Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/5573
2025/5944
15 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/5573 E. , 2025/5944 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1735 E., 2024/877 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/504 E., 2023/490 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi Karamusa mevkiinde bulunan dava konusu 1 48... , 20, 28, 29, 38, 39 parsel, 1 49... , 43 parsel, 1 50... parsel, 1 52... , 2, 22, 23, 25, 26, 27 parsel, 1 53... parsel, 1 76... , 3, 5, 6 parsel, 1 77... , 93 parsel, 1 83... parsel ve 1 84... parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan babası ...’a ait olduğunu, ancak taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında sadece davalı kardeşleri ... ve ... adına tespit ve tescil edildiğini, yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazlarda 1/3 oranında miras payı bulunduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde miras payı oranında belirlenecek bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında 1 52... , 2 ve 1 84... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalılar; dava konusu taşınmazların ilk tesis kadastro çalışmaları ile adlarına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazların tapulu olduğunu, bu nedenle tesis kadastro çalışmaları sonucu yapılan kayıt ve tescilin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının 1 52... , 2 ve 1 84... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davadan feragat ettiği, dava konusu 1 52... ve 2 parsel sayılı taşınmaz dışındaki tüm taşınmazların tapu kaydına dayanılarak kadastro tespitlerinin yapıldığı, tespite dayanak tapu kayıtlarının incelenmesinde ise taşınmazların tarafların murisi ...’a ait olduğu, murisin 22.01.1974 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi ... ve çocukları ..., ..., ... ve ...’in kaldığı, ...’in de 13.01.1979 tarihide bekar olarak ölümü ile geriye mirasçı olarak annesi ... ve kardeşleri ..., ... ve ...’un kaldığı, ...’nin muris ...’den intikal eden paylarını asaleten, kızı ...’a intikal eden payları ise velayeten ... oğlu ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’in de temlik aldığı payları, davalılar ... ve ...’a satış suretiyle devrettiği, ... ve ...’un yaşlarının küçük olmaları nedeniyle onlar adına işlemleri velayeten annesi ...’nin yürüttüğü, feragat edilen 1 52... parsel ve 1 52... parsel dışındaki taşınmazların senetsizden tescil edilmediği, dayanak tapu kayıtlarına göre tespit ve tescil işlemlerinin gerçekleşmiş olduğu, dayanak tapu kayıtlarının incelenmesinde kök murisin ölümü ile dava konusu taşınmazların davacı dahil mirasçılarına mirasen intikal ettiği, ardından davacının hissesinin annesi tarafından dava dışı üçüncü kişiye satıldığı ve daha sonra davalılarca üçüncü kişiden satın alındığı, gerekçesiyle 1 52... ve 2 parsel, 1 84... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, diğer taşınmazlar yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince tarafların annesi ...'nin davacıya ait miras paylarını tapuda ...'a sattığı ve davalıların da bu hisseleri daha sonra ...'tan satın aldığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiş ise de davacı vekilinin dilekçelerin teatisi aşamasında dosyaya sunduğu cevaba cevap dilekçesinde tapuda yapılan tüm satış işlemlerinin mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olduğunu ileri sürdüğü ve iptallerini talep ettiği, dilekçelerin teatisi aşamasında iddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesinin mümkün olduğu, davacı vekilinin eski tapu kayıtlarına yönelik muvazaa iddiasının değerlendirilerek tartışılması gerektiği, nitekim eldeki davadaki uyuşmazlığın da, tarafların annesi ... tarafından eşinin kardeşi ...'a yapılan satış işleminin ve bu işlemden bir gün sonra ... tarafından davalılara yapılan satış işlemlerinin mal kaçırmaya yönelik muvazaalı işlemler olup olmadığı noktasında toplandığı, ancak Mahkemece bu konuda yeterli değerlendirmenin yapılmadığı, sadece eski tapu kayıtlarındaki mülkiyet durumuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verildiği, eski tapu kayıtlarına göre dava konusu taşınmazlarda tarafların murisi ...'ın 960/1920 oranında payının bulunduğu, muris ...'ın 22.01.1974 tarihinde vefat ettiği, geriye yasal mirasçıları olarak eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı, ...'in de 13.01.1979 tarihinde çocuksuz olarak öldüğü, bu tarih itibariyle ...'nin 330/1980, ..., ... ve ...'ın ise 210/1980'er oranda miras hissesinin bulunduğu, 22.02.1979 tarihinde murisin eşi ...'nin kendisine ait hisseyi (330/1980) asaleten, kızı ...'a ait hisseyi (210/1980) ise velayeten eşinin kardeşi ...'a tapuda satış yoluyla devrettiği, ... ve ...'nin hisselerine yönelik olarak herhangi bir devir işlemi yapılmadığı, ...'ın ise devraldığı bu hisseleri hemen ertesi gün yani 23.02.1979 tarihinde davalılar ... ve ...'ye tapuda satış yoluyla devrettiği, tarafların annesi ...'nin daha sonra 2010 yılında vefat ettiği, kadastro tespit tarihi itibariyle muris ...'ın taraflar dışında başkaca mirasçısının bulunmadığı, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin ise eski tapu kayıtlarına ve harici taksime dayanılarak davalılar adına yapıldığı, gerek tarafların annesi ... tarafından ...'a yapılan satış işlemlerinin, gerekse de ... tarafından davalılara yapılan satış işlemlerinin gerçek satış olmayıp davacıdan mal kaçırmaya yönelik muvazaalı şekilde yapılan devir işlemleri oldukları, esasında söz konusu devirler sırasında taraflar arasında herhangi bir para alışverişinin yapılmadığı, bir gün arayla gerçekleştirilen devir işlemleriyle davacıya ait miras hisselerinin muvazaalı şekilde mal kaçırmak amacıyla davalıların üzerine geçirildiği, dolayısıyla görünürdeki satış işlemlerinin tarafların gerçek iradelerini yansıtmaması nedeniyle muvazaalı ve geçersiz olduğu, muvazaalı satış işlemi sonucu oluşan eski tapu kayıtları esas alınarak yapılan kadastro tespitlerinin de gerçek hak ve mülkiyet durumunu yansıtmadığı, Kadastro Kanunu'nun 12/4. maddesi uyarınca kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisindeki eski tapu kayıtlarının işleme tabi kayıt olma özelliklerini kaybettiği, dolayısıyla eski tapu kayıtlarının muvazaalı oldukları anlaşılsa dahi bu kayıtlarla ilgili iptal hükmü kurulamayacağı, muvazaa durumunun kadastro sonucu oluşan tapu kayıtlarıyla ilgili tapu iptali ve tescil hükmü kurulurken nazara alınacağı, bu itibarla feragat edilen parsellerin dışında kalan tüm taşınmazlar yönünden davanın kabulüne ve davacının miras payının adına tesciline karar verilmesi gerekirken hatalı bir takım gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 52... ,2 ve 1 84... parsel sayılı taşınmazlar yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, 1 48... , 1 48... , 1 48... , 1 49... , 1 52... , 1 52... , 1 76... , 1 77... , 1 48... , 1 48... , 1 48... , 1 49... , 1 52... , 1 52... , 1 76... , 1 83... , 1 50... , 1 52... , 1 53... , 1 76... , 1 76... , 1 77... parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların kök muris ...’ın ölümü ile tüm mirasçılarına intikal ettiğini, mirasçı ...’nin kendi miras paylarını asaleten, davacı ...’ın miras paylarını ise velayeten dava dışı ...’a satış suretiyle devrettiğini, davacının dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesinde kendisine ait payların velayet görevi kötüye kullanılarak, muris ...’nin paylarının ise mal kaçırma amacıyla devredildiği yönünde bir iddiasının bulunmadığını, sadece taşınmazların muris ...’a ait olduğunu iddia ettiğini, ayrıca, davacının muristen kendisine intikal eden (210/1980 ) pay yönünden dava açtığını, İstinaf Mahkemesi tarafından ise muris ...’nin satış yoluyla devrettiği (330/1980) payı da kapsar şekilde iptal kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1932 doğumlu muris ...’ın 22.01.1974 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak eşi ..., oğlu ... ve davacı kızı ... ile davalı oğulları ... ve ...'un kaldığı, ...’in 1979 yılında çocuksuz olarak öldüğü, ...’nin ise 2010 yılında öldüğü, kadastro sonucunda, Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 52... parsel sayılı taşınmazın belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 1 48... , 1 48... , 1 48... , 1 49... , 1 52... , 1 52... , 1 76... , 1 77... parsel sayılı taşınmazların ise tapu kaydı, hibe ve taksime dayanılarak ... oğlu ... adına; 1 52... parsel sayılı taşınmazın belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, 1 48... , 1 48... , 1 48... , 1 49... , 1 52... , 1 52... , 1 76... , 1 83... , 1 84... parsel sayılı taşınmazların ise tapu kaydı, hibe ve taksime dayanılarak ... oğlu ... adına; 1 50... , 1 52... , 1 53... , 1 76... , 1 76... , 1 77... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı, hibe ve taksime dayanılarak 1/2'şer paylarla ... evlatları ... ve ... adına tespit edildikleri, askı ilanlarının 27.12.2014-26.01.2015 tarihleri arasında yapıldığı, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespitlerinin kesinleşerek taşınmazların tapuya tescil edildikleri, taşınmazların halen tespit maliki davalılar adına kayıtlı oldukları, kadastro tespitine dayanak tapu kayıtlarının incelenmesinde, dava konusu taşınmazlarda tarafların murisi ...'ın 960/1920 oranında payının bulunduğu, muris ...'ın 22.01.1974 tarihinde ölümü ile geriye yasal mirasçıları olarak eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ...'ın kaldığı, ...'in de 13.01.1979 tarihinde çocuksuz olarak öldüğü, bu tarih itibariyle ...'nin 330/1980, ..., ... ve ...'ın ise 210/1980'er oranda miras paylarının bulunduğu, 22.02.1979 tarihinde murisin eşi ...'nin kendisine ait hisseyi (330/1980) asaleten, kızı ...'a ait hisseyi (210/1980) ise velayeten eşinin kardeşi ...'a tapuda satış yoluyla devrettiği, ... ve ...'nin hisselerine yönelik olarak herhangi bir devir işlemi yapılmadığı, ...'ın ise devraldığı bu hisseleri ertesi gün, 23.02.1979 tarihinde davalılar ... ve ...'ye tapuda satış yoluyla devrettiği, tarafların annesi ...'nin daha sonra 2010 yılında öldüğü, kadastro tespit tarihi itibariyle muris ...'ın taraflar dışında başkaca mirasçısının bulunmadığı, davacının 1 52... , 2 ve 1 84... parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat ettiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 9.859,31 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.