SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2025/14 E. 2025/5689 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2025/14

Karar No

2025/5689

Karar Tarihi

4 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2025/14 E. , 2025/5689 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1529 E., 2024/2568 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/89 E., 2023/62 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların murisi halaları ... adına 30.05.2013 tarihinde tahsis edilen İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 95 51... parsel sayılı taşınmazın kentsel dönüşüm kapsamında değer kazanacağını öğrenen davalı ... ile davalıların murisi ...’ün murisin ekonomik olarak taşınmaz satmaya ihtiyacı bulunmamasına rağmen .... Noterliği’nin 15.11.2006 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesi kullanılarak taşınmazı 03.06.2013 tarihinde gerçeğe aykırı şekilde 30.000 TL bedel üzerinden satış gösterilmek suretiyle murisin rızası ve gerçek iradesi dışında ...’e devrettiklerini, satıştan hemen sonra kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlenip taşınmazın 9 ada altında tevhit edildiğini ve bu sözleşme kapsamında davalıların murisine 9, 31... numaralı bağımsız bölümlerin tahsis edildiğini, murisin ödeme almadan yapılan bu satış nedeniyle davalılara karşı 2017/334 E. sayılı dosya ile “vekaletin kötüye kullanılması” sebebiyle tapu iptali ve tescil davası açtığını ancak davalıların baskısıyla davadan feragat etmek zorunda kaldığını, satış işleminin mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğini, davalıların murisinin ekonomik gücünün taşınmazı satın almaya elverişli olmadığını, satışın hemen ardından kat karşılığı sözleşme yapılmasının da muvazaa olgusunu güçlendirdiğini, muris muvazaası nedeniyle dava konusu 9, 31... numaralı bağımsız bölümlere ilişkin tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise davacılara intikali gereken taşınmaz paylarının bedelinin devir tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; dava dilekçesinin 07.04.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, Covid-19 nedeniyle yasal sürelerin 15.06.2020’ye kadar durduğunu ve cevap dilekçesinin süresinde sunulduğunu, Harçlar Kanunu gereğince muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasında harcın taşınmazların gerçek değeri üzerinden nispi olarak alınması gerektiğini, tedbirin uygun teminat karşılığında yeniden değerlendirilmesini, esasa ilişkin olarak davacıların muris ...’ın taşınmazını davalıların murisi ...’e gerçekte bağışladığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, muris ile davalılar arasında uzun yıllara dayalı güçlü bir bakım, gözetim ve yakınlık ilişkisi bulunduğunu, murisin ekonomik olarak güçlü olmadığını ve tek gelirinin cüz’i emekli maaşı olduğunu, şehit aylığının ise ancak 2018’de bağlandığını, taşınmazdaki 1/2 hissenin muris tarafından 100.000 TL bedelle satıldığını, bedelin 50.000 TL’sinin banka hesabına yatırıldığını, kalan 50.000 TL’nin elden nakden ödendiğini ve bu hususta protokol düzenlendiğini, murisin fiil ehliyetine sahip olduğunu gösteren hastane raporunun bulunduğunu, tapudaki 30.000 TL bedelin rayiç bedelden kaynaklandığını, Yargıtay içtihatlarında bedel düşüklüğünün tek başına muvazaa delili sayılamayacağını ve semenin hizmet veya emek olabileceğinin kabul edildiğini, yıllarca yaptığı bakım ve destek nedeniyle murisin minnet duygusuyla bu satışı yaptığını, iradesinin mirastan mal kaçırma değil minnetin ifası olduğunu, murisin başka taşınmazlarının da bulunduğunu ve mal kaçırma kastı olsaydı bunları da devredebileceğini, murisin sağlığında açılan tapu iptali davasının ise davacıların yönlendirmesiyle vekaleten açıldığını, murisin durumu fark eder etmez avukatı azlettiğini ve davadan feragat ettiğini, tüm bu nedenlerle davacıların iddialarının gerçek dışı, kötü niyetli ve dayanaksız olduğunu, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesi 21.02.2023 tarihli 2020/89 E., 2023/62 K. sayılı kararında; dosya kapsamı, özellikle dinlenen tanık beyanları ile murisin taşınmazı uzun yıllar bakım ve gözetimini üstlenen ...’e minnet duygusuyla devrettiğinin anlaşıldığı, banka kayıtlarından 29.05.2013 tarihinde ... tarafından murisin hesabına 50.000 TL gönderildiği ve bedelin muris tarafından çekildiğinin tespit edildiği, murisin, sağlığında açtığı vekâlet görevinin kötüye kullanılması davasından feragat etmiş olmasının da mal kaçırma iradesinin bulunmadığını gösterdiği, murisin gerçek iradesinin mirasçılardan mal kaçırma değil minnet ve bakım karşılığı temlik olduğu kanaatine varıldığı, bu nedenle iddia edilen muris muvazaasının gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesinin 15.01.2024 tarihli 2023/1529 E., 2024/2568 K. sayılı kararında; muris ...’ın vekil tayin ettiği davalı ... tarafından 95 51... parseldeki 1/2 payının 03.06.2013 tarihli resmi akitle 30.000 TL bedelle davalı ...’e temlik edildiği, akabinde taşınmazın tevhit edilip 95 51... parselde kat mülkiyeti tesis edilerek 9, 31... numaralı bağımsız bölümlerin ... adına tescil edildiği, murisin 21.02.2020’de ölümü üzerine davanın açıldığı, murisin, sağlığında söz konusu bağımsız bölümlere ilişkin olarak hile ve vekâlet görevinin kötüye kullanılması iddiasıyla dava açıp kısa süre sonra feragat ettiği, murisin ekonomik sıkıntısının ve taşınmazı satmasını gerektirir makul bir nedenin bulunmadığı, temlikten hemen sonra murisin taşınmazı kullanmaya devam ettiği, satış bedeli olduğu iddia edilen 50.000 TL’nin davalı tarafından murisin hesabına yatırıldıktan yalnızca iki gün sonra muris tarafından çekildiği, paranın terekede bulunmadığı, murisin sosyal güvencesinin olduğu ve malvarlığını devretmesini gerektiren zorunlu bir sebep saptanamadığı, temlikten hemen önce ve sonra gerçekleşen olağan dışı zamanlama ile bankadaki işlem hareketlerinin işlemin gizli bağış niteliğinde ve mirasçılardan mal kaçırma amacıyla yapıldığına işaret ettiği ayrıca murisin feragat ettiği davanın da muvazaayı perdelemeye yönelik olduğu anlaşılmış olup mirasbırakanın gerçek iradesinin satış yönünde olmadığı, görünürdeki satış sözleşmesinin tarafların gerçek iradesine uymadığı, gizli bağış iradesinin ise TMK m.706, TBK m.237 ve Tapu Kanunu m.26’daki şekil şartlarını taşımadığından geçersiz olduğu, bu itibarla temlik işleminin muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu sonucuna varıldığı, Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yanılgılı değerlendirmeye dayandığı belirtilip açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 uyarınca Yerel Mahkeme kararının kaldırılması ve davanın kabulüne ilişkin yeniden hüküm tesis edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalılar vekili temyiz dilekçesi ile; muris ...’ın dava konusu taşınmazı tapuda satış göstererek gerçekte bağış iradesiyle ve mirasçıdan mal kaçırma kastıyla davalıların murisi ...’e devrettiği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemi; İstanbul 16. Asliye Hukuk Mahkemesince tanık beyanları, murisin bakım ihtiyacının davalılarca karşılandığı, satış bedelinin 50.000 TL’lik kısmının murisin hesabına yatırılarak çekildiği, murisin vekâletin kötüye kullanılmasına ilişkin açılan davadan haberdar olur olmaz feragat ettiği hususları birlikte değerlendirilerek davanın reddiyle sonuçlanmış iken, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince murisin ekonomik gereksinimi bulunmadığı, satışın bedelsiz ve muvazaalı olduğu, banka hareketlerinin ve feragatin muvazaayı gizlemeye yönelik bulunduğu gerekçesiyle kabul kararı verilmiş ise de murisin yaşlılık, hastalık ve bakım gereksinimi nedeniyle davalılarla güçlü bir beşerî bağ içinde olduğunu, temlikin minnet ve nakit ihtiyacı gereği gerçek bir satış iradesine dayandığını, murisin başka taşınmazlarının da bulunması nedeniyle mal kaçırma kastının ispatlanamadığını, ödeme ve protokolün satışın gerçekliğini gösterdiğini, bedel-değer farkının tek başına muvazaa oluşturmayacağını, davacıların iddialarını somut delille kanıtlayamadığını, İstinaf Mahkemesinin eksik ve yanılgılı değerlendirme ile verdiği kabul kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının yerinde olduğunu belirtip davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve miras payı oranında tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosyanın incelenmesinden; muris ...'ın .... Noterliğince düzenlenen 15.11.20 06... yevmiyeli vekaletname ile davalı ... 'ı vekil tayin ettiği, vekil ...'in anılan vekaletname ile, murisin kayden maliki olduğu İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... mevkiinde kain 95 51... parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını 03.06.2013 tarih ve ... yevmiye nolu resmi akit ile 30.000,00 TL bedelle satış suretiyle davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, taşınmazın 20.12.2013 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile 95 51... parsel sayılı taşınmaz ile tevhit edildiği, bilahare 24.09.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile 95 51... parsel sayılı taşınmaz üzerinde kat mülkiyeti tesis edilerek 9, 31... numaralı bağımsız bölümlerin ... adına tescil edildiği, ...'ün 08.10.2016 tarihinde ölümü ile de 08.10.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı işlem ile intikalen mirasçıları ..., ... ve ... adına müşterek (paylı) mülkiyet hükümleri üzere tescil edildiği anlaşılmıştır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 128.593,58 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim