SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/5299 E. 2025/5589 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/5299

Karar No

2025/5589

Karar Tarihi

2 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/5299 E. , 2025/5589 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1410 E., 2024/1310 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/230 E., 2023/98 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler, süresinde verilen ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; davacının, murisin ilk evliliğinden olma çocuğu olduğunu, murisin ölümünden önce 4-5 yıllık süreçte diğer erkek çocukları olan ... ve ...'un etkisi altında kaldığından davacıya mesafeli davrandığını, başından beri el birliği ile yürütülen aile iş ve işletmelerinden davacıyı çıkardığını, murisin, değerli taşınmazlarını hiçbir gereksinimi olmadığı halde ve eş zamanlı olarak diğer oğullarının yakın akrabalarına ya da arkadaşlarına danışıklı olarak devrettiğini ileri sürerek dava konusu 3 11... parsel (eski 518 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacı tarafın konuları aynı iddiaya dayalı olarak 4 farklı dava açtığını, bu davaların birleştirilmesi gerektiğini, dava değerinin kötüniyetli olarak eksik belirtildiğini, davalının iyiniyetli olduğunu, murisin sağlığında çocukları arasında ayrım yapmadan malvarlığında denkleştirme yaptığını, muris tarafından davalıya yapılan satışın gerçek satış olduğunu, taşınmazın davalıya satıldığı tarihte taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğunu, davalı aldıktan sonra taşınmazın değer kazandığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davalının, murisin yardım amaçlı dava konusu taşınmazı elden çıkardığını beyan ettiği ancak murisin dava konusu taşınmaz ve başkaca taşınmazları yakın tarihte elden çıkardığı, satış bedelinin yardım ve hayır işlerinde harcandığına dair iddianın dinlenen davacı ve davalı tanık beyanları nazara alındığında ispatlanamadığı, murisin denkleştirme yaptığına ilişkin savunmanın ise murisin adına kayıtlı taşınmazlara ilişkin herhangi bir denkleştirme iradesinin mevcut olmadığı, paylaşım olgusunun Şirket hisselerine ilişkin olduğu, ayrıca davalının mirasçı olmamakla denkleştirme itirazını sunmasının da mümkün olmadığı, murisin maddi herhangi bir ihtiyacı olmadığı, davacının murisin ilk eşinden olma oğlu olduğu, davalı ...'un da murisin ikinci eşinden olan oğlu ...'ın bacanağı olduğu, davacı ve davalı tanık beyanlarında murisin dava konusu taşınmazı elden çıkardıktan sonra taşınmaz bedeli nispetinde hayır işlerine giriştiği olgusunun ispatlanmadığı, murisin yakın tarihlerde çokça taşınmazını elden çıkardığı hususları nazara alındığında davalı ...'a yapılan temlikin mirastan mal kaçırma kastı ile yapıldığı ve ...'un emanetçi durumunda olduğu, iddianın kanıtlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; murisin kendi şahsi malvarlığını sağlığında çocukları arasında paylaştırmak istediği, davacı ile arasında mal kaçırmasını gerektirecek bir husumetin bulunmadığı, muris ve çocuklarının uzun yıllar boyunca aile Şirketlerinde birlikte çalıştıkları, sağlığında dava konusu taşınmazla ilgili yapmış olduğu satış işleminin davacıdan diğer kardeşleri lehine mal kaçırmak amacıyla yapıldığının somut olarak ispat edilemediği, dosyada yer alan muris ... ile Kocaeli Valiliği arasında imzalanmış olan protokol sureti gereğince murisin daha önce yaptırdığı kendi adını taşıyan okula 8 derslikli ek bina yaptırmayı taahhüt ettiği, dolayısıyla bunun belirli bir maliyetinin olacağı hususları dikkate alındığında, murisin davacıdan mal kaçırma saikiyle hareket ettiği hususunun, muristen davacıya intikal eden birçok taşınmaz bulunduğu da göz önüne alınarak davacı tarafından net bir biçimde ispat edilemediği gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1-b.2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda tereke ve davacı adına kayıtlı olan dava dışı taşınmazlar yönünden yapılan tespitlerin hatalı olduğunu, 13.07.2017 tarihli davacının imzalamadığı sözleşmenin mal kaçırma kastının en önemli göstergesi olduğunu, 31.08.2016 tarihli protokoldeki taşınmazların ise muris ile ilgisinin bulunmadığını, davalının, murisin diğer oğlu ...’in akrabası olduğunu, murisin hayır işlerinde malvarlığını kullandığının kanıtlanamadığını, paylaşım olgusunun sadece Şirket hisselerine ilişkin olduğunu, taşınmazlara yönelik paylaştırma yapılmadığını, kaldı ki davalının mirasçı olmadığından paylaştırma savunmasında bulunmayacağını, murisin çok sayıda taşınmazını diğer çocuklarının yakınlarına temlik ettiğini, 2016 yılında aile Şirketinden tasfiye edilen davacıdan sonrasında da taşınmazların kaçırıldığını, davacının mirastan feragat sözleşmesini imzalamaktan imtina etmesi üzerine temliklerin yapıldığını, murisin 6 95... parseldeki bağımsız bölümler dışında terekesinde başka malvarlığı bulunmadığını, kaldı ki kararda geçen 48 adet bağımsız bölümün tamamının murise ait olmadığını, 18 adet bölümün murise isabet ettiğini, yine davacıya muristen intikal ettiği belirtilen ... Mahallesindeki taşınmazların ise muris ile bir ilgisinin bulunmadığını, 31.08.2016 tarihli protokolün incelenmesi halinde bu hususun anlaşılacağını, murisin eş zamanlı olarak malvarlığının önemli bir kısmını ikinci eşinden olma çocukları lehine çocuklarının yakınlarına devrettiğini, karardaki tespitlerin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; muris ...’ın 30.12.2020 tarihinde öldüğü, geride ilk eşinden olma oğlu davacı ..., 01.06.2007 tarihinde ölen ikinci eşinden olma dava dışı çocukları ..., ... ve ... ile 01.04.2008 tarihinde evlendiği üçüncü eşi ...’ın mirasçı olarak kaldığı, murisin dava konusu 3 11... parsel (eski 518 parsel) sayılı taşınmazını 14.06.2017 tarihinde davalıya satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-19 74... /2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanun'un 706, Borçlar Kanunu'nun 213 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.

Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün, diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşınmaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup-bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup-olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.

Somut olaya gelince; murisin uzun yıllardır ticaretle iştigal ettiği, kurduğu Limited Şirkette davacı ile dava dışı oğullarını da hissedar yaptığı, ileriki yıllarda davacı, dava dışı oğulları ve bir kısım dava dışı torunlarının hissedar olduğu farklı Şirketlerin de kurulduğu, murisin 1993 yılında kurduğu ve hissedarı olduğu Şirketteki hisselerini davacı ile dava dışı iki oğluna devrettiği, 2016 yılında ise davacı ile dava dışı erkek kardeşlerinin anılan Şirketlerdeki hisselerini ayırma kararı aldıkları ve bu yöne ilişkin olarak aralarında protokol düzenledikleri, dosyadaki belgelerden ve dinlenen tanıkların beyanlarından bu işlemlerin yapılması sırasında davacı ile dava dışı erkek kardeşleri arasında Şirket hisselerinin ve dükkanların paylaşımı ile ilgili anlaşmazlık çıktığı, bu aşamadan sonra 13.04.2017 tarihli sözleşmenin hazırlandığı anlaşılmaktadır. Bu sözleşmede muris ile tüm mirasçılarının isimlerine yer verildiği, davacının "mirastan feragat eden" olarak sözleşmeye yazıldığı, anılan sözleşmede muris adına kayıtlı dava konusu taşınmaz ile farklı dosyalarda dava konusu edilen 6721, 6 61... ve 4 39... parsellerin dava dışı mirasçılar ... ve ...’a bırakılacağı ve karşılığında ... ve ... adına kayıtlı bir kısım taşınmazın davacıya devredileceğinin belirtildiği, davacının itirazı üzerine sözleşmenin imzalanmadığı, bunun üzerine murisin, imzalanmayan sözleşmede ... ve ...’e bırakacağını belirttiği 6721 parseldeki 11/48 payının tamamını terekeye 3. kişi konumunda olan ...’e 12.09.2017 tarihinde, dava konusu 3 11... parsel sayılı taşınmazını terekeye 3. kişi konumunda olan davalı ...’a 14.06.2017 tarihinde, 6 61... parsel sayılı taşınmazını terekeye 3. kişi konumunda olan ...’a ...’e 28.12.2018 tarihinde ve 4 39... parseldeki 1/4 payının tamamını terekeye 3. kişi konumunda olan ...’a 12.09.2017 tarihinde satış suretiyle devrettiği; dava konusu taşınmazın üzerinde murise ait bir çiftlik bulunduğu ve bu çiftliğin temlik tarihinden sonra da muris ve ailesi tarafından kullanılmaya devam edildiği, davalının dava dışı mirasçı ...’in akrabası olduğu, taşınmazın gerçek değeri ile satış değeri arasında aşırı fark bulunduğu anlaşılmakta olup murisin, ... isimli eşinden olma dava dışı oğulları ... ve ... yararına mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak dava konusu taşınmazı emanetçi konumunda olan davalıya temliki ettiği sonucuna varılmaktadır.

Hâl böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile reddedilmesi doğru değildir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;

Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davacıya iadesine,

04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacı vekilleri için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davalıdan alınmasına,

Dosyanın kararı veren Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim