil tayin ettiği, davacı adına kayıtlı dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazda bulunan 13 numaralı bağımsız bölümün 25.04.2019 tarihinde 4 64... parsel sayılı taşınmazda bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün ise 26.04.2019 tarihinde davalı vekil ... tarafından diğer davalı ...'a satış suretiyle devredildiği, 8 numaralı bağımsız bölümün bilahare 24.09.2019 tarihinde dava dışı ...'a satış suretiyle devredildiği, eldeki davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayanılarak 13 numaralı bağımsız bölüm yönünden tapu iptali ve tescil, 8 numaralı bağımsız bölüm yönünden ise bedel talebiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.