SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/5199 E. 2025/5542 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/5199

Karar No

2025/5542

Karar Tarihi

1 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/5199 E. , 2025/5542 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/270 E., 2024/112 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında kendisine ait ... köyündeki çayır vasfındaki taşınmazının bir kısmının ... köyü orta malı olarak mera vasfıyla sınırlandırıldığını, dava konusu çayır vasıflı taşınmazının muris babasından kendisine mirasçılar arasındaki taksim sonucu intikal ettiğini,taşınmazın 40 yıl babası, 20 yıl da kendisi tarafından kullanıldığını ileri sürerek dava konusu bölümün mera sınırlandırmasının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 08.11.2013 tarihli kararıyla; dava konusu taşınmaz hükmen mera olarak sınırlandırıldığı için zilyetlik ile iktisap edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.BOZMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Bozma Kararı
Mahkemenin 08.11.2013 tarihli kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.05.2016 tarihli ve 2016/3503 Esas, 2016/5035 Karar sayılı kararıyla; dava konusu parselin kadim veya tahsisli mera olup olmadığının yöntemince araştırılmadığı, keşifte mahalli bilirkişilerden taşınmazın öncesinin ne olduğu ve niteliğinin sorulmadığı, ziraat bilirkişi raporunda dava konusu bölümün diğer mera bölümüyle arasındaki sınır, kot farkı, bitki örtüsü, eğim gibi ayırıcı unsur olup olmadığının değerlendirilmediği, hâl böyle olunca varsa mera tahsis kararı getirerek ... ve ... köyleri dışında komşu köylerden yöreyi bilen mahalli bilirkişilerin temini, HMK'nın 31. maddesi uyarınca gerektiğinde tarafların bildireceği tanıklar hazır olduğu halde yeniden keşif yapılması, varsa mera tahsis kararı ve haritasının uygulanması, dava konusu bölümle diğer kısımlar arasında ayırıcı unsur olup olmadığının, kimden kime ne zaman nasıl intikal ettiğinin, zaman içinde sınırlarında genişleme olup olmadığının mahalli bilirkişi ve tanıklara sorulması gerekiği, dava konusu kısmın mera olduğunun anlaşılması halinde zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu ... köyü 1 10... parsel sayılı taşınmazın Göle Kadastro Mahkemesinin 16.04.2013 tarihli ve 2006/475 Esas, 2013/77 Karar sayılı kararına istinaden mera olarak sınırlandırıldığı, bozma öncesi ve sonrası yapılan keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmaz hakkında bilgi sahibi olmadıkları, hava fotoğrafları incelemesi sonucunda jeodezi bilirkişisi raporunda dava konusu bölümün komşu parseller ile yıllardan beri aynı benzerlikte, aynı renk pigmentinde olduğu, sınırlarının belli olmadığı, komşu parsellerle bütün olarak kullandığının bildirildiği, Tapu Müdürlüğünün cevabi yazısında dava konu parsel ile birlikte bir kısım parselin ve umumi çayırların köy halkınca kullanılmaları, fiili zilyetliğin söz konusu olmaması, köyde mera tahsis kararı bulunmaması, ancak bu yerlerin kadimden beridir köy halkı tarafından mera olarak kullanılması nedeniyle komisyonca mera olarak sınırlandırıldığının bildirildiği, 30.09.2017 tarihli ziraat bilirkişisi raporuna göre dava konusu taşınmazın komşu parseller ile arasında sınır, ayırıcı unsur bulunmadığının, doğusundaki Samandöken köyü merası ile sınırının taşlar ile belirginleştirildiğinin bildirildiği, keşifte çekilen fotoğraflar incelendiğinde bu taşların 1 veya 2 adet olduğunun görüldüğü, taşınmazın mera kaydına sahip olduğu ancak çayır vasfında olduğunun bildirildiği, her ne kadar taşınmazın çayır vasfında olduğu belirtilmiş ise de hava fotoğraflarına ilişkin bilirkişi raporu, mera komisyonunda parselin kadim mera olduğunun belirtilmesi ve davacının davasını destekleyecek bir tanık beyanı bulunmaması ile Kadastro Mahkemesi dosyasındaki rapor ve tespitler bir arada değerlendirilerek dava konusu parselin mera olduğu ve meraların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmaz bölümünün dedesi, babası ve en son kendisi tarafından çayır otu biçmek suretiyle 50 yılı aşkın süredir kullanıldığını, mahalli bilirkişilerin taşınmazın mera olmadığını teyit ettikleri ancak sadece kime ait olduğunu bilemediklerini, aksi ispat olunmadıkça taşınmazın kendisine ait olduğunu, ...'de insanların taşınmazlarının sınırlarına ancak kendilerinin bilebileceği türden işaret bıraktıklarını, dava konusu taşınmazın komşu parsellerle bütün olarak kullanıldığını, farklılık göstermesinin beklenemeyeceğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosya kapsamından; Ardahan ili, .... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında 10.01.2006 tarihinde Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki özel mülkiyete konu olmayan sahipsiz yerlerden olduğu, Kadastro Komisyonunun 10.01.2006 tarihli ve 5 sayılı kararıyla mera vasfında olduğu, ... köyü halkınca kadimden beri mera olarak kullanıldığı, fiili zemin durumunun da bu şekilde olduğu gerekçesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 16/B. maddesi uyarınca 3.862.137,90 metrekare yüz ölçümlü kamu orta malı umumi çayır vasfıyla sınırlandırıldığı, dava dışı ... ve ... tarafından dava konusu parselin farklı kısımları hakkında açılan sınırlandırmaya itiraz davası sonucunda Göle Kadastro Mahkemesinin 16.04.2016 tarihli ve 2006/475 Esas, 2013/7 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 1 10... parsel sayılı taşınmazın en az 100 yıldan bu yana köy halkının ortaklaşa çayırını biçmek suretiyle kullanmakta olduğu, her ne kadar bazı mahalli bilirkişiler ve ziraatçi bilirkişiler tarafından çayır vasfında olduğu belirtilmiş ise de kadastro sırasında vasfının mera olarak belirlendiği, vasfa ilişkin itiraz veya dava olmadığı, kaldı ki yörenin kullanım tarzı gereği mera vasıflı yerler üzerindeki otların köyde yaşayanlara nüfus oranına göre dağıtıldığı, daha sonra bu alanların köy halkının hayvanlarının otlatılması suretiyle kullanıldığı, bu nedenle dava konusu 1 10... parselin mera olarak sınırlandırılmasına karar verildiği, hükmün Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.11.2014 tarihli ve 2014/9920 Esas, 2014/13082 Karar sayılı kararıyla onandığı, karar düzeltme isteminin de reddi üzerine 28.09.2016 tarihinde kesinleştiği, dava konusu taşınmazın bu suretle 28.09.2016 tarihinde hükmen mera olarak sınırlandırıldığı davacı tarafından taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ilk kez kamu orta malı umumi çayır vasfıyla sınırlandırıldığı 10.01.2006 tarihinden sonra 08.05.2008 tarihinde taşınmazdaki (A) harfli 3.108,61 metrekarelik kısım hakkında kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararında; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bozma ilâmına uygun şekilde karar verilmesine, usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,

Dosyanın Göle Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

1086 sayılı HUMK'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim