SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/5916 E. 2025/5770 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/5916

Karar No

2025/5770

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/5916 E. , 2025/5770 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/103 E., 2024/75 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulanık 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/288 E., 2021/735 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; mirasbırakan babaları ...’ten kalan taşınmazların intikal ve paylaşım işlemlerinin yapılması için kardeşi olan davalı ...’i vekil tayin ettiğini, ancak davalı vekil ...’un, bilgisi ve iradesi dışında, diğer davalı ...’un hilesi ile dava konusu 173, 278, 282, 301, 307, 317, 318, 319, 324, 328, 329, 332, 338, 339, 340, 342, 490, 491, 549, 551, 552, 554 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını kardeşi olan diğer davalı ...’e satış suretiyle devrettiğini, kendisine herhangi bir bedel ödenmediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde şimdilik 1.000,00 TL'nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ..., süresinde davaya cevap vermemiş, 21.04.2021 tarihli dilekçesi ile; taşınmazların tek elde toplanması amacıyla kardeşlerinden aldığı vekaletnameler ile paylarını davalıya devrettiğini, davalıdan herhangi bir satış bedeli almadığını, davalının kardeşlerinin hakkını vermediğini ve kendilerini dolandırdığını beyan etmiştir.
2. Davalı ...; dava konusu taşınmazların murisleri ...’dan kaldığını, toplam 9 mirasçı olduklarını, mirasçıların farklı illerde olmaları nedeniyle taşınmazların idaresi konusunda sıkıntı yaşadıklarını, bu nedenle tüm mirasçıların bir araya gelerek taşınmazların kendisine satışı hususunda anlaştıklarını, bu nedenle tüm mirasçıların paylarını satın aldığını, bir kısım mirasçıya paylarına karşılık taşınmaz verdiğini, davacıya ise satış bedelinin nakit olarak ödendiğini, davacının satış bedelini banka hesabına gönderilmesini kabul etmediğini, kendisinin de şahitler huzurunda davacının payına düşen bedeli elden ödediğini, davacının yapılan işlemden haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; .... Noterliğinin 28.07.20 10... yevmiye nolu taşınmaz satış ve devrini içerir vekaletnameyle ... ve ...'in ... 'i vekil tayin ettiği, muris ... mirasçılarının dönem dönem mirasa konu taşınmazların yönetimi için birbirlerine genel yetkiyi içeren vekaletnameler verdiği, dinlenen davalı tanık beyanlarında mirasçılardan kimisine para kimisine ev verildiğinin belirtildiği, verilen evlere ilişkin tapu devir tarihlerinin ise davalının iddiaları ile uyuşmadığı, yine davalının davacıya elden para vermek suretiyle miras paylarını verdiğini belirttiği, para miktarı dikkate alındığında bu hususa ilişkin tarafsız tanık beyanı bulunmadığı gibi yazılı bir belge de dosyada mevcut olmadığı, vekalet verilen davalı ...'un dosya arasına gönderdiği dilekçede davalı ... tarafından kandırıldığını beyan ettiği, ayrıca davalı tarafından dinletilen tanıkların kadın mirasçılar olduğu ve yörenin geleneksel yapısı düşünüldüğünde kadınlara miras payı verilmediği gibi daha çok erkek çocuklar arasında miras paylaşımının yaygın olduğu, taraflar arasında verilen vekaletnamelerin ise taşınmaz paylarının devrini sağlamaya yönelik verildiğinin anlaşıldığı, davalının miras payını elden ödediğine ilişkin iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının savunmalarını somut delillerle ispatlayamadığı, davalı ... ise vekaletnameyi almış ise de dava konusu taşınmazların tamamının diğer davalı ... adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, 1.137.686,05 TL’nin davalı ...’ten tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın davalı ...'ı dava konusu taşınmazın satış yetkisini de içerir şekilde vekil tayin ettiği, davalı vekilin dava konusu taşınmazlarda mevcut davacının hisselerini 10.12.2012 tarihinde diğer davalı ...'e satış suretiyle devrettiği, davacıya ödeme yapıldığına ilişkin dosyaya makbuz, dekont vs sunulmadığı, bu açıdan vekaletnamenin davacının iradesine uygun olarak kullanıldığına ilişkin savunmanın ispatının davalı vekile düştüğü, bu kapsamda davalı vekilin vekaletin kötüye kullanılmadığını ve satış bedelini vekil edene ödediğini ispatla yükümlü olduğu, bunun mümkün olmaması halinde davalı alıcının vekil ile el ve işbirliği içerisinde olmadığını ve iyiniyetli olduğunu ispatla mükellef olduğu, mevcut dosya kapsamı, davalıların savunmaları ile aralarındaki akrabalık bağı ve taşınmazların gerçek değeri ile resmi senette gösterilen değer arasındaki fahiş fark nazara alındığında davalıların el ve işbirliği içerisinde hareket ettikleri sonucuna ulaşılacağı, davalı vekil ...'ın yargılama aşamasında vermiş olduğu beyan dilekçesi de dikkate alındığında vekaletnameyi kötüye kullanarak kardeşi olan diğer davalı ...'e taşınmazları satış suretiyle devrettiği, vekaletin kötüye kullanılarak bahse konu devrin yapıldığı hususunun sabit olduğu, İlk Derece Mahkemesince davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın kabulüne dair karar verilmesi gerekirken bedel talebinin kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu; kabule göre, diğer davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmiş ise de vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında, kayıt maliki ile vekil arasında el ve işbirliği olması halinde haksız fiil sorumluluğu çerçevesinde harç ve yargılama giderlerini birlikte ödemekle yükümlü olacaklarından davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de bu husus istinaf konusu edilmediğinden mahkeme kararının eleştirilmekle yetinildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, davalı ... yönünden tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı ile birlikte 9 kardeşe miras kaldığını, tüm mirasçıların taşınmazları satma kararı aldıklarını, davalının tüm mirasçılar ile anlaşarak dava konusu taşınmazları satın aldığını, tarafların kız kardeşleri ve annelerinin tanık olarak verdikleri beyanlarında davalının tüm mirasçıların haklarını verdiklerini belirttiklerini, vekaletnamenin taşınmazların davalıya satışı için verildiğini, dava konusu 332 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin davalıya ait olmadığını, buna rağmen bu taşınmaz için de kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili, süresinden sonra verdiği 28.04.2025 tarihli temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat isteminde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince, davacının terditli talebi olan tazminat talebinin kabulüne karar verildiğini, bu kararın davacı tarafça istinaf edilmediğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince, kurulan yeni hükümde tapu iptali ve tescil kararı verilemeyeceğini, davacının, dava konusu taşınmazlardaki paylarını davalıya sattığını, davacıya satış bedelinin ödendiğini, davacının ekonomik olarak zor duruma düştüğü için satıştan on yıl sonra eldeki davayı açtığını, davacı adına icra takipleri bulunması nedeniyle davacıya ödemelerin banka kanalı ile yapılamadığını, tazminattan vekilin sorumlu olduğunu, bu nedenle vekilin beyanlarına itibar edilemeyeceğini, vekil ... ile davalı arasında adli merciilere yansıyan husumet bulunduğunu, vekilin davalı ile işbirliği içerisinde hareket etmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, satış tarihinin 2010 yılı olup bu yıla göre taşınmazların değerlerinin hesaplanması gerektiğini, hatalı karar nedeniyle diğer mirasçıların da davalıya karşı dava açtıklarını, davacı tarafça iddianın ispat edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ... ve dava dışı kardeşi ...’in .... Noterliğinin 28.07.2010 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekaletnamesi ile mirasbırakanları ...’ten kalan bilumum taşınmazların adlarına intikali ve satışı hususunda kardeşleri olan davalı ...’i vekil tayin ettikleri, dava konusu 173, 278, 301, 307, 317, 318, 319, 324, 328, 329, 392, 338, 339, 340, 342, 490, 491, 549, 551, 552, 5 54... parsel sayılı taşınmazların 1/12’şer paylarla ..., .... ve ... adlarına kayıtlı iken, vekil ...’un taşınmazlardaki kendi payını asaleten, davacı ..., dava dışı ... ve ...’ın paylarını vekaleten, ...’ün de kendi payını asaleten, dava dışı ..., ... ve ...’nın paylarını vekaleten 10.12.2012 tarihinde davalı kardeşleri ...’a satış suretiyle devrettikleri, taşınmazların tam pay ile davalı adına kayıtlı hale geldiği anlaşılmaktadır.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle davalı ... vekili tarafından İlk Derece Mahkemesinin 10.11.2021 tarihli hükmü istinaf edilirken davacı tarafça davanın terditli olarak açıldığı, bu nedenle Mahkemece öncelikle davacının payı oranında tapu iptali ve tescil kararı verilmesi gerekirken tazminata hükmedilmesinin talebe bağlılık ilkesine aykırı olduğunun açıkça belirtildiği de gözetilerek davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 58.288,00 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...’ten alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim