SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/5569

Karar No

2025/5844

Karar Tarihi

11 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/5569 E. , 2025/5844 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/326 E., 2024/297 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kırklareli ili, .... ilçesi, ... köyünde bulunan ve 26.11.19 64... sıra numaralı 4.4 10... tapuda kayıtlı taşınmazın öncesi ... adına kayıtlı iken kadastro sırasında 5304 sayılı Yasa uygulaması ile 1 13... ve 2 parsel numaralarıyla 3.342, 70... olarak ... adına tespit edildiğini, tespit sırasında davacı İdare aleyhine 1.067, 30... azalma meydana geldiğini, Kadastro Müdürlüğü teknik elemanları ile yapılan görüşmede azalmanın sebebinin dere yatağının genişlemesi ve parselin fiili durumuna göre tespit yapılmasından kaynaklandığının bildirildiğini, azalmanın sebebinin doğudaki derenin geçmiş yıllardaki şiddetli sel ve taşkın neticesinde yatağının genişlemiş olması ve tespitin de bu değişen ve genişleyen sınırın esas alınarak yapılmasından kaynaklandığının keşifte görüleceğini ileri sürerek eksik tespit edilen 1.067, 30... alanın 1 13... ve 2 parsel sayılı taşınmazlara eklenerek davacı adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; TMK'nın 715. maddesi ve Kadastro Kanunu'nun 16. maddesine göre dere yataklarının tescil ve sınırlandırmaya tabi tutulamayacağını, özel mülkiyete konu olamayacağını, yapılan tespitin doğru olduğunu, davacının TMK'nın 708. maddesine göre herhangi bir talebi varsa bu defa 1 yıllık dava açma süresinin geçtiğini, ayrıca tüm komşu taşınmaz maliklerinin taraf gösterilmesi gerekirken husumetin yalnızca Hazineye yöneltilmesinin doğru olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 22.09.2011 tarihli ve 2009/398 Esas, 2011/857 Karar sayılı karıyla; davaya konu taşınmazların tapu kayıt miktarından az olduğu, bu noksanlığın komşu taşınmazların tecavüzünden ileri gelmediği, eksik kalan kısmın sonradan dere yatağına dönüştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 19.01.2011 tarihli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 369, 40... bölümün davaya konu 1 13... parsele, (D) harfi ile gösterilen 697, 90... bölümün davaya konu 1 13... parsele ilavesi suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.

Davalı Hazine vekilinin temyiz başvurusu üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28.04.2015 tarihli ve 2014/14731 Esas, 2015/4981 Karar sayılı ilhamıyla; yapılan incelemenin yetersiz olduğu, Mahkemece davacı tarafın dayandığı ve hükmen oluşan 21.09.1964 tarih ile 23 sıra numaralı tapu kaydının tescil dosyası ile birlikte varsa haritasının getirtilmediği, teknik bilirkişiler marifetiyle yapılan keşifte tapu kaydı kapsamının yöntemince belirlenmediği, mahallinde yerel bilirkişi ve taraf tanıkları dinlenmeden karar verildiği, doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece tapu kaydının oluşumuna esas tescil dosyası aslı, bulunamazsa varsa ilam ve haritası getirtilip fen ve jeolog bilirkişi eşliğinde yeniden keşif yapılarak tapu kaydının yerel bilirkişiler aracılığıyla öncelikle haritasının, olmazsa sabit sınırlarından başlayarak hudutlarının kapsamının belirlenmesi, teknik bilirkişiye yerel bilirkişi ve tanıkların gösterdiği hudutların haritasında işaret ettirilmesi, dayanak kaydın ve varsa haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmesi, taşınmaz bölümlerinin kayıt kapsamında kalıp kalmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemenin 13.12.2017 tarihli ve 2015/568 Esas, 2017/353 Karar sayılı ilamı ile; dahili davalı ...'e yönelik davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın kabulü ile 25.09.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 369, 40... bölümün davaya konu 1 13... parsele, (D) harfi ile gösterilen 697, 90... bölümün davaya konu 1 13... parsele eklenmesi suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.06.2021 tarihli ve 2019/2023 Esas, 2021/5005 Karar sayılı ilamıyla; yasal hasım konumunda olan Dereköy Köyü Tüzel Kişiliğine husumet yönetilmediği ve taraf teşkilinin sağlanmadığı, yasal ilanların yapılmadığı, bu nedenle davanın esası hakkında karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle sair yönler incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kayıt miktarında eksik kalan kısmın dere yatağından kaynaklandığı ve bozma ilamının usule ilişkin olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 25.09.2017 havale tarihi bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 369, 40... bölümün 1 13... parsele, (D) harfi ile gösterilen 697, 90... bölümün 1 13... parsele eklenmesi suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; aktif derelerin TMK'nın 715. maddesi uyarınca Devletin hüküm ve tasarrufunda olduğunu ve özel mülkiyete konu olamayacağını, dava konusu taşınmazın aktif dere mi yoksa metruk dere yatağı mı olduğunun belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın niteliğinin tam olarak belirlenmediğini, eksik bilirkişi raporları ile hüküm kurulduğunu belirtip kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacı İdarenin 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi gereği her türlü harçtan muaf olduğunu, davacı aleyhine hükmedilen harcın tavzihen düzeltilmesi talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca tavzih talebinin reddine karar verilmeden önce duruşma açılarak tarafların davet edilmesi gerekmekteyken bu hususa riayet edilmediğini belirterek ek kararın bozulmasının talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Dosyanın incelenmesinden; 1 13... ve 2 parsel sayılı taşınmazların bir bütün halinde 26.11.1967 tarihli ve 105 sıra numaralı tapu kaydıyla ... adına kayıtlı olduğu, 1970 yılında 1 ve 2 parsellere ayrıldığı, doğusundaki ... Deresi'nin güzergah değiştirmediği, batısındaki Kırklareli yolunun güzergah değiştirmediği, kuzeyindeki hedye yolunun güzergah değiştirmediği, güneyindeki ...taşınmazının aynı ada 3 parsel olduğu, hesaplanan yüz ölçümü ile kayıttaki yüz ölçümü farkının kayıt tarihinde ölçüm yapılmadan beyan edilmesinden kaynaklandığı, krokisine rastlanmadığı ve fiili kullanım durumuna göre tespit yapıldığı belirtilerek 15.10.2005 tarihinde ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 17.04.2007 tarihinde kesinleştiği, davanın 15.07.2009 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.

