Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3737
2025/6164
24 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/3737 E. , 2025/6164 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/611 E., 2024/31 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı ... vekili ve katılma yoluyla asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı, birleştirilen davada davalı ...; Giresun ili, ... ilçesi, ... Mahallesindeki 2 15... parsel sayılı taşınmazda payı bulunduğunu, ancak taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tamamının davalı adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
II. CEVAP
Asıl davada davalı, dava konusu taşınmazın anne ve babalarından intikal ettiğini, 7 kardeş olduklarını, intikal eden taşınmazları kendi aralarında taksim ettiklerini, dava konusu taşınmazın da taksim sonucu kendisine verildiğini belirterek asıl davanın reddini savunmuş; birleştirilen davada, Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 12... , 2 15... , 30, 44, 633 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan babası ...’ya, 2 16... parsel sayılı taşınmazın ise mirasbırakan annesi ...’ya ait olduğunu, davalı kardeşi ...’in, kendisinin yokluğunda dava dışı kardeşleri ... ve ... ile murislerinden kalan taşınmazları taksim ettikleri, bu taksim gereği sadece erkek çocuklara taşınmazlar verildiğini, kendisine de asıl dava konusu 2 15... parsel sayılı taşınmazın verildiğini, ancak buna rağmen ...’in bu taşınmaz için kendisine dava açtığını, bu durumda asıl davada davacı ...’in kendi yaptığı taksime uymadığını, murislerine ait olduğu halde ... adına tescil edilen 1 12... , 2 15... , 40, 44, 6 33... ada 22 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiş, dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.01.2013 tarihli 2012/79 Esas, 2013/5 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın tarafların müşterek murislerinden miras yolu ile kaldığı, ancak mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu davacı ...’e verildiği, davalı ...’in bu taksime itirazı olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 12.09.2013 tarihli 2013/8755 Esas, 2013/8149 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın kök muris ...’den geldiği hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı, ancak Mahkemece, taşınmazın tüm mirasçıların katılımı ile usulüne uygun şekilde taksim edilip edilmediği, taksim edildiyse çekişmeli taşınmazın davalı tarafa isabet edip etmediği, diğer mirasçılara ne verildiği, tüm mirasçıların katılımı olmaksızın yapılan taksime, katılmayan mirasçıların icazet verip vermediği, dava konusu taşınmazın kim tarafından neye istinaden ne kadar süredir kullanıldığı hususları araştırılmadan, eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı, belirtilen eksikliklerin giderilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Karar
Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.06.2016 tarihli ve 2014/87 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 2 15... parsel sayılı taşınmazın tarafların ortak murisi ...’dan intikal ettiği, taraflar arasında yapılan harici ve rızai taksim sonucunda dava konusu taşınmazın davacıya bırakıldığının tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile sabit olduğu, davalının keşifteki beyanı ile de murislerinden intikal eden taşınmazları kendi aralarında taksim ettiklerini kabul ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. Onama Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.12.20 20... /1921 Esas, 2020/6550 Karar sayılı kararı ile, kararın usul ve yasaya uygun olduğu, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle Mahkeme kararı onanmıştır.
D. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresi içinde, davalı vekili Karar Düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 29.04.2021 tarihli 2021/2491 Esas, 2021/4255 Karar sayılı kararıyla; “Davalı ...’nın eldeki dosyanın davacısı ...’ya karşı, ... adına tespit ve tescil edilen taşınmazlar hakkında miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak Görele Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/532 Esas sayılı dosyasıyla dava açtığını bildirmiş, Dairece eldeki dosyanın temyiz incelemesi sırasında bahse konu dosyanın örneğinin getirtilip incelenmesiyle dava edilen taşınmazlar hakkında keşfin yapıldığı ve karar vermek için eldeki dosyanın sonucunun beklendiğinin anlaşılmış, eldeki dosyada 2 15... parsel sayılı taşınmaz başında yapılan keşifte davalı tanığı olarak dinlenen ..., “murisin sağlığında bu yerin kullanımını davacı ...’e bıraktığını, ancak amacının yerlerini sağlığında taksim etmek olmadığını, kendisinin ölümünden sonra taksim edilmesini istediğini, tespite kadar davacı ...’in kullandığını, davalı ...’in kadastro tespitine kadar köyde yaşamadığını, o tarihlerde gurbette olduğunu” beyan etmiş; davalı ... tarafından açılan 2016/532 Esas sayılı dosyada ise aynı kişi bu kez mahalli bilirkişi olarak dinlenmiş ve 2 15... parselin (eldeki davamızın konu olan) taksimle ...’e düşen yer olduğunu bildirmiş ve yine 2016/532 Esas sayılı dosyada dinlenen bir kısım yerel bilirkişi ve tanıklar da, 2 15... parselin ...’e düşen yer olduğunu, dosyanın konusunu oluşturan taşınmazların da ...’e taksimle kalan yer olduğunu söylemişlerdir. Diğer bir anlatımla; her iki dosyada aynı kişi tarafından verilen beyanlar arasında çelişki bulunduğu gibi, eldeki dosya kapsamından da çekişmeli 2 15... parsel sayılı taşınmazın taksimle kime düştüğü hususunda alınan beyanlar arasındaki çelişki giderilmemiştir. Hâl böyle olunca; her iki davanın birlikte görülerek taksimin varlığı hususunda ve taksimin bulunduğunun kabulü halinde her iki davanın konusunu oluşturan taşınmazların kime kaldığının tam ve doğru bir şekilde belirlenmesi için hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekirken sehven onanmış olduğu anlaşılmıştır.” gerekçesiyle davalı ... vekilinin karar düzeltme istemi kabul edilerek onama ilamı ortadan kaldırılmış, Mahkemenin 01.06.2016 tarihli 2014/87 Esas, 2016/387 Karar sayılı kararı bozulmuştur.
E. Mahkemece Bozma Kararına Uyularak Verilen Temyize Konu Karar
Bozma ilâmından sonra, Mahkemenin 2016/532 Esas sayılı dosyası ile davalı ... tarafından davacı ... aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davası eldeki dava ile birleştirilmiştir.
Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.01.2024 tarihli 2021/611 Esas, 2024/31 Karar sayılı kararı ile; Mahkemece, dava konusu taşınmazların kök muris ...’den intikal ettiği, muris ...'nin sağlığında dava konusu taşınmazları kendisinin kullandığı ve sağlığında taşınmazlarının bir kısmını ..., ... ve ... arasında taksim ettiği, taşınmazlarının bir kısmını ise taksim etmeyip kendi uhdesinde bıraktığı, kız çocukları ve diğer erkek çocuğu ...'ya ise taksim edip verdiği bir taşınmaz bulunmadığı, bu taksimata ... ve kız çocuklarının itirazı olmadığı, ...'nın ölümünden sonra mirasçılar ..., ..., ... ve ...’in bir araya gelerek kalan taşınmazları taksim ettikleri, yine kız çocuklarının yapılan bu son taksimata da itirazlarının bulunduğuna ilişkin dosya kapsamına yansır bir itirazlarının bulunmadığı ve taksime katılmayan kız çocuklarının erkek kardeşlerinin yapmış olduğu taksimata icazet verdiklerinin anlaşıldığı, yapılan taksimat neticesinde asıl davada dava konusu 2 15... parsel sayılı taşınmazın keşif mahallinde asıl dosya davacısı ...'nın ikrar mahiyetindeki beyanı da göz önünde bulundurulduğunda ...'ya isabet ettiği, birleştirilen davada dava konusu 2 15... parsel, 2 15... parsel, 2 16... parsel sayılı taşınmazın yapılan taksim neticesinde ...'ya isabet ettiği, yine birleştirilen davada dava konusu 2 15... parsel ve 1 12... parsel sayılı taşınmazın taksimat neticesinde ...'ya isabet ettiği ve sonrasında ... tarafından satın alındığı, muris ...'nin taşınmazlarının mirasçıları arasında taksim edildiği, taksim anlaşmasının geçerli olduğu, aksinin taraflarca ispat edilemediği, birleştirilen davada dava konusu 1 12... parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davanın reddine, 1 12... parsel sayılı taşınmaz yönünden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... vekili ve katılma yoluyla asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı ... mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1- Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu 2 15... parsel sayılı taşınmazın taksim sonucu ...’ya düştüğünü, yine kardeşi ...’den satın aldığı taşınmazların bir kısımının da 2 15... parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığını, bu taşınmazın taksim sonucu davacı ...’e kaldığının sabit olduğunu, davacı asil ...’in keşifteki beyanının yanlış anlaşıldığını, ...’in daha sonra yargılama sırasında bu beyanını düzelttiğini, davacının uzun yıllar hukuk mücadelesi verdiğini, dava konusu taşınmazın taksim sonucu davalı ...’e verildiğini kabul etmesi gibi bir durum olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2- Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... mirasçıları vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde; dosyada bulunan taksim sözleşmesi, tanık ve mahalli bilirkişi anlatımları ile asıl davaya konu 2 15... parsel sayılı taşınmazın taksim sonucu davalı ...’e bırakıldığının açık olduğunu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin önüne geçmek için birleştirilen davanın açıldığını, birleştirilen davanın açılmasına davacı ...’in sebebiyet verdiğini, bu nedenle birleştirilen davada davacılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; kadastro sonucunda 2 15... parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına, 1 12... , 2 15... , 30... parsel sayılı taşınmazlar ile 2 16... parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80'er TL bakiye onama harçlarının temyiz eden asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı ... ile asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... mirasçılarından ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.