SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/1638 E. 2025/5692 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/1638

Karar No

2025/5692

Karar Tarihi

4 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/1638 E. , 2025/5692 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/45 E., 2024/1958 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/1127 E., 2022/487 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Çanakkale ili, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkiinde tapulama dışında bırakılan 640 m² yüz ölçümlü taşınmazın kuzeyde 1 03... , doğuda 1 03... , batıda 16 parsel, güneyde ise ... deresi ile çevrili olduğunu, taşınmazın kadastro öncesinde ilk olarak Hüseyin oğlu ...’in zilyetliğinde bulunduğunu, daha sonra sırasıyla ...’e, ...’na ve son olarak ...’e geçtiğini, tüm zilyetlerin kadastro tespit tarihinden (24.07.1984) itibaren ve öncesinde nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla 20 yıldan fazla süre taşınmazı kullandığını, taşınmaz üzerindeki su kuyusu, elektrik direği ve diğer yapıların kadim zilyetliği gösterdiğini, sınırda bulunan dere yatağının değişmediğini ve taşınmazın Hazine, belediye veya üçüncü kişilerle ilgisinin bulunmadığını, bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 713. maddesinde aranan kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının gerçekleştiğini, tapulama dışı bırakılan taşınmazın kadastro tespitinden itibaren davacı ve selefleri tarafından nizasız-fasılasız malik sıfatıyla tasarruf edildiğini, söz konusu 640 m² taşınmazın davacı adına parsel numarası verilerek tespit ve tapuya tesciline, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Mal müdürü cevap dilekçesi ile; davacı vekilinin ileri sürdüğü zilyetlik iddialarının gerçeği yansıtmadığını, dava konusu ... Köyü ... mevkiindeki kuzeyi 1 03... , doğusu 1 03... , batısı 1 03... parseller ve güneyi dere ile çevrili tapulama dışı alana ilişkin mahallinde idari tahkikat yapıldığını, tahkikat kararında davacının zilyetliğinin bulunmadığının tespit edildiğini, tensip dilekçesinde belirtilen yapı ve ağaçların yeni olduğunun ve hak kazandırıcı zamanaşımı süresi bakımından dikkate alınamayacağının anlaşıldığını, taşınmazın güney sınırındaki derenin ileride yapılacak ıslah çalışmaları ile genişleyebileceğinin göz önünde bulundurulması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi 27.03.2019 tarihli 2018/21 Esas, 2019/238 Karar sayılı kararında; dava konusu uyuşmazlıkta ... ve ... Gazetesi’nde ilan yapıldığını, mahallinde 23.07.2018 tarihinde keşif icra edildiğini, jeoloji mühendisi raporunda taşınmazın krokide belirtilen 1,2,3,4 ve 5 numaralı koordinatlar esas alınarak tapu sınırının belirlenmesi gerektiğini, fen bilirkişilerinin müşterek raporunda krokide (A) ile gösterilen 589,73 m²’lik kısmın 1 03... parsel maliki tarafından kullanıldığının ....görüntüleriyle de 17.05.2003 tarihinden itibaren doğrulandığını, değerleme bilirkişilerinin 1 03... parselin değerini 58.542,50 TL olarak tespit ettiğini, dosya kapsamı ve TMK 713. maddesi uyarınca davacının tapusuz taşınmazı 20 yıl süreyle davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu ispatlaması halinde tescil isteyebileceğini, dinlenen tanıkların davacının taşınmazı dava dışı kişiden satın alıp kullandığını beyan ettiğini ve diğer delillerin de kullanım olgusunu doğruladığını, bu nedenle davanın kanıtlandığını belirterek tescil talebinin kabulüne karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. HD 20.11.2019 tarihli 2019/541 Esas, 2019/909 Karar sayılı kararında; TMK 713/1’e dayalı tescil istemli davada, kural olarak TMK 713/3 uyarınca Hazine ile birlikte ilgili kamu tüzel kişiliğine husumet yöneltilmesi gerektiği hâlde somut olayda yasal hasım konumundaki ... Köyü Tüzel Kişiliği’nin davaya dahil edilmediğini, Mahkemece taşınmazın aktif dere yatağı olup olmadığı, dere etkisinde kalıp kalmadığı, dere yatağından veya imar-ihya yoluyla kazanılıp kazanılmadığı, imar-ihyanın tamamlanma tarihi ile ekonomik amaca uygun zilyetliğin süresinin yeterli olup olmadığı hususlarında yeterli araştırma yapılmadığını, jeoloji ve ziraat bilirkişi raporlarının yetersiz olmasına rağmen hüküm kurulduğunu, stereoskopik hava fotoğrafları, fotogrametrik paftalar, memleket haritaları ve uydu görüntülerinin kullanılmadığını, kıyı kenar çizgisi yönünden inceleme yapılmadığını, komşu parsellerin tutanak ve dayanak kayıtlarının celp edilmediğini, davacı veya selefleri adına senetsiz tescil edilen yerler bulunup bulunmadığı ile 40... dönümlük sınırların aşılıp-aşılmadığının araştırılmadığını, bu eksiklikler giderilmeden karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, doğru sonuca varılabilmesi için Köy Tüzel Kişiliğinin davaya dahil edilerek yeniden kapsamlı keşif yapılması, yerel bilirkişi, taraf tanıkları ve uzman heyetle taşınmazın niteliğinin, imar-ihya sürecinin, kullanımının, kıyı-kenar çizgisindeki konumunun ve kazanma süresinin bilimsel verilere dayalı şekilde belirlenmesi gerektiğini, tüm bu yönler dikkate alınmadan hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu belirterek istinaf isteminin kabulüyle Yerel Mahkeme kararının kaldırılmış dosyayı yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iade etmiştir.

Gelibolu Asliye Hukuk Mahkemesi 19.09.2022 tarihli 2019/1127 Esas, 2022/487 Karar sayılı kararında; ... Köyü Tüzel Kişiliği’nin davalı olarak gösterilerek usulüne uygun tebligat yapıldığı ve davaya cevap verilmediği, İstinafın kaldırma kararı doğrultusunda hava fotoğraflarının temin edildiği, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünden alınan 13.02.2020 tarihli yazı ile taşınmazların en yakın kıyı-kenar çizgisine 3 km uzaklıkta bulunduğunun ve Kıyı Kanunu kapsamında herhangi bir çalışma yapılmadığının bildirildiği, tarafsız mahalli bilirkişi ve tanıkların yeniden dinlenerek keşif icra edildiği, mahalli bilirkişilerin ve tanıkların taşınmazın ilk zilyedinin ... olduğunu, daha sonra ... ve ... eliyle davacıya geçtiğini ve zilyetliğin nesilden nesile malik sıfatıyla aralıksız sürdürüldüğünü beyan ettikleri, fen bilirkişilerinin 18.01.2021 tarihli raporunda 1957, 19 66... tarihli hava fotoğraflarında kullanımın görünmediğini ancak 17.05.20 03... .03.2020 tarihli ... görüntülerinde dava konusu alanın 1 03... parsel ile birlikte kullanıldığını tespit ettikleri, jeoloji ve ziraat bilirkişilerinin 03.03.2021 tarihli raporunda taşınmazın dere yatağına girmediğini ve dere yatağından kazanım olmadığını belirledikleri, BAM’ın kaldırma kararı doğrultusunda alınan 11.10.2021 tarihli ek raporda 589,73 m²’lik tescil harici alanın 1 03... parsel ile doğal ve yapay sınır bulunmaksızın birlikte kullanıldığını, toprağın tarıma elverişli olduğunu, üzerinde 25 yaşlarında badem ve ceviz ağaçlarının bulunduğunu, bu ağaçların dikim ve bakımının ekonomik amaca uygun şekilde uzun yıllardır sürdürüldüğünü, güneydeki çalılık ve dere yatağı nedeniyle bu alanın emek ve masraf karşılığı imar-ihya edilerek kullanılabildiğini tespit ettikleri anlaşılmış olup; tüm deliller, hava fotoğrafları, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile usulüne uygun ilan süreçlerinin davacının iddiasını doğruladığı, dava konusu yerin TMK 713/1 kapsamında davacı ve selefleri tarafından nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süre kullanıldığının sabit olduğu kabul ederek davanın kabulüne karar vermiştir.

Bursa BAM 10. HD 28.11.2024 tarihli 2023/45 Esas, 2024/ 1958 Karar sayılı kararında; Mahkemece toplanan deliller, tanık anlatımları, mahalli bilirkişi beyanları, hava fotoğrafları ve keşif sonrası alınan fen, ziraat ve jeoloji bilirkişi raporlarının dava konusu tescil harici yerin davacı ve selefleri tarafından nizasız-fasılasız ve malik sıfatıyla yirmi yılı aşkın süre kullanıldığını, ağaçların yaşları ve kullanım biçiminin bu durumu doğruladığını ortaya koyduğu, tarafsız yöre bilirkişilerinin de aynı yönde beyanda bulunduğu, tüm bu veriler ışığında Mahkemenin davayı kabul eden değerlendirmesinin dosya içeriğine uygun olduğu, bu nedenle davalılarca ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği anlaşıldığından istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesi ile; davanın Yerel Mahkemece kabul edildiğini ve İstinaf taleplerinin reddedildiğini ancak dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu ve bu nedenle olağanüstü kazandırıcı zamanaşımıyla mülkiyet kazanımına elverişli olmadığını, MK 708. madde uyarınca kamuya ait suların yatağında veya seviyesinde değişme, birikme, dolma veya toprak kayması sonucu oluşan yerlerin Devlete ait sayıldığını, ayrıca Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2021/6908 Esas, 2022/2465 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere TMK 713/5 hükmünün 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girdiğini ve geriye yürümeyeceğini, bu nedenle kazandırıcı zamanaşımına dayalı mülkiyet kazanımının bu tarihten itibaren hesaplanması gerektiğini, hükmün geçmişe etkili uygulanamayacağı için davacı lehine müktesep haktan söz edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle istinaf mahkemesinin kabul yönündeki kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden dava konusu 1 03... nolu parselin güneyindeki 589, 73... yüz ölçümüne sahip olan çekişmeli taşınmaz bölümü kadastro sırasında tespit harici bırakılmıştır.

Mahkemece davacı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir. Doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davacıya ait olan 1 03... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas vergi kayıtları ve çekişmeli taşınmaz bölümüne komşu olan tüm taşınmazlara ait kadastro tespit tutanak ve dayanakları (komşu köyde olanlar dahil), ayrıca taşınmazın hangi sebeple tespit harici bırakıldığına ilişkin belgeler denetime imkan verecek şekilde ilgili Kadastro Müdürlüğünden getirtilerek dosyasına konulmalıdır. Öte yandan, zilyetlik araştırmasına esas teşkil etmek üzere çekişmeli taşınmaza ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/Mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalıdır.
Bundan sonra, dava konusu taşınmazın bulunduğu yöreyi iyi bilen, elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları, ziraat bilirkişisi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi, jeolog ve teknik bilirkişi ile yeniden keşif yapılmalıdır. Yapılacak keşifte yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, öncesinde tarla olarak kullanılıp kullanılmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği, dere yatağı etkisi altında olup olmadığı, öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, kimin ne zamandan beri hangi süre ve hangi tasarruflarla zilyet olduğu hususlarında somut olaylara dayalı olarak bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir krokili rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiden yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş üç adet hava fotoğrafının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcı, şekli ve süresini, bu yerin önceki ve şimdiki niteliğini, aktif dere yatağında veya derenin mutlak etkisi altında olup olmadığını, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve tamamlandığını, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını belirtir rapor alınmalı; jeolog bilirkişiden taşınmazın aktif dere yatağı kapsamında veya derenin mutlak etkisi altında kalıp kalmadığı yönünde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; ziraat bilirkişisinden çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden komşu parsellerle karşılaştırmalı şekilde tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın zilyetlikle mülk edinebilecek yerlerden olup olmadığını açıklayan, taşınmazın öncesi ve zirai faaliyete konu olup olmadığı, hangi tarihte imar-ihyaya başlandığı, tamamlandığı ve zilyetliğin hangi tasarruflar ile sürdürüldüğü hususlarını irdeler şekilde ve komşu parsellerin toprak yapıları ile mukayeseli, ayrıntılı ve bilimsel verilere dayalı rapor düzenlemesi istenmeli; yine taşınmazı dört tarafından gösteren panoramik fotoğrafları çektirilip dosya arasına konulmalı; tescil harici bölüm yönünden mükerrer tapu oluşumunun önüne geçmek adına hükme esas alınacak fen bilirkişisi raporu Kadastro Müdürlüğüne gönderilerek daha önce tapu kaydı oluşan yerlerden olup olmadığı sorulmalı, bundan sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde düzenlenen sınırlamalar da gözetilmek suretiyle toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ve incelemeye dayalı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Gelibolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim