Yargıtay yargitay 2024/3780 E. 2025/5582 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3780
2025/5582
2 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/3780 E. , 2025/5582 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/88 E., 2023/50 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
ASIL DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN (2019/39 E.) DAVADA
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili, bir kısım davalılar ... vd. vekili tarafından süresinde ve bir kısım davalılar ... vd. vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, duruşmalı temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili Avukat ... ile temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... ve temyiz edilen davacılar ... vd. vekili Av. ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı.Yokluklarında duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; 3 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinde kendi mirasbırakanları "... oğlu ... " adına tespit ve tescil edilmişken bir kısım davalılar tarafından sadece Tapu Müdürlüğü hasım gösterilerek açılan "tapuda isim düzeltilmesi" davası sonucu malikinin "... oğlu ... " olarak düzeltilmesine karar verildiğini, anılan kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiğini, davalıların murisi olan bu kişinin dava konusu taşınmazla hiçbir ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek davalıların murisi adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın "... oğlu ... a'ya" ait olduğunun tespiti ile adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine; tapu kaydının hukuka uygun şekilde tesis edildiğini bildirip davanın reddini savunmuş; diğer davalıların bir kısmı da, taşınmazın başlangıçtan bu yana kök murislerine ait olduğunu, davalı gösterilen kişiler arasında ölü kişiler bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 25.09.2013 tarihli ve 2010/256 Esas, 2013/448 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın gerçek malikinin davacıların mirasbırakanı "... oğlu ... " olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 28.04.2016 tarihli ve 2016/5630 Esas, 2016/5228 Karar sayılı kararıyla; “ .Mahkemece, dava konusu taşınmazın gerçek malikinin davacıların mirasbırakanı "... oğlu ... " olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Gerçekten de; "... oğlu ... 'nun" mirasçısı olup davalı olarak gösterilen kişilerden ...'ın 14.06.1991 tarihinde, ...'ın 25.04.1993 tarihinde, ...'ın 14.03.1994 tarihinde, ....'nın 25.03.2001 tarihinde ölmüş oldukları, eldeki davanın ise 08.07.2010 tarihinde açıldığı kayden sabittir. Hemen belirtilmelidir ki, davada sağ olan gerçek ve hükmi şahsiyeti haiz tüzel kişiler taraf olabilirler. Taraf ehliyeti kamu düzeni ile ilgili olup re’sen gözetilmesi gerekli olan bir kuraldır. 1086 sayılı HUMK’un 38. (HMK 50 )maddesi delaletiyle TMK’ nın 28. maddesi hükmü uyarınca bazı istisnai haller dışında ölü kişi aleyhine dava açılamayacağı gibi 04.05.1978 tarihli 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince de ıslah yoluyla dahi olsa hasım değiştirilmesine ve dava tarihinde ölü olan kişinin mirasçılarına davetiye tebliğ edilerek onların huzuru ile de davanın görülmesi ve sürdürülmesine olarak bulunmamaktadır. Her ne kadar, davalılardan ...'in 03.08.1995, ...'ın ise 01.03.2006 tarihinde ölmüş oldukları görülmekte ise de; bu kişilerin mirasçılarının dava dilekçesinde davalı olarak yer almaları, yargılama sırasında ölen davalılar .... ve ...'ın mirasçılarının da davaya dahil edilmiş olmaları nedeniyle bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır. Hâl böyle olunca; Mahkemece, davacı tarafa dava tarihinden önce ölmüş bulunan davalılar ..., ..., ... ve ...'nın mirasçıları aleyhine ayrı bir dava açmak üzere süre verilmesi, verilen sürede ayrı bir dava açıldığı takdirde eldeki dava ile bileştirilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir..” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ... oğlu ... adına kadastro tutanaklarının kesinleşmesi suretiyle senetsizden tescil edildiği ve tescilin 28.09.1979 tarihinde kesinleştiği, ardından taşınmazın maliki olarak görünen kişinin adının yanlış olduğundan bahisle isim tashihi davasıyla malikin değiştirildiği, kayıt bilirkişisinin mahkemede tanık olarak dinlendiğinde malikin .... olduğu ve İstanbul'da ikamet edip vefat ettiğinin belirtildiği, kadastro tespit tutanağında aynı şekilde kayıt tutularak kesinleştiği, isim tashihi dosyasındaki delillerin değerlendirilmesi sonucunda her ne kadar malik adının yanlış olduğu ve düzeltilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş ise de alınan nüfus kaydında davacılar murisi ile davalılar murisinin iki farklı kişi olduğu ve davacılar murisi olan ... 'nın Kuşadası doğumlu olup İstanbul'da vefat ettiğinin nüfus kaydı ile sabit olduğu, kadastro tespitinde malik bilgilerinin de İstanbul'da vefat eden ... olduğu kaydının birbiriyle uyumlu olduğu, dinlenen tanık beyanları ve dosyaya kazandırılan resmi delillerde de bu durumun netleştiği, dolayısıyla tapu kaydında isim tashihini gerektirecek bir durumun bulunmadığı ancak isim tashihi sebebiyle aynı zamanda mülkiyetin de değiştirildiği ve mülkiyet değişikliğinin gerçeği yansıtmaması neticesinde tescilin yolsuz tescil olduğu, her ne kadar mülkiyetin geçişi tapu kaydındaki isim tashihi sonucu gerçekleşmiş ise de dava konusu taşınmazın davacıların murisi olan ve ... oğlu ...'nın gerçek maliki olduğu, bu kişinin kadastro tespit tutanağında belirtilen kişi olduğunun sabit olduğu, taşınmazın yolsuz tescil ile ... oğlu ... u adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Hazinenin kayıt maliki olmadığını, taşınmazın yolsuz tesciline neden olduğu iddia edilen isim düzeltilmesi davası nedeniyle Hazinenin hasım olarak gösterildiğini, Hazine yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Tapu Müdürlüğündeki tescil işleminin usulüne uygun olarak tesis edildiğini, tapu kaydının hukuka uygun olduğunu, kesin hüküm nedeniyle tapu kaydının oluştuğunu, herhangi bir yolsuz tescil bulunmadığını, isim tashihi davası sonucu verilen hükmün doğru olduğunu, kararda karar harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına ve yargılama harcının davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verildiğini, oysa Hazine’nin harçtan muaf olduğunu, Mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Bir kısım davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan tanık beyanlarının tamamen duyuma dayalı beyanlar oldukları, dava konusu taşınmazın davalıların murisinin tasarrufunda bulunduğunu, tescilin dayanağının Mahkeme kararı olduğundan davalılar aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Bir kısım davalılar ... vd. vekili duruşma istekli temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada taraf teşkili yapılmadığını ve ölü kişiler aleyhine hüküm tesis edildiğini, davalılar ..., ..., ... ve ...’ın yargılama sırasında öldüklerini, ancak mirasçılarının davaya dahil edilmediklerini, ölü kişiler aleyhine hüküm tesis edildiğini, Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/687 Esas ve 1991/74 Karar sayılı kararı ile taşınmaz maliki ... ’nın babasının adının ... olarak düzeltilmesine, yani taşınmaz malikinin ... oğlu ... olduğunun kabulüne karar verildiğini ve kararın 12.04.1991 tarihinde kesinleştiğini, kararın 07.06.1999 tarihinde tapuya tescil edildiğini, ortada herhangi bir yolsuz tescil bulunmadığını, davalıların ve murisinin iyi niyetli olduklarını ve zilyetliğin iyi niyetli olarak sürdürüldüğünü, bu durumda davalılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinim koşullarının oluştuğunu, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, delillerin doğru ve objektif değerlendirilmediğini, mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazın davalıların murisine ait olduğunu belirttiklerini, dava konusu taşınmazın ... ile bir ilgisi olmadığını ve ...’un yerinin başka bir yer olduğunu, arazi tahrir defterinin fotokopisi olan sayfanın ve kayıtların dava konusu taşınmaz ile ilgili olup olmadığının belli olmadığını, bu nedenle kayıtların lehte ve aleyhte delil olarak değerlendirilemeyeceğini, arazi tahrir defteri fotokopisinde malikler listesinde ... ’nun ve ... kızı ...’nın isimlerinin bulunduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 3 23... parsel sayılı taşınmazın kadastro sonucu ölü ... oğlu ... adına tespit edildiği, tespitin kesinleşerek taşınmazın 29.08.1979 tarihinde tescil edildiği, Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.19 91... /687 Esas, 1991/74 Karar sayılı kararı ile dava konusu 3 23... parsel sayılı taşınmaz maliki ... ’nın tapu kaydında ... olarak gözüken baba adının ... olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek 12.04.1991 tarihinde kesinleştiği, Mahkemece 17.07.1992 tarihli tavzih kararı ile de taşınmaz maliki ... ’nın tapu kaydında ... olarak gözüken baba adının ... olarak düzeltildiği ve tavzih kararının 23.09.1993 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Bilindiği üzere; kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297/2. maddesine göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Hemen belirtilmelidir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 28. maddesi uyarınca ölümle şahsiyet son bulmakla Mahkemece, tapu kaydının iptali ile davacıların murisi ... T.C. kimlik nolu, ... ve ... oğlu ... l‘in veraset ilamına göre mirasçıları adına tesciline karar verilmesi gerekirken, ölü kişi adına tescil kararı verilmiş olması doğru değildir.
Bununla birlikte; davalı ... (T.C.No: ... ), davalı ... (T.C.No ... ) ve davalı ... (T.C.No: ...)‘ın karar tarihinden önce öldükleri, mirasçıların da davaya dahil edildiği halde ölmüş olan bu kişilerin karar başlığında yazılması da isabetsizdir.
Ne var ki; anılan hususların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili ile bir kısım davalılar vekillerinin işin esasına yönelik yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddine,
Davalı Hazine vekili ve bir kısım davalılar vekillerinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “davacıların murisi .... T.C.Kimlik nolu, ... ve ... oğlu ... .adına tapuya kayıt ve tesciline” cümlesinin çıkartılarak, yerine “ ... T.C. kimlik nolu muris ... in usulüne uygun ibraz edilecek veraset ilamında (veya mirasçılık belgesinde) belirtilen mirasçıları adına miras payları oranında tesciline” cümlesinin yazılmasına; Mahkemenin gerekçeli karar başlığından yargılama sırasında ölmüş olan davalılar ... (T.C.No: ...), ... (T.C.No ... ) ve ... (T.C.No: ... )‘ın isimlerinin çıkartılmasına, kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davalılar vekilleri için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınmasına,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,02.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.