Yargıtay yargitay 2024/5273 E. 2025/5767 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/5273
2025/5767
8 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/5273 E. , 2025/5767 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1507 E., 2024/1647 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/43 E., 2021/716 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... mevkii 1283 parsel sayılı taşınmaza komşu olan ve kadastro çalışmaları sırasında tespit harici olarak bırakılan tahminen 7 dönüm civarındaki yerin imar-ihya edilmek suretiyle 30 yılı aşkın zamandır ... mirasçıları olan davacıların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek belirtilen bölümün ... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Belediyesi vekili; dava konusu yerin 18. madde uygulaması yapılacak yerlerden olup mahalle sakinlerince ortak kullanılan alan olduğunu, tespit sırasında tescil harici bırakıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Belediyesi vekili; zamanaşımı ile taşınmaz kazanım şartlarının davacılar yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı Hazine vekili; taşınmazın bulunduğu Muratbey köyünün 1980 yılında onaylanan nazım imar planında kaldığını, bu köydeki yerlerin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle kazanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. Çatalca 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.09.2016 tarihli 2016/126 Esas, 2016/371 Karar sayılı kararı ile; davacılar yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile fen bilirkişisinin 14.06.2016 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 476,46 m²lik bölümün tarla vasfı ile davacılar adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesince, dava konusu yer hakkında 4721 sayılı TMK'nın 713/4-5 maddeleri gereğince gerekli yerel ve gazete ilanlarının yapılmadığı, ayrıca taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğrafı uygulaması yapılarak imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı ve taşınmazın ne zamandan beri tarım arazisi olarak kullanıldığının belirlenmediği, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli bulunmadığı, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanları ve hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın dava tarihinden geriye 20 yıllık süreden uzun bir süre davacılar ve murisi tarafından tarımsal amaçlı olarak kullanıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın bulunduğu sahada kadastro çalışmalarının 1972 yılında yapıldığı, yapılan bu çalışmalarda dava konusu taşınmazın taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, dolayısıyla taşınmazın imar-ihyayı gerektiren yerlerden olduğu, jeodezi mühendisi bilirkişi tarafından tanzim edilen 27.05.2021 tarihli raporda ise 1970 tarihli hava fotoğrafına göre dava konusu taşınmazda herhangi bir tarımsal faaliyetin bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan diğer hava fotoğraflarına göre taşınmazın 1985 yılından beri tarımsal amaçla kullanıldığı ve bilirkişi mütalasının tespit harici bırakılma neden ve tarihi ile de örtüştüğünün anlaşıldığı, dosya arasında bulunan İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün yazısında dava konusu taşınmaza komşu nitelikte bulunan 1283 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu sahanın 29.07.1980 tarihinde İmar ve İskan Bakanlığınca onaylanan 1/50.000 ölçekli İstanbul Metropoliten Alan Nazım Planında kaldığının bildirildiği, bu durumda dava konusu taşınmaza ilişkin zilyetlik süresinin en erken imar-ihya işlemi tamamlandıktan ve taşınmaz imar planına alındıktan sonra başladığı, dolayısıyla imar planına alındıktan sonra geçen zilyetlik süresinin iktisap olanağı sağlamadığı halde iktisap koşullarının oluştuğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine, dava konusu bölümün davalı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğünü, 1972 yılında yapılan kadastro çalışmalarında dava konusu yerin taşlık olarak tespit harici bırakıldığını, taşınmazda 1972 yılından sonra tarımsal kullanımın başladığını, 1985 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın 1983 parselle birlikte tarımsal amaçlı kullanıldığının açık olduğunu, ... İmar Şehircilik Müdürlüğü dava konusu taşınmazın 21.07.2007 tarihli 1/1000 ölçekli imar planında kaldığını belirttiğini, ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğünce taşınmazın 23.09.2005 tarihli 1/5000 ölçekli imar planında kaldığının belirtildiğini, zilyetlikle yer kazanılmasında esas alınması gereken imar planlarının 1/50 00... /1000 ölçekli imar planları olduğunu, dava konusu alanın 20 05... tarihleri itibariyle imar ve ihya işleminin tamamlandığı tarihten imar planına alındığı tarihe kadar yasada öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zilyetlik süresinin dolduğunu, davacılar yararına zilyetlikle mülk edinim koşullarının oluştuğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; İstanbul ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda çekişmeli taşınmaz bölümünün taşlık olarak tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.