SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/1635

Karar No

2025/6206

Karar Tarihi

24 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/1635 E. , 2025/6206 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1949 E., 2025/134 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların davalılardan ... ile birlikte ortak murisleri ...'nun mirasçıları olduğunu, muris ...'nun 17.12.2013 tarihinde dava konusu Kocaeli ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 5 30... ve 5 parsel sayılı taşınmazları davalılardan o dönem hayatta olan tek oğlu ...'ya satış göstermek suretiyle devrettiğini, sonrasında ise ... tarafından 5 30... parsel sayılı taşınmazın dünürü davalı ...'ya satış yoluyla devredildiğini, murisin devirlerdeki yegane amacının tüm mal varlığını yaşayan tek oğlu ...'ya bırakmak olduğunu, davalılar adına kayıtlı 5 30... ve 5 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının müvekkillerinin miras payları oranında iptali ile müvekkilleri adına tesciline, olmadığı takdirde fazlaya ilişkin talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin evlendiğinden beri babası muris ... ve murisin eşi olan annesi ile birlikte yaşadığını, yaklaşık 30 yıl boyunca muris ve murisin eşinin tüm ihtiyaçlarıyla müvekkilinin ve eşi ...'nun birlikte ilgilendiklerini, müvekkilinin annesi ...'nun kalp rahatsızlığı geçirdiğini ve yatağa bağımlı hale geldiğini, müvekkili davalının eşi ... ile birlikte murise ve eşine ölünceye kadar tüm özen ve hassasiyetlerini göstererek baktıklarını, murisin ayağının kesildiğini ve yatağa bağımlı hale geldiğini, murisin kendisi ve eşine bakması nedeniyle dava konusu 5 30... ve 5 parsel sayılı taşınmazları müvekkili ...'ya devrettiğini, bu taşınmazın dışında kalan yerleri ise tüm mirasçılarına eşit olarak taksim ettiğini, her ne kadar davacı tarafça murisin tüm mal varlığını diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla oğlu ...'ya devrettiği iddia edilmiş ise de bu durumun gerçeği yansıtmadığını, murisin 2013 yılında tüm mal varlığını mirasçıları arasında taksim ettiğini, müvekkilinin 2015 yılında dava konusu 5 30... parsel sayılı taşınmazı diğer davalı ve aynı zamanda dünürü olan ...'ya sattığını ve satış bedelini aldığını, ...'nun iyi niyetli 3. kişi olup taşınmazın maliki olduğunu, bu satıştan elde edilen gelirin de müvekkili tarafından muris ve annesinin tedavileri için harcandığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar ile diğer davalıların arasındaki ilişki ya da husumetin tamamen dışında olan müvekkili ...'nun, açılmış olan davada diğer davalı ...'nun yalnızca dünürü olduğunu, ancak müvekkilinin taşınmazı tapu siciline güven ilkesiyle edinen iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, müvekkilinin 5 30... parsel sayılı taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; murisin ölmeden önce davacı ve davalı ile dava dışı tüm mirasçılarına malvarlığını 2013 yılında devrettiği, murisin satış akdiyle temlik ettiği taşınmazların temlik tarihi itibarıyla değerlerinin bilirkişi raporları ile belirlenmekle birlikte, terekede kalan taşınmazının bulunmadığı, murisin davalılardan oğlu ...'e iki adet taşınmaz devir etmiş ise de murise adı geçen davalı oğlunun baktığı, murisin mirasçıları arasında taksim kapsamında değerlendirilebilecek devrettiği taşınmazların bedelinin birbirine yakın olduğu ve nihayetinde yaptığı paylaşımın hak dengesini gözetir şeklinde olduğu, kaldı ki tanık beyanlarına göre de murisin erkek çocuğunu üstün tutmadığı, murisin mal kaçırma saiki ile hareket etmesi durumunda tüm taşınmazlarını erkek çocuğu davalıya devredebileceği, davalı ...'in yani murisin oğlunun dava konusu 5 30... parseli diğer davalı dünürü ...'e satmış ise de satışa ilişkin havale/dekont ekli bedellerin ve araç takası satış sözleşmesinin bulunduğu, muris muvazaası koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davacıların davalılara karşı tapu iptali ve tescil, olmazsa terditli olarak alacak istemli davalarının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada bulunan tüm bilgi ve belgeler, yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporları, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; murisin sağlığında mallarını mirasçıları arasında paylaştırdığı, davalı oğlu ...'in, bacağı ampute edilerek yatalak kalan babası olan murise uzun yıllar baktığı ve murisin söz konusu bakım karşılığında davalı ...'e bir adet fazladan taşınmaz verdiği, muris muvazaası hukuksal nedeninin dayanağını teşkil eden 01.04.19 74... /2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının murisin gerçek iradesinin mirasçıdan mal kaçırmak olması halinde uygulanabileceği dikkate alındığında, somut olayda murisin mirasçılarından mal kaçırma iradesiyle hareket ettiğinin davacılar tarafından ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediği, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf nedenlerinin uygun bulunmadığı, davalılar vekillerinin ise hükmü vekalet ücreti yönünden istinaf ettiği, dosyaya sunulan bilirkişi raporu incelendiğinde, dava konusu taşınmazların dava tarihindeki değerinin tespit edilmesine ve bu değerler üzerinden davacıların miras paylarına göre harç miktarı hesaplanarak davacılara tamamlatılmış olmasına rağmen kendilerini vekille temsil eden davalılar lehine, taşınmazların dava tarihindeki değil de satış tarihlerindeki değerleri esas alınarak vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, davalılar vekillerinin bu hususa ilişkin istinaf nedenlerinin uygun bulunduğu ne var ki, bu yanlışlıkların yargılamayı gerektirmediği gerekçesiyle vekalet ücreti yönünden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme her ne kadar gerekçeli kararında taksim olgusundan bahsetse de taksim sözleşmesinin murisin sağlığında yapılması için murisin katılımı ve onayı gerektiğini, somut olayda böyle yazılı bir delil mevcut olmadığını, zira dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarının da bu hususu doğruladığını, paylaşımın ancak mirasçılar arasında eşit ya da eşite yakın payların mirastan alınması ile kabul edilebileceğini, somut olayda murisin iki değerli parselini davalı ...'ya devrederken geriye kalan toplam beş mirasçıya 1 parsel yer verdiğini, davalı tanıklarının da iddialarının tümünü doğruladığını, ayrıca tanıkların beyanında açıkça kızlara verilen yerin annelerinin payı olan yer olduğu fakat babalarının kendi adına yazdırdığı iddialarını da doğruladığını, nihayetinde murisin tüm mirasını oğluna bırakmak istediğini, yine bilirkişi raporuyla tespit edilen davalıya devredilen taşınmazların değeri ile müvekkillerine verilen parsellerin değeri arasında fahiş fiyat farkı olduğunu, somut olayda murisin paylaştırma/denkleştirme kastıyla hareket ettiğini söylemenin mümkün olmadığını, dosyada murisin terekesini taksim ettiği anlayışı üzerinden karar verilmiş ise de konunun Yerel Mahkemece de İstinaf Dairesi tarafından da yanlış anlaşıldığını, taşınmazların dava tarihindeki durumunun dikkate alındığını, oysa murisin bir parça taşınmazı tüm kızlarına verdiğini, kalan iki parça taşınmazı ise davalıya devrettiğini, kızlara devrolunan taşınmazın sonrasında imara girdiğini ve parsellere ayrıldığını, 513 adada yer alan taşınmazların ortaya çıktığını, murisin iradesini ortaya koyduğu tarihte imarın mevcut olmadığını, tüm kızlara tek parça taşınmazdan hisse verildiğini, bu durumun eşitlik ilkesine dayanan taksimin varlığına delil olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali ve tescil; olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'nun 16.10.2022 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacılar, davalı ..., dava dışı ..., ... ve ...'ı bıraktığı; murisin, sağlığında dava konusu Kocaeli ili, ... ilçesi, ... Mah. 5 30... ve 5 parsel sayılı taşınmazlarını 17.12.2013 tarihinde davalı oğlu ...'e satış suretiyle temlik ettiği, dava konusu 5 30... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... tarafından diğer davalı ...'e 20.10.2015 tarihli satış işlemiyle temlik edildiği, söz konusu taşınmazların halen davalıların mülkiyetinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim