SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/352

Karar No

2025/5831

Karar Tarihi

11 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/352 E. , 2025/5831 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1547 E., 2023/1593 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/344 E., 2021/45 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacının maliki ve paydaşı olduğu ... ilçesi, ... köyü 1 11... ve 60 parseller ile sınırdaş bulunan ve ... ilçesi, ... ile ... Mahallelerinde yer alan, tapuya kayıtlı olmayan yaklaşık 15.000’er metrekare yüz ölçümlü iki ayrı tarımsal taşınmazın 1970’li yıllardan itibaren önceki zilyetler tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, ... Mahallesindeki taşınmazın 1975 yılından beri ... ile ... tarafından, ... Mahallesindeki taşınmazın ise 1972 yılından beri ... tarafından zilyet olarak tasarruf edildiğini, her iki taşınmazın önceki maliklerinden davacıya 1995 yılında satış yoluyla devredildiğini, davacının 1995 yılından bu yana taşınmazları aralıksız nizasız malik sıfatıyla zilyet olarak kullandığını, pamuk ve mısır ekimi yapılan taşınmazlarda gerek davacı gerekse önceki maliklerden devralınan zilyetliğin 50 yılı aşkın süredir kesintisiz devam ettiğini, taşınmazlara yönelik bugüne kadar herhangi bir ihtilaf çıkmadığını, bu nedenle davacının tapusuz taşınmazları zilyetliğe dayalı kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülkiyet hakkını kazandığını beyanla; ... ilçesi, ... Mahallesinde doğusu ..., batısı ... Irmağı, kuzeyi ... köyü 1 11... parsel, güneyi ... taşınmazları ile çevrili taşınmaz ile ...eköy Mahallesinde doğusu ..., batısı .... köyü 1 11... parsel, kuzeyi ... Irmağı, güneyi ...taşınmazı ile çevrili taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazların ... Mahallesinde yer aldığını ve 6360 sayılı Kanun gereğince köy tüzel kişiliğinin kaldırılarak ... Belediye Başkanlığına dahil edildiğini, bu nedenle husumetin davalı kuruma yöneltildiğini ayrıca 5216 sayılı Kanun'un 7. maddesi g bendi uyarınca dava konusu yerin büyükşehir belediyesinin görev, yetki ve sorumluluk alanında bulunmadığını ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 28 sayılı kararı gereğince de idarenin yetki alanına girmediğini, esasa ilişkin taşınmazın niteliğinin keşif ve bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan bir yer olduğunun anlaşılması hâlinde davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davalı Hazine vekili cevap dilekçesi ile; dava konusu taşınmazın bir kısmının eski Menderes yatağında olduğunu, taşınmazın halen aktif dere yatağı durumunda olup-olmadığının, taşkın alan kapsamında kalıp kalmadığının tespiti gerektiğini, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan taşınmazın eski menderes yatağı olan kısmının öncelikle TMK'nın 708/1. maddesi gereğince Hazine adını tescilini, taşınmazın bu kapsamda değerlendirilmemesi ve tescile konu edilebilecek alanlardan olduğunun belirlenmesi halinde ise TMK'nın 713/6. maddesi gereğince Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 09.03.2021 tarihli ve 2018/344 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararında; tespit tarihi olan 1950 yılından itibaren onar yıllık hava fotoğrafları ile bunlardan üretilmiş memleket haritalarının dosyaya alındığı, taşınmazların tapulama harici bırakılma nedenlerinin araştırıldığı, DSİ yazı cevaplarının incelendiği, usulüne uygun yapılan keşif sırasında mahalli bilirkişilerin dinlendiği, bilirkişilerce GPS-CORS cihazı ile ölçümleme yapılarak hava fotoğrafları ve memleket haritalarının usulüne uygun biçimde çakıştırıldığı, taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu, 1964 tarihli hava fotoğrafına göre (A) harfiyle gösterilen kısmın