Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2025/1007
2025/5829
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2025/1007 E. , 2025/5829 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3217 E., 2024/3312 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/642 E., 2024/451 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; Sinop ili, ... ilçesi, ... köyü 1 77... parsel sayılı taşınmazın, muris ...’ya aitken 18.01.2006 tarihinde piyasa koşullarının çok altında 1000 TL bedelle davalı ...’ya satış gösterilerek devredildiğini, murisin 1999 yılında vefat eden oğlu ...’in çocukları olan davacı ile ... ve murisin kızı ...’e miras bırakmak istemeyerek mirasını yalnızca yaşayan oğlu ...’a bırakmayı amaçladığı, murisin satıştan gelecek paraya ihtiyacı bulunmadığı, 2006 yılı asgari ücret düzeyi dikkate alındığında bedelin emsallerine göre açıkça fahiş derecede düşük olduğunu, işlemin murisin gerçek iradesini gizlediği ve muvazaalı şekilde gerçekleştirildiğini, diğer mirasçılar ... ile ...’nın davaya katılımlarının ve muvafakatlerinin sağlanmasının zorunlu olduğunu, muvafakat alınamaması halinde TMK m. 640 gereğince miras ortaklığına temsilci atanmasının talep edileceğini, tüm bu nedenlerle muvazaalı olarak düzenlenen tapu kaydının iptali ile taşınmazın murisin veraset ilamındaki hisseleri oranında mirasçıları adına tescilinin yapılması gerektiğini ayrıca taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacının tek başına muris adına tescil talep edemeyeceğini, hukuki yararının bulunmadığını ve davanın usulen reddi gerektiğini ayrıca satıştan 12 yıl sonra açılan davanın zamanaşımına uğradığını, satış bedelinin 2006 yılı rayicine uygun olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre tek başına bedel farkının muvazaa için yeterli olmadığını, murisin çok sayıda taşınmazı bulunduğunu, parselasyon ve davalar nedeniyle oluşan masrafların tamamının davalı tarafından karşılandığını, murisin maddi durumunun zayıf olduğunu ve kanser döneminde tüm bakım–tedavi giderlerinin davalıca üstlenildiğini, tüm mirasçıların işlemden haberdar olduğunu ve 12 yıl boyunca hiçbir dava açılmamasının işlemin gerçek bir satış olduğunun göstergesi sayıldığını, mirasçılardan mal kaçırma kastının bulunmadığını ve davacının iddiasını ispat edemediğini belirterek davanın esastan da reddi gerektiği savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Sinop 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 01.07.2024 tarihli 2018/642 E. 2024/451 K. sayılı kararında; satış bedelinin mutlaka para olmak zorunda bulunmayıp hizmet veya emek karşılığında da satış yapılabileceğinin Yargıtay içtihatlarıyla kabul edildiği gözetildiğinde somut olayda 1 77... parsel sayılı taşınmazın muris ... tarafından 18.01.2006 tarihinde 1.000 TL bedelle davalıya devredildiği, bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 321.327,50 TL olarak belirlendiği, davalı tanıklarının devrin parselasyon masrafları karşılığı yapıldığını beyan ettiği, diğer tanıkların ise görgüye dayalı bilgisi bulunmadığı, murisin devir ve ölüm tarihinde birden fazla taşınmazının bulunduğu, salt bedel farkının muvazaa için yeterli olmadığı ve davacının mal kaçırma kastını somut delillerle ispat edilemediği anlaşıldığından TMK m. 6 ve HMK m. 190 uyarınca davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacılar vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1.HD 26.12.2024 tarihli 2024/3217 E. 2024/3312 K. sayılı kararında; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esasa aykırılık bulunmadığı tespit edilerek başvuru esastan reddedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri hiçbir gerekçe yönünden tartışma yapılmadığını zira HMK m. 355 gereğince istinaf incelemesinin ileri sürülen sebeplerle sınırlı yapılması ve her bir gerekçeye yanıt verilmesinin zorunlu olduğunu oysa somut olayda, tanık ...’ın murisin davalı ...’ın elinde bulunan vekâlet nedeniyle duyduğu açık endişeleri, murisin “çocuklarımın hakkını yiyor” şeklindeki şikâyetlerini, davalının parselasyonu kimseye bildirmeden tek taraflı yaptığını ve değerli parselleri kendi üzerine aldığını ayrıntılı biçimde aktarmasına rağmen bu beyanların kararda tamamen göz ardı edildiğini, yine tanık ...’ın murisin yalnızca bir taşınmazı parselasyon karşılığı vereceğini söylediğini ancak davalının hileyle iki taşınmazı da kendi üzerine aldığını net şekilde ifade etmesine rağmen Mahkemece bu temel hususun değerlendirmediğini, tanık ..., ... ve ...’in murisin ekonomik olarak satışa ihtiyacı bulunmadığını, bakımının aile bireyleri tarafından sağlandığını, davalının parselasyon masraflarını mirasçılardan talep etmediğini, bu masrafların ne olduğunun da hiçbir şekilde belgelenmediğini açıkça ortaya koymalarına rağmen Mahkemelerce parselasyon giderleri “yüksek bir bedel olabilir” varsayımıyla kabul edilerek hiçbir araştırma yapılmadığını oysa taşınmazın bilirkişi raporuyla belirlenen 321.327 TL değerine karşılık yalnızca 1.000 TL bedelle devredildiğini, davalının parselasyon masrafları olarak iddia ettiği meblağın o tarihte en fazla 5.000–6.000 TL civarında olabileceğini, bu masrafın dahi iki taşınmaz devrini haklı gösteremeyeceğini ayrıca tüm tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde murisin iradesinin davalı tarafından sakatlandığını, murisin taşınmazlarını bölüşme niyeti dışında hileli yönlendirmelerle devre zorlandığını, davalının bilgi saklayarak muvazaalı işlem tesis ettiğinin somut biçimde ortaya çıktığını, buna rağmen istinaf sebeplerinin tartışılmadığını bu nedenlerle istinaf kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu Sinop ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 177 ada, 13 parsel nolu, 2.137, 05... yüz ölçümlü taşınmazın 18.01.2006 tarihinde muris ... tarafından satış suretiyle davalı ... adına tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.