Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/1862
2025/6208
24 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/1862 E. , 2025/6208 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/682 E., 2024/3148 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; muris ...'nın kayden maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 20 34... parsel sayılı taşınmazda 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümleri oğlu ...'in eşi olan davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiğini, devrin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalının da alım gücü bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde davacının miras hissesi olan 1/7 pay karşılığı bedelin dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 15.12.2022 tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların 3. kişilere satılmış olması ve tapu tescilinin mümkün olmaması nedeniyle alınan bilirkişi raporu doğrultusunda hisselerine düşen 458.000,00 TL'nin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın senelerdir davacı ...'nın ikametinde olup halihazırda dava açarak hak iddia etmesinin hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracağını, davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki zilyetliği sona erene kadar bu davayı ikame etmemesinin, bahse konu suiniyetin bir göstergesi olduğunu, kaldı ki davacının bu yerdeki ikametinin herhangi bir kira sözleşmesine dayanmaması nedeniyle ecrimisil ödenmesini gerektirir bir ikamet olup bu hususta mahsup defisini ileri sürdüklerini, davacının bu yerdeki ikameti kadar geçen sürenin hesaplanmasını ve yargılama sonucunda aleyhe hüküm verilmesi halinde davacının müvekkile ait olan alacağından ecrimisil ücretinin mahsup edilmesini talep ettiklerini, her ne kadar davacı tarafından satış işlemlerinin muvazaalı olduğu ileri sürülmüş ise de müvekkilinin murise ölünceye kadar baktığını, her türlü bakım ve ihtiyaçlarını karşıladığını, murisin de bunların karşılığını ödemek istediğini, evi gerçekten de müvekkiline sattığını, bakım farkından kalan bedeli ise müvekkilinin kendi babasından para alarak murise ödediğini, kaldı ki, böyle birşey olmasaydı dahi murisin ölünceye kadar kendisine bakmış olan gelinine bıraktığı mirasın saklı payı oranına dokunmaksızın kendi malvarlığı üzerinden istediği tasarrufta bulunma hakkına sahip olduğunu, ek olarak muris ... hayatta iken diğer taşınmazlarını da davacılar üzerine yaptığını ve kendine göre hakkaniyetli olarak malvarlığı üzerinden herkesin hakkını gözeterek paylaşımda bulunduğunu belirtip davanın reddine karar verilmesini, aleyhe olacak şekilde davanın kabulüne karar verilecekse de davacının "saklı payı" oranında bir bedele hükmedilmesini ve hükmedilen bu bedelden davacının müvekkile olan ecrimisil alacağının mahsup edilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/25 Esas sayılı dosyasının bu dosya bakımından güçlü delil niteliğini haiz olduğu, zira anılan davada davaya konu edilen satışlara yönelik murisin diğer mirasçıları tarafından davalıya yönelik muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı açılan bir dava söz konusu olup yargılamadaki delillerin eldeki dosya bakımından güçlü delil teşkil edeceği, söz konusu dosya kapsamının güçlü delil niteliğinde olması gözetilerek yapılan değerlendirmede, muris ...'nın söz konusu taşınmazları satmasını gerektirir ekonomik bir ihtiyacının bulunduğu ya da satışın bedel karşılığı yapıldığı hususunun İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/25 Esas sayılı dosyası kapsamında davalı tarafça ispat edilememiş olup davalı yanca anılan dosya kapsamındaki delillerden hariç olmak üzere başkaca bir delil de eldeki dosyaya ibraz edilmediği, somut olayda davaya konu taşınmazların devrinin muvazaalı olduğu, davaya konu taşınmazların cebri icra neticesinde dava dışı 3. kişilere ihale yolu ile tescil edildiği, davacı tarafın HMK m. 125 kapsamında seçimlik hakkını terditli tazminat talebi yönünde kullandığı, bu bağlamda tapu iptali ve tescil istemi yönünden dava konusuz kalmış olmakla bu istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, terditli tazminat istemi yönünden ise tanzim olunan rapordaki hesaplama da hükme esas alınıp davaya konu taşınmazların dava tarihindeki değerleri üzerinden davacının 1/7 hissesi de gözetilerek tazminat bedelinin toplam 458.000,00 TL olduğu gerekçesiyle terditli tazminat istemi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, muris ... mirasçılarından ..., ... ve ... tarafından aynı taşınmazlara ilişkin davalı ... hakkında İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.04.2017 tarih ve 2015/25 Esas, 2017/131 Karar sayılı dava dosyası ile dava açıldığı, İlk Derece Mahkemesinin dava konusu 1 nolu bağımsız bölüm hakkındaki davanın bedel yönünden, 3 nolu bağımsız bölüm hakkındaki davanın tapu iptali ve tescil yönünden kabulüne ilişkin kararına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 29.12.2017 tarih ve 2017/795 Esas, 2017/1454 Karar sayılı kararı ile davalı bakımından esastan reddedildiği, davacılar bakımından pay oranında düzeltme yapıldığı, bu kararın davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 17.12.2020 tarih ve 2018/3462 Esas, 2020/6875 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilerek 17.12.2020 tarihinde kararın kesinleştiği, hâl böyle olunca, 14.01.2019 tarihinde kesinleşen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinden verilen 29.12.2017 tarih ve 2017/795 Esas, 2017/1454 Karar sayılı dava dosyasının eldeki dava dosyası açısından güçlü delil niteliği taşıdığı, iradenin de bölünemeyeceği gözetildiğinde davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı, zira mirasçılardan ..., ... ve ...'in aynı taşınmazlar hakkında açtığı dava sonucunda verilen karar ile muris ...'ın iradesinin mirasçıdan mal kaçırma olduğunun benimsendiği ve bu olgunun kesinleştiği, öyle ise kesinleşen bu olgunun eldeki dava bakımından da güçlü delil oluşturacağında kuşku bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her davanın kendi özelinde değerlendirilmesi gereken bir dava olup Yerel Mahkemece önceki yargılama baz alınarak eldeki davada da benzer biçimde karar verilmesinin ve istinaf aşamasında benzer bir kanaatle verilen hükmün yargılamanın özü ile bağdaşmadığını, zira Yerel Mahkemenin yalnızca harcın tamamlatılması adına usuli bir yargılama yaptığını, onun haricinde tanık dinletme taleplerini ve diğer delillerinin toplanmasına ilişkin taleplerini de reddettiğini, başkaca yargılama vasıtalarına dayanmaksızın ve herhangi bir yargılama işlemi yapmadan karar verdiğini, aynı zamanda Yerel Mahkemeden talep edilmiş olan takas mahsup defi noktasında da herhangi bir işlem yapılmadığını ve bu taleplerinin kabulü ya da reddi hususunda herhangi bir karar verilmediğini, ayrıca verilen karardaki tazminat hesabının dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri üzerinden yapıldığını, davanın kabulü halinde dahi tazminat hesabının yolsuz satış işleminin gerçekleştiği tarihteki değer üzerinden yapılması gerekirken aksi şekilde dava tarihindeki değeri üzerinden yapılmasının başka bir bozma nedeni olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'nın 29.11.2014 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı çocuğu ... ile dava dışı çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve...'in kaldığı, davacının 1/7 miras payına sahip olduğu; muris ...'nın, maliki olduğu 20 34... parselde kayıtlı 1 ve 3 numaralı bağımsız bölümleri 20.05.2013 tarihinde satış suretiyle oğlu ...'in eşi olan davalı ...'ye satış suretiyle temlik ettiği, davalı ...'nin dava konusu 1 numaralı bağımsız bölümü 09.12.2013 tarihinde dava dışı ...'ya satış yoluyla temlik ettiği, yine muris ... mirasçılarından ..., ... ve ... tarafından aynı taşınmazlara ilişkin davalı ... aleyhine muris muvazaası hukuksal nedeniyle payları oranında tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemiyle İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 04.04.2017 tarih ve 2015/25 Esas, 2017/131 Karar sayılı dava dosyası ile dava açıldığı, yargılama sonucunda dava konusu 1 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki davanın bedel yönünden, 3 numaralı bağımsız bölüm hakkındaki davanın tapu iptali ve tescil yönünden kabulüne karar verildiği, bu karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 29.12.2017 tarih ve 2017/795 Esas, 2017/1454 Karar sayılı kararı ile davalı bakımından esastan reddedildiği, davacılar bakımından pay oranında düzeltme yapıldığı, davalı tarafından kararın temyiz edildiği, Dairenin 17.12.2020 tarih ve 2018/3462 Esas, 2020/6875 Karar sayılı kararıyla kararın onanmasına karar verildiği ve kararın 17.12.2020 tarihinde kesinleştiği, böylelikle 3 numaralı bağımsız bölümün 1/7'şer hisseler ile ..., ... ve ... adına, 4/7 hissesinin ise ... adına kayıtlı olduğu, ... adına kayıtlı bölümün sonradan cebri icra yoluyla dava dışı ... isimli şahsa satıldığı, yine dava dışı diğer mirasçılar adına 1/7'şer paylarla kayıtlı hisselerin de 04.02.2022 tarihinde davalı ... tarafından satın alındığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 23.464,98 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.