tarla niteliğinde bulunduğu, (B) harfiyle gösterilen kısmın ise 1971 yılından itibaren kısmen, 1992 yılından önce ise tamamen tarla olarak kullanıldığının tespit edildiği, 15.10.2020 tarihli bilirkişi heyet raporunun hükme elverişli görülerek esas alındığı ve rapora göre noksan harcın ikmal edildiği, mahalli bilirkişiler ile davacı tanıklarının davacının taşınmazları 1982 yılında önceki zilyedinden satın alarak bu tarihten itibaren malik sıfatıyla kullandığını beyan ettikleri, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının (A) ve (B) harfleriyle gösterilen taşınmazları yirmi yılı aşkın süredir ihya ederek tarla vasfıyla kullandığının anlaşıldığı, bu suretle TMK’nın 713/1. maddesinde öngörülen koşulların oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 22.11.2023 tarihli ve 2022/1547 Esas, 2023/1593 Karar sayılı kararında; Mahkemece verilen kararın dosya kapsamıyla örtüşmemekte olduğunu, bilirkişi raporları, hava fotoğrafları ve tanık beyanlarından çekişmeli taşınmazların 1951 kadastrosunda Menderes Nehri yatağı içinde kaldığını, 1964’ten itibaren kısmen yatağı terk ettiğini ancak nehrin aktifliğini en erken 2013 yılında sedde yapımından sonra kaybettiğini hatta seddenin iki kez patlamasıyla taşkınların sürdüğünün anlaşıldığını, bu nedenle TMK'nın 708 kapsamında yeni arazi niteliği taşıyan yerlerin Devlete ait olması sebebiyle TMK'nın 713. ve 3402 sayılı Kanun’un 14... . maddelerine göre kazandırıcı zamanaşımıyla kazanılmasının hukuken mümkün olmadığını ayrıca nehir etkisinin 2013’te sona erdiği kabul edilse dahi dava tarihine kadar 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını, bu nedenle davacının talebinin reddi ve taşınmazların TMK'nın 708/1. maddesi gereği Hazine adına tescili gerekirken aksi yönde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin yeniden hüküm tesis etmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; İzmir BAM 16. Hukuk Dairesinin davayı reddederek taşınmazların Hazine adına tesciline karar verdiğini ancak bu kararın hukuka uygun olmadığını çünkü TMK'nın 713. maddede zilyetlikle kazanım için “imar-ihya” şartı aranmadığını, yalnızca davasız ve aralıksız 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetliğin yeterli olduğunu, dava konusu taşınmazların sahipsiz yer niteliğini kaybederek Devletin özel mülkiyetine konu taşınmaz hâline geldiğini ve bu tür taşınmazların TMK'nın 708 kapsamında Devlet adına tescil edilmediği veya kamu hizmetine tahsis edilmediği sürece olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanılmasının mümkün bulunduğunu, Yargıtay’ın nehir yatağının terk ettiği ve tarım arazisine dönüşen yerlerin kazanılabileceğine ilişkin içtihatlarının da bunu doğruladığını, 16. Hukuk Dairesinin Menderes Nehri’nin aktifliğini 2013’te kaybettiği yönündeki kabulünün bilirkişi raporları ve hava fotoğraflarıyla çeliştiğini, zira nehrin 1964–1971 yılları arasında yatak değiştirdiğini ve bu tarihten itibaren taşınmazların nehir etkisi dışına çıktığının teknik raporlarla sabit olduğunu, DSİ’nin 2012’de yaptığı çalışmaların da seddenin bu tarihten önce mevcut olduğunu gösterdiğini, zaman zaman yaşanan kısa süreli taşkınların zilyetliği kesmeyeceğini, taşınmazların Devlet adına tescil edilmemiş özel mülkiyet niteliğindeki Hazine taşınmazı olması nedeniyle TMK'nın 713 uyarınca olağanüstü zamanaşımıyla kazanılmasının mümkün olduğu gerekçeleriyle BAM kararının hukuka aykırı bulunduğunu ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Kadastro sonucu çekişmeli taşınmazların, yörede 1951 yılında yapılan kadastro sırasında Menderes Nehir yatağı olduğu ve taşınmazların sonrasında nehrin yatak değiştirmesi ile ortaya çıkarak oluştuğu anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim