Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/4066
2025/6031
17 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/4066 E. , 2025/6031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1477 E., 2024/500 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/226 E., 2023/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; babası ...'ın 2000 yılında kendisine ait taşınmazları üç erkek kardeşe aynı oranda taksim ettiğini, taşınmazların tapusunun olmadığını, 2009 yılında kadastro sırasında kardeşi ...'ın davacıya ait taşınmazları eşi ... ve kendi adına tescil ettirdiğini belirterek dava konusu ... adına kayıtlı 1 34... parsel, ... adına kayıtlı 1 25... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı keşifte, 1 25... parselin 1/3'ünün, 1 34... parselin ise tamamının babasının sağlığında taksim edilerek kendisine düştüğünü belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların tapuya kayıtlı olmayan menkul mal niteliğinde olduğu, menkul mallarda mülkiyetin nakli için zilyetliğin teslim edilmesi yeterli olup yazılı bir sözleşme aranmayacağı, tapusuz olan taşınmazın kadastro tespitinden önceye ilişkin taksim ve hibe iddiasının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 15. maddesi uyarınca tanık dahil her türlü delille kanıtlanabileceği, öte yandan murisin sağlığında yaptığı paylaştırmanın esasen bağışlama hükmünde olduğu, keşifte dinlenen, birisi davacının ablası olan davalı tanıkları tarafından beyanlarından murisin 2007-2008 yıllarında uhdesindeki arazileri taksim ettiği ve dava konusu yeri davalı ...'a bıraktığı, parsel üzerindeki evin davalılar tarafından yaptırıldığının beyan edildiği ve talimatla dinlenen davacı tanıklarının dahi murisin yaptığı taksimatı beyan ettiği, birbirini destekler nitelikteki beyanlar değerlendirilmekle murisin sağlığında dava konusu taşınmazı yapmış olduğu taksim ile davalıya bıraktığı ve zilyetliğini teslim ettiği, esasen bağışlama hükmünde bir işlem olduğu, murisin sağlığında yaptığı paylaştırmada adil olma zorunluluğunun bulunmadığı gibi mirasçılarının rızasını almasına gerek de olmadığı, dava konusu parselde davacının hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilememiş olmasına, davacının babası ...'ın 17.02.2017 tarihinde ölmesine ve dava konusu 1 34... parsel sayılı taşınmazı davalı ...'e bağışladığına ilişkin kadastro komisyonu huzurunda verdiği beyanının bulunmasına, dava konusu 1 25... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise dosya kapsamındaki beyanlara göre taşınmazın ...'a bağışlandığının sabit olmasına, istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplere, istinaf edenin sıfatına ve tüm dosya kapsamına göre Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu; davacının babası muris ...’ın tapusuz taşınmazlarını üç erkek çocuğu arasında eşit şekilde fiilen paylaştırdığını, ancak kadastro sırasında ...’ın görevlileri kötü niyetli yönlendirmesiyle hatalı tesciller yapıldığını, kadastro kayıtlarına göre davalı ... mirasçılarının 4.000 m², davacının ise yalnızca 1.700 m² taşınmaza sahip göründüğünü, ayrıca kadastro sırasında ...’ın hukuki ehliyetinin tam olmadığını, bu nedenle davalılara ya da mirasçılarına herhangi bir taşınmaz devrinin mümkün olmadığını; davalı tanıkları ... ve ...'un gerçeğe aykırı ve taraflı beyanlarda bulunduğunu, yaş ve yakınlık nedeniyle bu beyanlara itibar edilemeyeceğini; taşınmazların zilyetliğinin kadastroya kadar muriste olduğunu; murisin davalı ... tarafından bakıldığı iddiasının delille ispatlanmadığını; mahkeme kararında, bildirdikleri tanıkların beyanlarına yer verilmediğini, ayrıca yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının aksine olayda bağış değil, çocuklar arasında paylaştırma bulunduğunu ve bağışa dair herhangi bir delil olmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucu; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 25... parsel sayılı, 1.035, 58... yüz ölçümlü ve çay bahçesi vasıflı taşınmazın 30 yılı aşkın bir süredir ... oğlu ...'ın zilyet ve tasarrufunda iken 2000 yılında davalı ...'a hibe ederek alakasını kestiği, parsel malikinin de halen bu şekilde zilyet ve tasarruf ettiği gerekçesiyle senetsizden davalı ... adına tespit ve tescil edildiği, aynı çalışma alanında bulunan 1 34... parsel sayılı, 1.056, 21... yüz ölçümlü ve çay bahçesi vasıflı taşınmazın ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... oğlu ... adına tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde ... tarafından tespite itiraz edildiği, Kadastro Komisyonu'nun 16.04.2009 tarihli kararıyla; ...'ın 1 34... parsel sayılı taşınmazın tamamını oğlu ...'a verdiğini, bu parselin tamamının ... adına yapılmasına muvafakat ettiğini bildirmesi nedeniyle 1 34... parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.