Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/5329
2025/5959
15 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/5329 E. , 2025/5959 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2901 E., 2024/2180 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/563 E., 2022/264 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Kastamonu ilinde konut projesi inşa etmekte iken mali kriz yaşadığını, projeyi tamamlayıp maddi sıkıntılarından kurtulmak için finansal desteğe ihtiyaç duyduğunu, zor durumda olduğundan davalıdan faizle borç para aldığını, bu borca teminat amaçlı dava konusu 556 parsel sayılı taşınmazını davalıya devrettiğini, aralarındaki inançlı işleme dair 01.12.2015 tarihli sözleşme yaptıklarını, sözleşmeye göre davalının faizle 400.000,00 TL ödeme yapmayı vaad ettiğini, kendisinin de faizle aldığı borç paraya karşılık dava konusu taşınmazını ve 400.000,00 TL bedelli bir adet bonoyu davalıya teslim ettiğini, davalının vaat ettiği ödemenin tamamını yapmadığı gibi teminat adı altında devraldığı taşınmazı da iade etmekten kaçındığını, borç verilen paraya anlaşmaya aykırı olarak fahiş miktarda faiz işleterek fazla para talep ettiğini, zor durumda kaldığından davalı ile sözleşme yaptığını, davalının edimlerini de yerine getirmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmadığı takdirde yasal faizi ile birlikte taşınmaz bedelinin tahsiline karar verilmesi isteğiyle dava açmış; bilahare ıslah dilekçesi ile, mevcut talepleri kabul edilmediği takdirde terditli olarak TBK'nın 28. maddesi gereği ''edimler arasındaki oransızlığın giderilmesi'' talebinde bulunduğunu, gabin sebebiyle edimler arasında oransızlık bedeli olan 560.000,00 TL'nin devir tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; faizle para vermediğini, gerçek satış işlemi yapıldığını, 19.01.2015 tarihli satış sözleşmesi ile önce davacıya ait başka bir taşınmazın satışı konusunda anlaştıklarını, taşınmaz başkasına satıldığından, bu kez dava konusu taşınmazın satışı için anlaştıklarını, satış bedeli olan 400.000,00 TL'nin davacıya ödendiğini, sunulan sözleşmenin satıştan 10 ay sonra yapıldığını, davacının kendisini arayarak inşaat işlerinin iyi gittiğini, taşınmazı geri alabileceğini söylemesi üzerine 01.12.2015 tarihli davacı tarafından ibraz edilen sözleşmenin yapıldığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, kendisinin emlakçılık yaptığını, taşınmazın başkasına satılmasını engellemek için davacının "istersen ayrıca senet yapıp vereyim, başkasına satma, ben geri alacağım" demesi nedeniyle sözleşme yapıldığını, ancak davacının hiçbir ödeme yapmadığını, sözleşmede faizle para alındığı, taşınmazın teminat amaçlı devredildiğine dair herhangi bir ifade bulunmadığını, inançlı işleme ve iddiaların ispatına yarar yazılı delil ibraz edilmediğini, müzayaka iddiasının da gerçek dışı olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince ilk kararda; inançlı işlemin yazılı delille ispatlanması gerektiği, sunulan sözleşmenin davacı iddialarının ispatı için yeterli olmadığı, iddiaların ispatlanamadığı gerekçesiyle tapu iptal-tescil, olmazsa tazminat taleplerinin reddine; müzayaka hali nedeniyle ıslahla ileri sürülen alacak talebi yönünden davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı gerekçesiyle gabine yönelik alacak talebinin hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk kararda; davacının iddiasını ispat için dayandığı ve imza ile içeriği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan 01.12.2015 tarihli belgenin inançlı işlemin belgesi olduğu, tarihinin tapu devrinden sonraya ilişkin bulunmasının da sonuca etkili olmayacağına değinilerek 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmü gözetilerek taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisinin ve 01.12.2015 tarihli sözleşmede belirlenen miktarın değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1/a-6 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ikinci kararı ile; 400.000,00 TL'lik borca karşılık davacıya ait taşınmazın teminat amacıyla 01.12.2015 tarihli inançlı işlem sözleşmesi ile davalıya devredildiği, davacı aldığı borca karşılık 238.000,00 TL ödediğini iddia etmişse de ödeme belgesi sunamadığı, borç tutarı olan 400.000,00 TL'nin depo edildiği gerekesiyle davanın kabulü ile tapu iptal-tescile karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve vekalet ücretine ilişkin olarak davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapu iptali-tesciline ilişkin verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin 1.150.000,00 TL olduğu, bu değer üzerinden nispi vekalet ücretine ve nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile depo bedeli üzerinden hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlar düzletilmek suretiyle yeniden hüküm kurularak davanın kabulü ile tapu iptali-tescile karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında inançlı işlem bulunmadığını, davacının şikayeti sonucu davalı hakkındaki soruşturmanın takipsizlik ile sonuçlandığını ve kesinleştiğini, davalının faiz ile para verdiği iddiasının haksızlığının, gerçek alım-satımın sabit olduğunu, inançlı temlik iddiasının ispatlanamadığını, 01.12.2015 tarihli sözleşmenin harici satım sözleşmesi olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, müzayaka halinin gerçek dışı olduğunu, tanıkların gabin ve müzayaka yönünden dinlendiğini, inançlı temlik yönünden davacının delil ve belge sunmadığını, davacının sattığı tüm taşınmazlar hakkında dava açarak inançlı temlik iddialarını yersiz şekilde ileri sürdüğünü, davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, davacının tutarsız iddialarda bulunduğunu, keşfen belirlenen bedele göre harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere, dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değeri esas alınarak depo kararı verilmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'ın 556 parsel sayılı taşınmazdaki adına kayıtlı dava konusu payı 20.02.2015 tarihinde satış suretiyle davalı ...'a devrettiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 58.489,78 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.