Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/2128
2025/6088
18 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/2128 E. , 2025/6088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1625 E., 2025/163 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/899 E., 2024/440 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; Sinop ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde yer alan doğusu arazi yolu, 1 48... parsel ve ... mirasçılarına ait taşınmazlardan batısı 1 73... parsel, 1 72... parsel, arazi yolu ve 1 45... parsel, kuzeyi 1 74... parsel, 1 73... parsel, 1 48... parsel ve 1 48... parsel, güneyi ise arazi yolu ile yol-ırmak olan dava konusu taşınmazlar üzerinde yirmi yılı aşkın süredir malik sıfatıyla, davasız ve aralıksız zilyet bulunduğunu, söz konusu taşınmazların bir bütünden bölünme sonucu oluşmadığını, komşu taşınmazlardan kesin ve belirli sınırlarla ayrıldığını, Köy Tüzel Kişiliği ile herhangi bir hukuki bağının bulunmadığını, taşınmazların sazlık, bataklık veya mera niteliği taşımadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülkiyete konu edilemeyecek yerlerden olmadığını beyan ederek sınırları belirtilen taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliğine usulüne uygun tebligatlar yapılmış ancak davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi, 16.07.2024 tarihli 2022/899 Esas, 2024/440 Karar sayılı kararında; dava konusu taşınmazların 1956 tarihli kadastro çalışmalarında (A), (B) ve (D) harfi ile gösterilen kısımlarının ırmak yatağı, (C) harfi ile gösterilen kısmının ise tapulama harici yamaç olarak bırakıldığını ancak 1967 yılı hava fotoğrafları ile bilirkişi incelemeleri doğrultusunda bu alanların zamanla ırmak yatağı ve yamaç vasfını kaybederek 1987 yılından önce imar ve ihyalarının tamamlandığını, davacı tarafından taş ve çalılardan temizlenip düzeltilerek tarıma elverişli hale getirildiğini, dava tarihinden geriye doğru 30–40 yıl süreyle tarımsal amaçla kullanıldığını, ...’ın yatak değiştirme sürecinin tamamlanması ve baraj imalatları sonrası taşınmazların ırmağın etki alanı dışında kaldığını, özel mülkiyete konu olabilecek nitelik kazandığını, Köy Tüzel Kişiliği ya da üçüncü kişiler tarafından herhangi bir hak iddiası veya itirazın bulunmadığını, bu haliyle dava konusu taşınmazların imar-ihyasının dava tarihinden geriye doğru yirmi yılı aşkın süre önce tamamlandığı ve davacı tarafından malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız biçimde ekonomik amaca uygun zilyetlikle kullanıldığının sabit olduğunu, TMK’nın 713/1. maddesi ile Kadastro Kanunu’nun 14... . maddelerinde düzenlenen senetsizden kazanma koşullarının gerçekleştiğini belirterek davanın kabulüne karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 10.10.2024 tarihli 2024/1285 Esas, 2024/1460 Karar sayılı kararında; jeoloji mühendisi bilirkişiden ek rapor alınması gerektiğini belirterek dosyayı Mahkemesine geri çevirmiştir.
Boyabat Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ek rapor alınarak dosya yeniden İstinafa gönderilmiştir.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 06.02.2025 tarihli 2024/1625 Esas, 2025/163 Karar sayılı kararında; dosya kapsamı, Yerel Mahkeme kararının gerekçesi, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve tanıkların zilyetliği doğruladığı, uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinin çekişmeli taşınmaz bölümlerinin 1987, 19 90... tarihli hava fotoğraflarında tarımsal amaçla kullanıldığını tespit ettiği, imar ve ihyanın tamamlandığı 1990 yılı ile dava tarihi arasında yirmi yılı aşkın sürenin geçtiği, ziraat bilirkişisinin taşınmazların tarım arazisi niteliğinde olduğunu ve yaklaşık 25–30 yıl süreyle tarımsal amaçla kullanıldığını bildirdiği, jeoloji bilirkişisinin taşınmazların aktif dere yatağı kapsamında kalmadığını belirttiği, yapılan senetsiz araştırma sonucunda norm kısıtlamasının aşılmadığının anlaşıldığı, bu itibarla istinafa konu taşınmazlar yönünden davacı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının gerçekleştiğinin belirlendiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesi ile; Yerel Mahkemece Sinop ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ve yüz ölçümleri 944,67 m², 1.220,48 m², 731,83 m² ve 1.242,94 m² olan taşınmazların davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, her ne kadar davacı lehine zilyetlikten söz edilmiş ise de bu zilyetliğin malik sıfatıyla ve kesintisiz şekilde gerçekleşmediğini, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarının zilyetliğin sürekliliğini ve niteliğini ispatlamaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmazların ırmak yatağı ve taşkın sahası niteliğiyle tescil harici bırakılan ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, DSİ’den taşkın riski ve taşkın sahasına ilişkin rapor alınmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, TMK’nın 713. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14... . maddelerinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı yoluyla edinme koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini, miras iddiasına konu taşınmazlar yönünden fiili taksim ve süreklilik arz eden kullanımın bulunmadığını, hava fotoğrafları ve topografik incelemelerin davayı ispata yeterli olmadığını, bu kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazların tescili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu dava konusu (A), (B) ve (D) harfi ile gösterilen taşınmazların ırmak yatağı olarak tescil harici bırakıldığı, C() harfi ile gösterilen taşınmazın tapulama harici yamaç olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.