Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/180
2025/5828
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/180 E. , 2025/5828 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2627 E., 2024/2727 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/6 E., 2024/248 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı adına kayıtlı Ordu ili, ... ilçesi 7 61... parsel sayılı taşınmazın 13.12.2022 tarihinde 3.000.000,00 TL bedelle davalıya satıldığını, bu bedelin yalnızca 1.600.000,00 TL’lik kısmının davacının vekili ...’un hesabına ödendiğinin dekont ve hesap hareketlerinden anlaşıldığını, bakiye bedelin ise ödenmediğini, satış sırasında taraflar arasında mevcut tanışıklığın kullanılarak davacının bedelin kalan kısmının sonradan ödeneceği yönünde yanıltıldığını, bu suretle iradesinin fesada uğratıldığının tanık beyanları ve dosya kapsamındaki belgelerle ispat edileceğini, TMK m.246 uyarınca taşınmaz satışında kıyasen uygulanacak TBK hükümleri gereğince davacının sözleşmeden dönme ve zararlarını talep etme hakkının bulunduğunu, TBK m.36 kapsamında aldatma nedeniyle akdin davacıyı bağlamadığının açık olduğunu, TMK m.7 gereği tapu satış senedinin içerdiği bedelin aksinin her türlü delille kanıtlanabileceğini, Yargıtay’ın benzer nitelikteki kararlarında bedelin ödeneceği izlenimi yaratılarak yapılan işlemlerde hile nedeniyle tapu iptali ve tescilin mümkün olduğunun kabul edildiğini, somut olayda da davacının bedelin tam olarak ödenmediğini ispat ettiği ve iradesinin hileli davranışlarla sakatlandığının sabit bulunduğunu, bu nedenle tapu iptali ve tescil talebinin haklı olduğunu, Mahkemenin aksi kanaatte bulunması hâlinde ise eksik ödenen bedelin faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini ayrıca taşınmazın üçüncü kişilere devrinin davacının haklarını imkânsız hâle getirecek olması nedeniyle ihtiyati tedbir koşullarının oluştuğunu, yargılama sonuna kadar taşınmazın devrinin önlenmesi amacıyla tedbir talebinin kabulünü talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının, Ordu ili, ... ilçesi 7 61... parselde kayıtlı taşınmazın 13.12.2022 tarihinde 3.000.000 TL bedelle davalıya satıldığını, satış bedelinin yalnızca 1.600.000 TL’sinin ödendiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil talebinde bulunduğunu ancak resmi senette satış bedelinin davalı tarafından nakden ve tamamen ödendiğinin davacı vekili ... tarafından açıkça beyan edildiğini, Medeni Kanun m.7 ile HMK m.2 01... hükümleri gereğince resmi senetle sabit olan bu olgunun tanık beyanları ile aksinin ispat edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği hile ve aldatmanın somut bir vakıaya dayanmadığı gibi satışa bizzat vekilinin katıldığı göz önüne alındığında davacının hangi eylemle yanıltıldığını dahi ortaya koyamadığını, davacı tarafın delil olarak sunduğu Yargıtay kararlarının somut uyuşmazlıkla ilgisinin bulunmadığını, zira olayımızda tapu işlemi öncesine ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığını ayrıca akit tarihinde satış bedelinin ödenmemesi hâlinde taşınmazın mülkiyetinin iadesine dair bir ihtirazi kayıt konulmamış olması nedeniyle doktrin ve Yargıtay içtihatları uyarınca tapu iptali ve tescil talebinin dinlenemeyeceğini, davalının satış bedelini tamamen ödediğinin resmi senet ve banka kayıtlarıyla sabit olmasına rağmen davacının soyut ve kötü niyetli iddialarla haksız kazanç sağlamaya çalıştığını, davacının ileri sürdüğü maddi vakıalar dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulunun dahi oluşmadığı için ihtiyati tedbir talebinin de hukuken mümkün olmadığını, usul ve yasaya aykırı olarak ikame edilen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ordu 2.Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/6 E., 2024/248 K. sayılı kararında; resmi senette satış bedelinin davacı tarafından tamamen alındığının yazılı bulunduğu, bu durumda HMK m.200-201 hükümleri ile 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davacının iddiasını senetle ispat etmekle yükümlü olduğu, davacının satış bedelinin ödenmediği yönündeki iddiasını kesin delille kanıtlayamadığı, davalının tanık dinlenmesine muvafakat etmediği için tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağı ayrıca davalının hileli davranışlarda bulunduğu iddiasının da somut olarak ispat edilemediği, davacıya hatırlatılan yemin delilinin kullanılmasından dahi vazgeçildiği anlaşıldığından ispat yükü üzerinde bulunan davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddinin gerektiği, nitekim Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/7285 E., 2018/513 K. sayılı kararında da benzer şekilde taraf muvazaasına dayalı iddiaların yazılı delille ispatlanamadığı hâllerde davanın reddedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 31.10.2024 tarihli 2024/2627 E., 2024/2727 K. sayılı kararında; dosya kapsamındaki deliller, tarafların iddia ve savunmaları, İlk Derece Mahkemesinin delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları birlikte değerlendirildiğinde, Mahkeme kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; davada ileri sürdüğü iddialarını tekrarla davanın reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf kararının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu ve bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 7 61... parsel 2.Kat 3 nolu bağımsız bölümün tamamının 13.12.20 22... yevmiye nolu resmi senetle davalıya 3.000.000,00 TL bedel ile satıldığı ve taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.