Yargıtay yargitay 2024/4506 E. 2025/5549 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/4506
2025/5549
1 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/4506 E. , 2025/5549 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1562 E., 2024/751 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gürün Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/124 E., 2023/73 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde kendisine ait 1 40... parsel sayılı taşınmazın batısında yer alan, kendi taşınmazının devamı olan 100 metrekarelik ambar, havşa ve avlu vasfındaki kısmın kadastro çalışmaları sırasında yanlışlıkla 1 40... parsel sayılı kamu orta malı harman yeri içerisine alındığını, ayrıca 1 18... parselinin güneyindeki yerinin de Hazine adına 1 18... parsele yazıldığını, bu taşınmaz bölümlerinin kendi taşınmazlarının devamı olduğunu, babasından intikal ettiğini, eklemeli zilyetlikle birlikte 100 yılı aşkın süredir nizasız ve fasılasız kullandıklarını, etrafının çevrili olduğunu ve mera veya Hazine ile ilgisi bulunmadığını belirterek tapu kayıtlarının iptali ile kendi adına tescilini talep etmiş, dava sırasında 1 18... parsel hakkındaki davasından feragat etmiş olup davacının muris babasının dava dışı mirasçıları ..., ...,.... ve ... 09.09.2022 tarihli dilekçeleriyle davacının davasına yazılı muvafakatlerini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; 1 40... parselin kamu orta malı harman yeri vasfıyla sınırlandırıldığını, ancak 2008 yılında Mera Komisyonu tarafından mera olarak tahsis edildiğini, taşınmazın mera vasfında olduğunu, Kadastro Kanunu'nun 16/B maddesi gereği zilyetlikle kazanılamayacağını, özel mülkiyete konu olamayacağını ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararıyla; toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporlarına göre dava konusu taşınmazların evveliyatının davacının babasına ait olduğu, kadastro tespiti sırasında yanlışlıkla Hazine adına tescil edildiği, davacının bu yerleri nizasız ve fasılasız 20 yıldan fazla süreyle malik sıfatıyla kullandığı, taşınmazların davacının kendi parseliyle bütünlük arz ettiği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 40... parseldeki A harfli kısmın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. KALDIRMA KARARI VE SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli kararıyla; dava konusu 1 40... parsel sayılı taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında kamu orta malı harman yeri vasfıyla sınırlandırılmış iken, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirilmediği ve taşınmazın kadim harman yeri olup olmadığının yöntemince araştırılmadığı, incelenen 19 85... tarihli hava fotoğraflarının yetersiz olduğu, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının incelenmediği, ziraatçi bilirkişi raporunun toprağın yapısı ve kullanımı hakkında bilimsel veriye dayalı olmayıp soyut olduğu, dava konusu taşınmazın harman yeri vasfından mera vasfına dönüştürülmesine ilişkin evrakın ve mera tahsis kararlarının getirilmediği, taşınmaz niteliğinin öncesinde kadim mera veya genel harman yeri olup - olmadığının araştırılmadığı, taşınmaz kamu orta malı olduğu için tapuda tescilli olmaması sebebiyle sınırlandırmanın iptaline karar verileceği halde tapu iptaline hükmedilmesinin de isabetsiz olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Sonrası Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden yapılan keşif sonrası alınan 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişileri heyet raporunda dava konusu yerin üzerinde mera bitkisi bulunmadığı, zeminin sertleştiği, arsa vasfında olduğu, davacının evi (1 40... parsel) ile 25-30 yıllık bir duvarla bütünleştiği ve mera parselinin de uzun yıllar insan, hayvan ve araçların geçmesi, tarım alet ve makinalarının sürekli kalması nedeniyle mera dışında harman yeri olarak kullanıldığı, mera veya tarımsal bitki yetişmesine uygun olmadığı, davacının parseli ile aralarında duvar olduğu, parselin mera değil harman yeri, köy boşluğu arsa olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu, A harfli yerin davacının parseliyle birlikte 25-30 yıl öncesinde çekilen duvar ile bütün olarak arsa şeklinde kullanıldığının bildirildiği, dosyaya getirtilen 1957, 1960, 19 85... tarihli hava fotoğraflarının siyah beyaz olması, dava konusu bölümün küçük ve yerleşim yeri içinde olması, gerekli detayları içermemesi nedeniyle jeodezi bilirkişisi raporunda kanaat bildirilemediği, ancak 20 11... tarihli hava fotoğraflarında ziraat raporunda belirtilen duvarın net olarak görüldüğü, A harfli kısmın davacının parseliyle bütün olarak kullanıldığının görüldüğünün bildirildiği; inşaat mühendisi bilirkişi raporunda A harfli kısımda davacının kendi parselindeki ahırın uzantısı şeklinde 25 yaşında tek kat demir kapılı ahşap çatılı bir depo yapısı olduğunun bildirildiği, dava konusu 1 40... parselin Toprak Tevzi Komisyonu Mera haritalarında yer almadığı, kadim mera olmadığı, arsa vasfıyla kullanıldığı, davacı lehine zilyetlikle iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 40... parsel sayılı taşınmazın A harfli kısmının sınırlandırmasının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu köy içinde bulunan 1 40... parsel sayılı taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu uyarınca 2012 tarihinde mera olarak tahsis edildiği, 01.03.2013-30.03.2013 tarihleri arasında askı ilana alındığı, davanın kadastro öncesi sebebe dayalı olarak süresinde 2016 yılında açıldığı, yapılan keşif, alınan yeni bilirkişi raporları ve toplanan delillere göre dava konusu (A) kısmının davacının parselinin devamı niteliğinde olduğu, yerin öncesinin genel harman yeri veya kadim mera olmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesindeki kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının davacı yararına gerçekleştiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarının aynı olmasının inandırıcı olmadığını, keşfe fotoğrafçı bilirkişi götürülmediğini, beyanlardan davacının zilyetlik süresi ve aralıksız kullanımının anlaşılmadığını, jeodezi bilirkişisi raporunun yüzeysel olduğunu, imar-ihyaya esas incelemenin ne şekilde yapıldığının anlaşılmadığını, bilirkişi raporlarının yüzeysel olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı, kadastro sırasında kamu orta malı genel harman yeri olarak sınırladırılıp sonradan mera olarak tahsis edilen taşınmazın sınırlandırmasının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Dosya kapsamından; Sivas ili, ... ilçesi, ... köyünde kain dava konusu 1 40... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında kadastro komisyonunun 13.09.2008 tarihli tespit zaptı ve sınırlandırma krokisine istinaden kadimden beri ve halen ... köyü halkı tarafından harman yeri olarak kullanıldığı, zeminin de bu vasıfta olduğu gerekçesiyle 1.311,14 metrekare yüz ölçümüyle kamu orta malı harman yeri olarak sınırlandırıldığı, askı ilan süresi içerisinde itiraz edilmeyen sınırlandırmanın 05.08.2008 tarihinde kesinleştiği, Sivas İl Mera Komisyonu tarafından yapılan çalışmalar sonucu 1 40... parselin mera olarak değerlendirilerek 23.11.2012 tarihli ve 390 sayılı karar ile ... köyüne mera olarak tahsis edildiği, davacı tarafından kendi adına senetsizden tespit edilen 1 40... parsel sayılı ahşap ev ve arsa vasıflı taşınmazının bitişiğinde olup dava konusu parseldeki A harfli 109,40 metrekarelik kısım hakkında kadastro öncesi irsen intikâl, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuki sebebine dayalı mera sınırlandırmasının iptali ve tescil istemiyle 06.05.2016 tarihinde eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
2. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın öncesinde kamu orta malı genel harman yeri veya kadim mera olmadığı, taşınmazın davacı adına kayıtlı parseldeki ahırın uzantısı olarak arsa vasfıyla kullanıldığı, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de dava konusu taşınmaz bölümünün öncesinde köyün ortak kullanımda olan kamu orta malı niteliğinde genel harman yeri vasfında olup-olmadığı, davacı ve babası tarafından dava konusu taşınmaz bölümünün hangi vasıfla kullanıldığı, tespit tarihine kadar yirmi yıldan fazla süreyle gerçekleşen tasarruflarının, taşınmazın türüne göre aranan ekonomik amaca uygun olup-olmadığı ve sonuçta zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olduğu söylenemez.
3. Bilindiği üzere; özel harman yerinin harman mevsimi dışında tarım aletleri ve benzeri makinelerin konulması suretiyle tasarruf edilmesi de ekonomik amacına uygun sayılır ve özel mülkiyet şeklinde tapuya tescil edilme olanağı sağlar, Bu durumda taşınmaz üzerinde sürdürülen ve iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğin zilyedi yararına hukuki sonuç doğurabilmesi için taşınmazın türünün sağlıklı biçimde saptanması, taşınmazın saptanan türüne göre de ekonomik amacına uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının tespiti ve sonuçta taşınmazda sürdürülen zilyetliğin zilyedi yararına hukuksal sonuç doğurup-doğurmayacağının belirlenmesi gerekir. Zira; köylünün ortak kullanılımda bulundan kamu orta malı niteliğindeki genel harman yerlerinin zilyetlikle iktisap edilemeyeceği şüphesizdir.
4. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmaz bölümü ve bakiye 1 40... parselin kamu orta malı niteliğinde genel harman yeri niteliğinde olup-olmadığına, dava konusu bölüm üzerinde davacının ekonomik amacına uygun zilyetliğinin ne zaman başladığına ilişkin olarak en eski ve en yeni ortofoto ve uydu fotoğrafları ile hava fotoğraflarından yeterince yararlanılmamış, jeodezi bilirkişi raporunda yalnızca dava konusu edilen bölümün eski hava fotoğraflarında görülmediği belirtilmiş, bakiye 1 40... parsel ile ilgili herhangi bir değerlendirme yapılmamış, tespit tarihinden 13 yıl sonraki 2020 tarihli hava fotoğrafında dava konusu kısımda davacının ahırıyla birleşen duvarın görüldüğünün belirtilmesiyle yetinilmiştir. Ziraat mühendisleri heyetinin 23.12.2022 tarihli raporunun 6. sayfasında dava konusu A harfli kısmın davacıya ait 1 parseldeki evinin güney cephesinden dava konusu mera (tespitte kamu orta malı harman yeri) parseline çıkıntı 1'er metre eninde 25-30 yıl önce çekilmiş 1,5 metre yüksekliğinde duvarın içinde kaldığı, duvar bitiminde devam eden bakiye alanla doğal sınır hattı oluşmadığı, bakiye 1 40... parsel sayılı taşınmazın uzun yıllar boyunca en az 50 yıl ve üzerinde insanların, hayvanların ve araçların sürekli geçmesi, zeminin üzerinde araçların, tarım alet ve makinelerinin sürekli kalması nedeniyle mera dışında harman yeri, ortak kullanım alanı olarak kullanıldığının tespit edildiği, mahalli bilirkişiler ...., ..., ..., ... tarafından dava konusu A harfli kısmın davacının babası öldükten sonra duvarla çevrildiğinin, dava konusu kısmın bulunduğu parselin öncesinde mera olmadığının, arsa olarak kullanıldığının beyan edildiği, ancak mahalli bilirkişilere parselin bütünün ve dava konusu kısmın köylüler tarafından öncesinde ve davacının babasının kullanımı öncesinde köylünün ortak kullanımındaki genel harman yeri olarak kullanılıp - kullanılmadığının, tarım aletleri bırakılıp - bırakılmadığının, harman zamanı köylünün harmanının döküldüğü yer olup-olmadığının sorulmadığı, ziraat heyet raporunda parselin bakiyesinin köyün uzun yıllar ortak kullanımında olan harman yeri olduğu tespiti ile mahalli bilirkişilerin taşınmazın köylüler tarafından kullanılmadığına dair beyanlarının çeliştiği, dava konusu taşınmaz bölümü ve parselin bakiyesinin öncesinin genel veya özel harman yeri olup-olmadığının tam olarak tespit edilemediği anlaşılmıştır. Bu şekildeki araştırma ve inceleme hüküm vermeye elverişli değildir.
5. Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle, tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesi zaman dilimi içerisinde çekilmiş farklı tarihlere ait en az 3 adet stereoskopik hava fotoğrafı, bu hava fotoğrafları kullanılarak üretilmiş memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köylerin halkından ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında dinlenecek yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından dava konusu A harfli kısmın ve içinde bulunduğu 1 40... parsel sayılı bakiye taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, ziraat bilirkişileri heyeti raporunun bakiye parsele ilişkin uzun zamandır köylülerce ortak olarak harman yeri olarak kullanıldığına dair tespit göz önünde bulundurularak A harfli kısım ve bakiye 1 40... parselin öncesinde kamu orta malı niteliğinde genel harman yeri olup - olmadığı, köylüler tarafından ortak olarak kullanılıp - kullanılmadığı, kullanılıyorsa ne suretle ve ne amaçla kullanıldığı, dava konusu bölümün duvarla ne zaman çevrildiği, duvarla çevrilmeden önce davacının babası ve davacı tarafından ne suretle ve ne kadar süreyle kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmesine çalışılmalı, alınan beyanlar komşu parsellerin tutanak ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli; mahkeme hakiminin dava konusu taşınmaza, duvarın davacının parseli tarafındaki kısmına ve bakiye 1 40... parsele ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa aynen aktarılmalı; üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde köylünün ortak kullanımındaki genel harman yeri niteliğinde olup-olmadığını, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, bakiye 1 40... parselden nasıl ayrıldığını, aralarında doğal ya da yapay ayırt edici bir sınır bulunup-bulunmadığını açıklayıp taşınmazın niteliğini belirten, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, taşınmazların öncesini ve mevcut niteliğini açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye yukarıda belirtilen tarihlerde çekilmiş stereoskopik hava ve uydu fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak A harfli kısım ve bakiye 1 40... parselin önceki ve şimdiki niteliğinin, genel harman yeri vasfında olup-olmadığının, genel harman yeri vasfında değil ise zilyetliğe ne zaman başlanıldığının ve ne şekilde sürdürüldüğünün, arazinin ekonomik amacına uygun olarak zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı; fen bilirkişisinden ise keşfi takibe ve bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verir kroki ve rapor düzenlemesi istenmeli; yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın öncesinin köylünün ortak kullanımında olan genel harman yeri olduğunun anlaşılması halinde, kamu orta malı genel harman yeri üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli; dava konusu taşınmazın kamu orta malı genel harman yeri olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, taşınmazın tespit edilen niteliğine göre ekonomik amaca uygun şekilde zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince bu hususlar göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.