Yargıtay yargitay 2025/311 E. 2025/5756 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/311
2025/5756
8 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/311 E. , 2025/5756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2294 E., 2024/2983 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 22. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/518 E., 2024/198 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; maliki olduğu 125 97... parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümü eşit payla davalı torunlarına satış göstermek suretiyle devrettiğini, ancak resmi akitte her ne kadar satış suretiyle devretmişse de gerçek iradesinin bağış olduğunu, taşınmazın intifa hakkını uhdesinde bırakıp çıplak mülkiyetini devrettiğini, devirden sonra kendisini arayıp sormayan davalıların bir süre sonra "...sen bu yaştan sonra parayı ne yapacaksın, ver tamamını, biz de rahat edelim, ölmedi gitti...” şeklindeki söylemleriyle intifa hakkını da devretmesi yönünde kendisinde ısrarda bulunduklarını, duruma sıcak bakmayınca davalıların babası ve anneleri tarafından hakarete uğrayıp dövüldüğünü, temlikteki asıl amacın bağış olduğunu ve
bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; taşınmazın resmi akitte satış suretiyle kendilerine devredildiğini, bağışın söz konusu olmadığını, davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını, bağış iddiasını kabul etmemekle birlikte bağıştan rücu olarak ileri sürülen sebeplerin de doğru olmadığını, davacının 90 yaşına yakın bir yaşta ikinci evliliğini yapması sonrasında ailesiyle arasına mesafe koyduğunu, ayrıca hak düşürücü sürenin de geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bağıştan rücu iddiasına dayanarak eldeki davayı açtığı, aşamada davacının yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiği, davacının dava konusu taşınmazın intifa hakkını uhdesinde tutarak çıplak mülkiyetini 1/2 eşit payla davalı torunlarına satış suretiyle devrettiği, bağıştan rücu söz konusu olabilmesi için resmi şekilde bağış işleminin olması gerektiği, davacının bir an için muvazaa iddiasına dayandığı kabul edilse dahi davacının muvazaa iddiasını yazılı delille ispat edemediği, yine davacı devir işleminde iradesinin sakatlandığını, bağış yapmak isterken satış yaptığını ileri sürmüşse de dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamıyla bu iddiasını da ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinin içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davada taraf muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı, davacının iddiasını yazılı bir belge ile ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının malvarlığının çoğunu davalıların da arasında bulunduğu dört erkek torunu arasında paylaştırarak aynı gün tapuda satış göstererek bağışladığını, 89 yaşında olan davacının torunlarından tek istediğinin ilgi ve alakalarını esirgememeleri olduğunu, çocuklarının kendisine bakmaması sebebiyle ikinci kez evlenmek zorunda kaldığını, çocuklarının ancak mal varlığını kendilerine devrederse evlenmesine izin vereceklerini söylemesi üzerine taşınmazlarını bağış iradesiyle devrettiğini, ancak devirden sonra davalılar tarafından şiddet gördüğünü, yapılan satış işleminin bağış olarak kabul edilmesi gerektiğini ve bağıştan rücu şartlarının oluştuğunu, tanık beyanları ve ceza dosyasıyla da bağıştan rücu koşullarının oluştuğunun anlaşıldığını, ayrıca vekalet ücretinin harcı tamamlanan değer üzerinden değil, davanın açılışındaki dava değeri veya hakkaniyete uygun olarak tapuda esas alınan değer üzerinden hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının maliki olduğu dava konusu 125 97... parseldeki 3 nolu bağımsız bölümün intifa hakkını uhdesinde tutarak çıplak mülkiyetini 1/2 eşit payla 05.02.2018 tarihinde davalı torunlarına satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.