Mahkemece bozma ilamının usule ilişkin olduğu ve kaybın dere yatağından kaynaklandığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Hemen belirtmek gerekir ki 08.06.2021 tarihli bozma ilamı usule ilişkin nedenlere dayalı ise de bozma ilamında sair hususların incelenmediği açıkça belirtildiğinden Mahkemenin bu yöndeki kabulü doğru değildir.

Dosya kapsamına göre; ... tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak 3,5 dönüm taşınmaz hakkında açılan tescil davasında taşınmazın Orman İdaresine kiraya verildiği beyan edilmiş, Orman İşletme Müdürlüğünün 14.01.1963 tarihli müzekkere cevabı ekinde gönderilen milli emlak şefi ve 4 aza imzalı tespit tutanağında 3.3 60... mesahalı taşınmazın davacı...'a ait olduğu ve Orman İşletme Müdürlüğü tarafından odun deposu olarak kullanıldığı bildirilmiş, teknik bilirkişi raporunda 4.4 10... taşınmaz hakkında kroki düzenlenmiş ve neticeten Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesinin 1963/367 Esas, 1964/201 Karar sayılı ve 30.03.1964 tarihli ilamıyla davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Buna istinaden tescil davası dilekçesinde belirtilen sınırlar aynen korunarak... adına 4.4 10... yüz ölçümlü 21.09.1964 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydı oluşmuş, daha sonra taşınmazın satışı nedeniyle 26.11.1964 tarihli ve 105 sıra numaralı ve yine 4.4 10... yüz ölçümlü tapu Orman İdaresi adına tescil edilmiş ve davaya konu taşınmazlara toplam 3.342, 70... yüz ölçümüyle revizyon görmüştür. Kayıt miktarından eksik kalan 1067, 30... yüz ölçümü için davacının iddiası doğrultusunda dere yatağında kalan kısımlar hakkında düzenlenen bilirkişi raporları hükme esas alınmış ise de 28.04.2015 tarihli bozma ilamında da açıklandığı gibi tapu kaydının kapsamının, başka bir deyişle Mahkemece tescil ilamına dayanak yapılan krokinin kapsamının tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve güncel durumda azalmanın hangi kısımdan meydana geldiğinin saptanması zorunludur.

Mahkemece yapılan keşifte taşınmazın kuzeyindeki Hedye yolu ve batısındaki yolun güzergah değiştirmediği ve güneyindeki 3 numaralı parselle sabit sınırlarının bulunduğu beyan edilmiş ve buna göre dere yatağı yönünden kabul hükmü kurulmuş ise de yapılan uygulama yeterli değildir. Keşifte dinlenen yerel bilirkişiler doğuda bulunan dere yatağının genişlediğini bildirmişler ise de batı sınırındaki yolun genişleyip genişlemediği hususunda çelişkili beyanları bulunmaktadır. Öte yandan, güneydeki 3 numaralı parselin 09.01.2004 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydına istinaden ... adına tespit edildiği, dayanak tapunun da geldisi olan 18.10.1965 tarihli ve 58 sıra numaralı tapunun yine Orman İdaresi adına kayıtlı olup ...'e satıldığının anlaşıldığı dikkate alındığında incelemeye konu tapu kaydının güneyinde ...tarlası olarak okunan yerin 3 parsel sayılı taşınmazla irtibatı kurulamamış, Abdurrahman Sezer'in bu kayıt kapsamında öncesinde hak sahibi olup olmadığı, ...taşınmazının 2 parselle sınırının neresi olduğu net olarak tespit edilmemiştir.

Kayıt miktarından eksik kalan yüz ölçümünün tespitine gelince; incelemeye konu 26.11.1964 tarihli ve 105 sıra numaralı tapu kaydına ait tescil krokisi 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlarla çakıştırıldığında 06.06.2016 tarihli teknik bilirkişi raporunda gösterildiği şekilde 194, 95... 'lik (D) alanı, 53, 59... 'lik (C) alanı ve 28, 54... 'lik yolun da tescil krokisi kapsamında bulunmamasına rağmen davacı adına kaydedildiği anlaşılmaktadır. Yine hükme esas alınan 25.09.2017 havale tarihli bilirkişi raporunda tescil krokisinde gösterilen yolun 5 metre, kadastro çalışmalarındaki yolun ise 18 metre olduğu tespit edildikten sonra batıdaki yol sabit kabul edilerek rapor tanzim edilmiştir. Bozma ilamından sonra düzenlenen 22.11.2022 tarihli teknik bilirkişi raporu ve sonrasında düzenlenen raporlarda ise önceki raporlarda tescil krokisinin batıdaki yola yaslanarak uygulanması sonucunda arazinin topoğrafyası bozularak ve aktif dereyi de kapsayacak şekilde taşınmazın doğuya kaydırıldığının, batıdaki yolun sabit olduğu kabul edilse de esasen tescil krokisine göre yolun genişlediğinin şüphe götürmediği, tescil krokisindeki yolun aktif asfaltla çakıştığı, güneydeki taşınmazda da aynı şekilde oluşan kaydın yoldan kaynaklanabileceği belirtilerek yoldan ve dere yatağından meydana gelen kayıp ayrı ayrı tespit edilmiştir. Nitekim güneydeki 3 parsel sayılı taşınmazın dayanak kaydı 6.0 00... yüz ölçümüne sahipken 3 parsel sayılı taşınmaz 5.351, 42... olarak tespit edilmiştir.

Sonuç olarak; Mahkemece taşınmazın doğu sınırı dışındaki sınırları sabit kabul edilerek düzenlenen rapora itibar edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporlarında göre taşınmazın batı sınırındaki yolun da genişlediği, dayanak tapunun oluşumuna esas tescil krokisinin yöntemince uygulanamadığı anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle taşınmazın 1960'lı yıllardan günümüze kadar temin edilebilen tüm hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları dosyaya kazandırılmalı, daha sonra mahallinde usulüne uygun olarak yapılacak keşifte dayanak tapunun ve komşu 3 parsel sayılı taşınmazın dayanak tapusunun sınırları yerel bilirkişilerden detaylıca sorulmalı, sabit olduğu belirlenen sınırlar esas alınarak davaya konu taşınmazın tescil krokisi ile çakıştırılması suretiyle kapsamı belirlenmeli, bu hususta teknik bilirkişiden taşınmazın hava fotoğrafları incelenmek suretiyle 1960'lı yıllardan bu yana dereye ve yola göre konumunun ne şekilde değiştiği, tescil hükmünün kurulduğu tarihte tescil krokisi kapsamında kalan taşınmaz bölümünün günümüzde hangi kısımda kaldığını belirler detaylı rapor hazırlaması istenmeli, tapu kaydının batıdaki yola isabet ettiği ve kaybın buradan da kaynaklandığının tespit edilmesi halinde yol nedeniyle herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırılmalı ve yukarıda açıklanan tüm hususlar dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.

Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; gerekçeli kararın 29.07.2024 tarihinde, davalı Hazinenin temyiz başvuru dilekçesinin 09.09.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edilmiş olup davacı tarafça asıl hükme ilişkin temyiz ve karşı temyiz başvurusunda bulunulmadığı, 04.09.2024 tarihli tavzih talebinin 21.11.2024 tarihli ek kararla reddi üzerine ek karara karşı temyiz yoluna başvurulduğu, verilen ek kararın 6100 sayılı HMK'nın 3 04... . maddelerine uygun olduğu anlaşıldığından davacı tarafından temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine,

Taraflar harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın Kırklareli 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim