Yargıtay yargitay 2024/3839 E. 2025/5757 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3839
2025/5757
8 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/3839 E. , 2025/5757 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/84 E., 2024/925 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aralık Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/24 E., 2019/134 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili; Iğdır ili, ... ilçesi, ... köyünde 2010 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 581 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit ve tescil edildiğini, ancak dava konusu 581 parselin geldiği kök 210 parsel sayılı taşınmazın 1972 yılında yapılan ilk kadastro çalışması sonucunda Hazine adına tespit gördüğünü, bir taşınmaz hakkında daha önce kadastro tespiti yapılmışsa sonradan yapılan kadastronun hükümsüz sayılacağını, davalının ilk kadastro tarihi olan 1972 yılı itibarıyla zilyetlikle taşınmazı iktisap edip edemeyeceğnin araştırılması gerektiğini, taşınmazın 1980’li yıllara kadar bataklık ve çorak halde Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiş; aşamada davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 581 parsel sayılı taşınmazın kök 210 parselden geldiği, 210 parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan kadastro tespitinin Aralık Kadastro Mahkemesinin 1975/129 E.,1991/5 K. sayılı kararıyla yok sayıldığı, dava konusu 581 parsel sayılı taşınmazın davalı ve öncesinde mirasbırakanı tarafından eklemeli olarak 20 yılı aşkın süredir ekonomik amaca uygun olarak malik sıfatıyla zilyet olunduğu, zilyetliğin kesintisiz devam ettiği, davalının mirasbırakanı ve davalı adına tespit gören taşınmazların sulu-kuru arazide 40... dönüm miktarlarını aşmadığı, dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek tarım arazisi vasfında olduğu, ayrıca dava konusu taşınmaza komşu davalının kardeşlerine ait taşınmazlar hakkında Hazine tarafından açılan davaların da reddedilerek Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece tüm delillerin toplandığı, dava konusu taşınmaza komşu 577, 578, 5 79... parsel sayılı taşınmazlar yönünden Hazine tarafından açılan tespite itiraz davası sonucunda Mahkemece davanın reddi ile tespit gibi tescile karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 16. Hukuk Dairesince onanarak kesinleştiği, yine komşu 5 84... parseller yönünden Hazine tarafından açılan davanın da redle sonuçlanıp onanarak kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 581 parsel sayılı taşınmazın eski 210 parselden ifrazen geldiğini, 210 parsel sayılı taşınmaz hakkında 1970 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ve kadastronun kesinleştiğini, dava konusu taşınmazda ikinci defa yapılan kadastro tespit işlemlerinin bütün sonuçlarıyla hükümsüz olduğunu, bilirkişi raporunda her ne kadar taşınmazın %1-2 eğime sahip olup uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapıldığı belirtilmiş ise de bu hususun doğru olmadığını, davalının dava konusu taşınmazda 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davalı lehine zilyetlik koşullarının oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Iğdır ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 581 parsel sayılı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve satın alma nedeniyle davalı adına tespit edildiği, tespitin itiraz edilmeksizin 27.01.2011 tarihinde kesinleştiği, öte yandan dava konusu taşınmazı kapsadığı anlaşılan 210 parsel sayılı 254.0 00... yüz ölçümündeki taşınmazın 1972 yılında yapılan kadastro çalışması sonucunda ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespitine itiraz üzerine, Aralık Kadastro Mahkemesinin 1975/129 E.,1991/5 K. sayılı kesinleşen kararıyla, ayrı ayrı kişiler tarafından tasarruf olunmasına rağmen köydeki taşınmazların neredeyse tamamının tek bir parsel olarak Hazine adına tespit edildiği, usulen yapılan bir kadastrodan bahsedilemeyeceği, her taşınmazın geometrik durumu belirlenerek müstakil parseller halinde tespitinin yapılması gerektiği, yeniden gerçek bir kadastronun yapılması üzere dosyanın Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.