Yargıtay yargitay 2024/93 E. 2025/5583 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/93
2025/5583
2 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/93 E. , 2025/5583 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2234 E., 2023/1681 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/152 E., 2022/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usuli eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz edilen asıl ve birleştirilen davalarda davalılar ... vd. vekilleri Avukat ... geldi. Davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili; tarafların murisi ...’un davacıların murisleri ile arasının iyi olmadığını, bu nedenle mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile muvazaalı olarak 3685 parsel sayılı taşınmazını 18.07.1977 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile davaların murisi olan ...'a devrettiğini, taşınmazın imar uygulaması ile 4 42... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15... , 4 39... , 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14 , 4 75... , 7, 8, 9, 10, 11, 12, 4 40... , 9, 10, 11, 12, 13... ada 8 parsellere gittiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında davacılar adına tescilini, olmadığı takdirde bedelin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili; murisin terekesinde taşınmaz olduğunu, yaşlılığı sırasında ikamet ettiği ... köyünde değil davalıların murisi olan oğlu ...'in ikamet ettiği ... köyünde ölene kadar oğlu ...'in evinde yaşadığını ve tüm bakımının oğlu İsmail tarafından yapıldığını, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı yapılmadığını, davacıların eldeki davayı açmakta kötüniyetli olduklarını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının davasını mevcut deliller ve tanık beyanları ile ispatlayamadığı gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; muris ...'un bir kısım mirasçılarından olan kızı ... ve oğlu olan ... tarafından aynı temlike ilişkin olarak muris muvazaası hukuki nedenine dayalı açılan tapu iptali ve tescil davasının kabul edildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 2015/17064 Esas, 2018/15825 Karar sayılı karar ile davacı tarafın iddiasını kanıtlayamadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulduğu, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği ve kararın onanarak 29.11.2021 tarihinde kesinleştiği, anılan dava dosyasının edleki dava bakımından güçlü delil niteliğinde olduğu, aynı resmi akit yönünden iradenin bölünmezliği ilkesi gereğince mal kaçırma ve muvazaa olgusunun kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf isteğinin HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın murisin tek taşınmazı olduğunu, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/923 Esas sayılı tereke tespiti dosyasında yapılan araştırma sonucunda temlikin öğrenildiğini, diğer bir kısım mirasçının açtığı dava için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunulduğunu, diğer mirasçılar yönünden verilen red kararının kesin delil teşkil etmeyeceğini, murisin diğer çocuklarıyla olan husumeti nedeniyle tek taşınmazını davalıların murisi olan oğluna devrettiğini, murisin ölünceye kadar bakım, gözetim karşılığı yaptığı temlikin muvazaa ile illetli olup olmadığının belirlenebilmesi için sözleşme tarihi ile murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan malvarlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelikine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi olguların göz önünde tutulması gerektiğini, eldeki davada da tüm olguların bulunduğunu, murisin erkek çocuğunu kız çocuklardan üstün tutma bilinci ile terekesindeki tek malvarlığını orantısız olarak iradi biçimde erkek çocuğuna devrettiğini, YİBK (01.04.1974 1/2) gerekçesindeki şartların değerlendirilmediğini, murisin oğlu İsmail ve diğer oğlu ... dışındaki tüm çocuklarına kırgın ve küs olduğunu, sadece tanık anlatımları değerlendirilmek suretiyle fiili karinenin göz ardı edildiğini, tanıkların aile içi durumları bilen kişiler olup yanılgısız ve direk görgüye ve duyuma dayalı tanıklık yaptıklarını, iddianın kanıtlandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris ...’un 04.01.1984 tarihinde öldüğü, geride çocukları ..., 2015 yılında ölen oğlu ...’in mirasçıları, 1996 yılında ölen oğlu...’nin mirasçıları, 1990 yılında ölen kızı ...’nin mirasçıları olan asıl davada davacılar, 1969 yılında ölen oğlu ...’in mirasçısı olan birleştirilen davada davacı ... ile dava dışı diğer mirasçıları, 2007 yılında ölen kızı ...’nin mirasçılarından birleştirilen davada davacı ... ile diğer mirasçıları ve 2004 yılında ölen oğlu ...’in mirasçıları olan asıl ve birleştirilen davada davalıların kaldığı, murisin 18.07.1977 tarihinde 3585 parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakma akdi ile oğlu ...’e temlik ettiği, 02.02.2005 tarihli imar uygulaması ile 3585 parselin dava konusu taşınmazlara gittiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle asıl ve birleştirilen davada davacıların muris muvazaası iddiasını 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 190. ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddeleri uyarınca ispatlayamadığı anlaşıldığına göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl ve birleştirilen davaların davacılarından alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl ve birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.