SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/3865 E. 2025/5937 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/3865

Karar No

2025/5937

Karar Tarihi

11 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/3865 E. , 2025/5937 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/390 E., 2024/179 K.

Mahkemece, bozma kararına uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine 30 yıldan fazladır aktarmalı zilyetlik ile intikal eden Ağrı ili .... ilçesi ... köyündeki 1 13... , 4 ve 9 parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında müvekkillerinin hazır bulunamaması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil gördüğünü ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemiş, bozma sonrası sunulan 07.12.2016 havale tarihli dilekçede; dava konusu taşınmazların ... köyü 1 13... ,4 ve 9 parseller olduğunu bildirmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.11.2014 tarihli ve 2011/114 Esas, 2014/350 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile çekişmeli 1 13... , 4 ve 9 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı ... temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/3116 Esas, 2016/1716 Karar sayılı kararı ile; "...Mahkemece öncelikle davacılar vekilinden dava ettikleri çekişmeli parsellerin doğru çalışma alanı ile ada ve parsel numaralarını bildirmesi istenmeli, buna göre eksik kayıtlar varsa getirtilerek çekişmeli taşınmazların tapu kaydı maliki Hazine olması halinde parsel numaralarının hatalı gösterilmesinin maddi hataya dayandığı kabul edilerek dava konusu olan doğru parseller üzerinde mahallinde keşif yapılıp davacı tarafından çekişmeli parselleri göstermesi istenmeli, mahalli bilirkişi ve tanıklardan gerçekte dava konusu olan çekişmeli taşınmazlara ilişkin somut ve olaylara dayalı bilgi alınmalı, fen bilirkişisine buna göre rapor ve harita düzenlettirilmeli, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Çekişmeli taşınmazlardan bir kısmının ... köyü 1 13... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar olduğunun belirlenmesi halinde dosya içinde bulunan Diyadin Kadastro Mahkemesinin 2006/259 Esas sayılı dosyasının da değerlendirilmesi gerektiğinin nazara alınması gerekir. Yukarıda bahsedildiği şekilde dava konusu taşınmazlar doğru olarak belirlenip bu taşınmazlar üzerinde keşif yapılarak hüküm kurulması gerekirken dosya kapsamına uygun olmayacak şekilde hüküm oluşturulması isabetsizdir" gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1 13... parsel nolu taşınmazın tarla niteliğinde olduğu, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre davacılara murisleri olan ...'tan kaldığı, davacıların 20 yıldan fazla süredir de nizasız fasılasız zilyet oldukları anlaşıldığından bu taşınmaza yönelik davacıların davasının kabulüne, 1 13... ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin her ne kadar mahalli bilirkişi ve tanıklar, ilgili yerlerin davacılara murisleri olan ...'tan kaldığını, davacıların 20 yıldan fazla süredir de nizasız fasılasız zilyet olduklarını beyan etmişlerse de Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/3116 Esas, 2016/1716 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Kadastro Mahkemesinin dosya içerisinde bulunan 2006/259 Esas sayılı dosyası incelendiğinde, Ağrı ili ... ilçesi ... köyü 1 13... ve 9 parseller açısından Kadastro Mahkemesinin 2006/259 Esas, 2006/357 Karar sayılı kararında Maliye Hazinesi adına tescile karar verildiği, bu kararın eldeki dosyada davacı olan ... açısından kesin hüküm teşkil ettiği, diğer davacılar açısından da Kadastro Mahkemesinin 2006/259 Esas, 2006/357 Karar sayılı dosyasında davacıların dayandığı ... Muvakat Yetkili Noter Muavinliğinin 1948/... sayılı noter senedi ile eldeki davaya dayanak gösterilen noter senedinin aynı olduğu, dosyanın diğer davacıları açısından da ilgili Kadastro Mahkemesinin 2006/259 Esas, 2006/357 Karar sayılı kararının önemli delil niteliğinde bulunduğu, ilgili yerlerin ham toprak sayılması gerektiği anlaşıldığından Ağrı ili ... ilçesi ... köyü 1 13... ve 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin davacıların davasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; dinlenen tanık ve mahalli bilirkişlerin tümünün taşınmazların müvekkillerinin üst soyundan kendilerine zilyetlik yoluyla geçtiğini ve müvekkillerinin taşınmazları nizasız ve fasılasız 40-50 yıldan fazla malik sıfatıyla ekip biçmek suretiyle zilyetliklerinde bulundurduklarını belirttiklerini, bu hususun icra edilen keşif sonucu aldırılan bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, zilyetlik hususu, imar-ihya koşulu ve diğer şartların tümünün gerçekleşmiş olmasına rağmen Yerel Mahkemenin, yargısal denetimden geçmeyen Kadastro Mahkemesindeki verileri esas alarak ham toprak olduğu gerekçesiyle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca dava dosyasına ibraz edilen satış senedine bakıldığında dava konusu edilen taşınmazların sınırlarıyla satış senedinde belirtilen sınırların örtüştüğünün görüldüğünü, karşı taraf lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesinin de doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; Mahkemece Yargıtay bozma ilamında belirtilen hususların dikkate alınmadığını, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, davanın yasal süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanıma uygun olmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, dava konusu taşınmaz yönünden imar ve ihyanın hangi tarihte başlayıp tamamlandığı, kimden kime kaldığı, zilyetliğin ekonomik amaca uygun olup olmadığı hakkında yeterli araştırma yapılmadığını, aleyhlerine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; Kadastro sonucu ... köyü çalışma alanında bulunan 1 13... , 4 ve 9 parsel sayılı 79.338.41, 104.386, 59... .797,75 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edildiği, Diyadin Kadastro Mahkemesinin 2006/259 Esas, 2006/357 Karar sayılı dosyasında davacıların ..., ... ve ..., davalının Hazine olduğu, dava konusu 1 13... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan kadastro tespitlerinin hatalı olduğu ileri sürülmek suretiyle tapu iptali ve tescil istemli olarak açılan davada yapılan yargılama neticesinde davanın reddine ve 1 14... ve 9 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi Hazine adına tesciline karar verildiği, söz konusu kararın 31.01.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

Hemen belirtmek gerekir ki; hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde işlem yapılarak çekişme konusu 1 13... ve 9 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece dava konusu 1 13... parsel sayılı taşınmaz yönünden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir. Şöyle ki; bir arazinin kullanım süresi ve niteliğini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğraflarıdır. Ne var ki Mahkemece bu yöntemden yararlanılmamıştır.

Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişme konusu taşınmazı kapsayan memleket haritaları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları, kadastro tespit gününden 15-20-25 yıl öncesine ait streoskopik incelemeye elverişli yüksek çözünürlüklü hava fotoğraflarının tamamı getirtilerek dosya ikmal edilmeli, daha sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi ve taraf tanıkları, önceki keşiflerde görev almamış 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve fen bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmeli; Mahkemenin, taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin gözlemi tutanağa geçirilmeli; taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar ve ihyaya konu edilip edilmediği, imar ve ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı, ayrıntılı bilgi alınmalı; yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli; 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden tarımsal niteliğini belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı, önceki raporları irdeler şekilde ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulundan hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde önceki raporlar ile karşılaştırmalı olarak rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Mahkemece, değinilen hususlar yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,

Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönler itibariyle kabulüne,
Mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren Diyadin 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim