Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/5692
2025/6074
18 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/5692 E. , 2025/6074 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/135 E., 2024/394 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili ve ihbar olunan EPDK vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen davada; Bingöl ili .... ilçesi ... köyünde bulunan 1 68... ve 1 69... sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda hatalı olarak Hazine adına tapuya tescil edildiğini ileri sürerek irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların muhtelif bölümleri hakkında tapu kaydının iptali ile davacılar adına eşit hisseli olacak şekilde tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin 26.04.2016 tarihli 2014/20 Esas ve 2016/300 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen karar, davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.06.20 20... /13307 Esas, 2020/1395 Karar sayılı kararı ile; “taşınmazların öncesinin imar- ihyaya muhtaç yerlerden olması nedeni ile imar-ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğin sürdürülüş biçimi ve süresinin yöntemince araştırılmadığı, hava fotoğraflarından usulünce yararlanılmadığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı üzerinde durulmadığı, Mahkemece yeniden araştırma ve inceleme yapılması gerektiği” belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmaz bölümlerinin imar- ihyasının en geç 1982 yılında tamamlanarak 20 yıldan fazla süre boyunca davacı tarafça eklemeli zilyetlik ile kullanıldığı, her ne kadar dava konusu (B) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımları baraj sahası içerisinde kaldığından, kamulaştırma kapsamında kalan taşınmazlar yönünden tescil değil mülkiyetin tespitine karar verilecek ise de taşımazların kamulaştırmasının yapılmadığı, Hazine adına kayıtlı olduğu, taşınmaz üzerinde irtifak hakkı tesis edildiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının bozma kararına aykırı olduğunu, araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
İhbar olunan EPDK vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının bozma kararına aykırı olduğunu, araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, davacı tarafın iddiasını ispat edemediğini belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki nedenlere dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu, .... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 68... parsel sayılı sayılı 219.674,48 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz ile aynı çalışma alanında bulunan 1 69... parsel sayılı 6.017,14 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Mahkemece, dava konu taşınmaz bölümleri üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmediği gibi yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için elverişli değildir. Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi raporu ile ziraat bilirkişi kurul raporuna göre çekilmeli taşınmaz bölümlerinin vasfının çayır olduğu; mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre çekişmeli taşınmaz bölümlerinin davacılar ve evvelinde murisleri tarafından bahçe-tarla olarak kullanıldığının belirtilmesine rağmen Mahkemece bu çelişki giderilmeden, taşınmaz bölümlerinin vasfının ne olduğu tam olarak belirlenmeden karar verilmiştir.
Her ne kadar davacılar için belgesiz araştırması yapılmış ise de davacı taraf eklemeli zilyetliğe dayandığından ve mülkiyetin kazanılabilmesi için tek başlarına zilyetlikleri yetmediğinden murisleri yönünden de usulünce belgesiz araştırması yapılması gerekmektedir.
Dosya içerisine alınan komşu taşınmazların dayanak kayıtlarından komşu taşınmazların tarla vasfı ile tescil edilmesine karşılık ziraat bilirkişi kurulu raporunda hem çekişmeli bölümlerin komşu taşınmazlarla benzerlik gösterdiği hem de çekişmeli bölümlerin çayır otu ile kaplı olduğu belirtilerek rapor içinde çelişki yaratılmıştır.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından aynı köy ve komşu köylerin halkından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, nizalı bölümlerin kamu orta malı çayır niteliğinde olup olmadığı ya da özel çayır olup olmadığı, köyde özel çayır olarak kullanılan başka taşınmazlar olup olmadığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, şayet köyde özel çayır olarak kullanılan taşınmazlar olduğu belirtilirse bu taşınmazların tapu kayıtları getirilerek dosya içerisine alınmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmaz bölümlerinin sular altında kalmadan önceki vasfının ne olduğu, çayır niteliğinde mi yoksa tarla/bahçe niteliğinde olup olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmaz bölümlerin önceki vasfını tam olarak açıklayan, önceki ziraat mühendisi bilirkişi raporu arasında hasıl olan çelişkiyi de irdeleyecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisine dosya kapsamında yer alan 1973, 19 82... tarihli stereoskopik hava fotoğrafları ile uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, çayır vasfında olup olmadığının, imar-ihyasına en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesi gereğince Tapu Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden davacıları murisleri adına belgesiz araştırması yapılmalı fen bilirkişisinden ise keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Kabule göre de su altında kalan taşınmaz bölümleri yönünden mülkiyetin tespiti kararı verilmesi gerekirken tapu iptali ve tescil kararı verilmesi de isabetsizdir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin ve ihbar olunan EPDK vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüne, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden EPDK'ya iadesine,
Dosyanın Solhan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.