SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/3453 E. 2025/5696 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/3453

Karar No

2025/5696

Karar Tarihi

4 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/3453 E. , 2025/5696 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/41 E., 2025/659 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sapanca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/442 E., 2021/251 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Sakarya ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 23... , 53, 44, 47, 64 parsel, 1 26... , 5, 17 parsel, 1 30... parsel, 1 32... , 3, 4 parsel, 1 37... , 3 parsel, 1 38... , 11 parsel, 1 48... parsel, 1 60... parsel ve 1 62... parsel sayılı taşınmazların müşterek muris ...'dan intikal ettiğini; ancak kadastro tespiti sırasında davalının, taşınmazları adına tescil ettirdiğini iddia ederek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile veraset ilamındaki hisselere göre davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; 1 26... , 5, 17 parsel sayılı taşınmazların .... ve ...'dan, 1 30... , 1 32... , 2, 4 parsel ve 1 62... parsel sayılı taşınmazların ....'dan, 1 23... , 44... parsel sayılı taşınmazların ...'tan, 1 23... parsel sayılı taşınmazın ise ...'dan satın alındığını ve terekeye dahil olan taşınmazlar olmadığını öne sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davalının çekişmeli taşınmazları önceki zilyetlerinden satın aldığını, davacıların bir hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2023 tarihli ve 2021/1813 Esas, 2023/562 Karar sayılı kararıyla; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere dava konusu 1 23... , 47, 53, 64 parsel ile 1 37... , 3 parsel sayılı taşınmazlar haricinde kalan yerlerin tarafların ortak murisi ...'dan kalmayıp murisin terekesine ait mallardan olmadığı, davalı ...'nın bu taşınmazları 3.kişilerden satın aldığı, dava konusu 1 23... parselin dava dışı 3. kişi ...'e ait olduğu, dava konusu 1 23... , 47, 64 parsel ile 1 37... , 3 parsel sayılı taşınmazların ise evveliyatında tarafların ortak murisine ait iken, sağlığında dava konusu taşımazları çocukları ... ve ...'ya bağışlayıp zilyetliğini bu kişilere devrettiği, adı geçenlerin daha sonra bu taşınmazları davalı ...'ya sattıkları, çekişmeli taşınmazların kadastro tespitine bir kayıt ve belgenin esas alınmadığı, yargılamada tarafların bir kayıt ve belgeye dayanmadıkları, taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı, tapusuz taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, dava konusu taşınmazların murisin terekesinden çıktığı göz önüne alınarak yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebi yönünden yapılan incelemede, davanın değeri olan ve harçlandırılan 817.329,00 TL değer üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan tarife hükümleri uyarınca hesaplanacak nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı yararına Mahkemece daha az vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de anılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hükmün düzeltilip yeniden esas hakkında karar verilerek davacının sübut bulmayan davasının reddine, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 107.906,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 01.10.2024 tarihli ve 2023/5167 Esas, 2024/5329 Karar sayılı kararıyla; ''Dava konusu 1 23... parsel sayılı taşınmazın dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı bulunduğu, 1 48... parsel sayılı taşınmazın ise hükmen tescil ile oluşan tapu kaydı ile davalı adına kayıtlı bulunduğu, bu nedenle sözü edilen taşınmazlar yönünden davanın reddinin isabetli olduğu; ancak 1 23... , 44, 47, 64 parsel, 1 26... , 5, 17 parsel, 1 30... parsel, 1 32... , 3 ve 4 parsel, 1 37... , 3 parsel, 1 38... , 11 parsel, 1 60... parsel ile 1 62... parsel sayılı taşınmazlar yönünden eksik inceleme ve araştırma sonucunda hüküm kurulduğu, dava konusu taşınmazların dört hududunu da kapsayacak şekilde komşu parsellerine ait kadastro tespit tutanakları ve varsa uygulanan tapu kayıtlarının da getirtilmesi, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik mahalli bilirkişi kurulu, taraf tanıkları ile yeniden keşif yapılması, yapılacak keşifte davalının dayandığı satım senetlerinin zemine uygulanarak kapsamının belirlenmesi, keşif sırasında dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle kime ait olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması suretiyle yapılacak inceleme sonucunda karar verilmesi gerektiği" belirtilmek suretiyle hüküm bozulmuştur.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.02.2025 tarihli ve 2025/41 Esas, 2025/659 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, usulünce yapılan keşif, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanları ve bu beyanları destekleyen bilirkişi raporları ile sabit olduğu üzere davacı tarafın çekişmeli taşınmazın murisi ...'dan kaldığını, dava konusu taşınmazda ...'nın terekesinden gelen miras hissesi olduğunu iddia ettiği, toplanan delillere göre dava konusu 1 23... parsel, 1 26... , 5, 17 parsel, 1 30... parsel, 1 32... , ile 3 ve 4 parselin ifrazen geldiği 1 32... parsel, 1 38... , 11 parsel, 148 ada, 4 parsel, 160 ada, 3 parsel, 1 62... parsel sayılı taşınmazların muris ...'ya ait olmadığı, davacıların çekişmeli taşınmazların evveliyatının muris ...'ya ait olduğunu ve ondan mirasçılarına intikal ettiğini ispatlayamadığı, bu parseller yönünden davalının taşınmazların murisi ...'dan kaldığına ilişkin bir ikrarı da olmadığından ispat yükünün yer değiştirmediği, öte yandan dava konusu 1 23... , 47, 64 parsel ile 1 37... ,3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise tapusuz taşınmazların menkul mal hükümlerine tabi olup yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği, taraflarca dayanılan senetler sahte veya geçersiz olsa bile tapusuz taşınmazlarda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca muris tarafından yapılan satış veya bağışın bilirkişi, tanık beyanları ve her türlü delille kanıtlanabileceği, somut olayda mahalli bilirkişiler ve taraf tanıklarının birbiri ile uyumlu beyanlarına göre ortak muris ...'nın dava konusu taşınmazlardaki zilyetliğini çocuklarına, çocuklarının da davalıya devrettiği, dava konusu taşınmazların murisin terekesinden çıktığı göz önüne alınarak dava konusu 1 23... , 47, 64 parsel ile 1 37... ,3 parsel sayılı taşınmazlar yönünden de bu gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma kararına direnilmesi suretiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tarafların müşterek kök muris ...'nın mirasçısı olduğunu, kadastro tespiti sırasında davacıların bölge dışında olmasından faydalanan davalının diğer hissedarlarla anlaşarak taşınmazları adına malik sıfatı ile tescil ettirdiğini, davacıların hisseli mülkiyet haklarına tecavüz olduğundan dolayı hisseleri oranında tapunun iptal edilerek adlarına tescil yapılması için söz konusu davanın açıldığını, davanın kararda belirtildiği gibi süresinde açıldığını, davalı tarafın gerek cevap dilekçelerinde gerek diğer beyanlarında taşınmazları farklı tarihlerde satın aldığını beyan ederek davanın reddini talep ettiğini, ne var ki aşamalarda davalının savunmasını doğrulayan belge ve kayıt ibraz edilmediğini, tanık beyanlarının davacıların iddiasının ve miras paylarının varlığının ispatına elverişli olduğunu, yine dosya kapsamında yer alan mirasçılık belgelerinin de davacının miras payının bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava; kadastro öncesine nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. Kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 123 ada, 36, 44 , 47, 64 parsel, 126 ada, 3, 5, 17 parsel, 130 ada, 13 parsel, 132 ada, 1 parsel, 1 32... ve 4 parselin ifrazen geldiği 1 32... parsel, 137 ada, 1, 3 parsel, 138 ada, 1, 11 parsel, 148 ada, 4 parsel, 160 ada, 3 parsel, 1 62... parsel sayılı muhtelif yüz ölçümündeki taşınmazlardan 1 48... parsel dayanak tapu kaydı nedeniyle, diğerleri belgesizden kazandırıcı zaman aşımı zilyetliği nedeniyle davalı ... adına, aynı mahalle 1 23... parsel sayılı taşınmaz ise dava dışı 3. kişi ... adına tapuya kayıt ve tescil edilmiştir. Davacılar, dava konusu taşınmazların ortak muris ...'dan kalıp miras hisseleri olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescil davası açmışlardır.

3. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/5. maddesi gereğince Yargıtay ilgili Dairesinin bozma kararı üzerine, İlk Derece Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma kararına direnildiği taktirde, direnme kararı temyiz edilirse incelemenin, kararına direnilen Daire tarafından yapılacağı, Dairenin direnme kararını yerinde görmesi durumunda kararını düzelteceği hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme ışığında somut olayda temyiz incelenmesi Dairemizce yapılmıştır.

4. Dosya içeriğine, toplanan delillere, dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre temyizen incelenen direnme kararının, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen sebepler direnme kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim