Yargıtay yargitay 2024/3457 E. 2025/5927 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3457
2025/5927
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/3457 E. , 2025/5927 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/531 E., 2024/358 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Midyat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/320 E., 2022/36 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; Mardin ili, .... ilçesi, ... Mahallesinde kain 2 16... parsel sayılı taşınmazı 30 yıldan fazla süredir kullandığını, 30 yıl önce dava konusu taşınmazı ... isimli şahıstan satın aldığını, kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmazın hatalı olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, taşınmazın tarla vasfında olduğunu ileri sürerek Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro çalışmaları üzerinden 10 yıla yakın bir süre geçtiğini ve dava açma hakkının ortadan kalktığını, idarelerince 2 16... nolu parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılan idari tahkikatta taşınmazın ekili-dikili olmadığı, eğimli olduğu ve yaklaşık %80 oranında boş, kıraç, taşlık ve kayalık olduğunun tespit edildiğini, taşınmaz üzerinde davacının iddia ettiği gibi 30 yıllık zilyetliği gösterecek şekilde herhangi bir tarımsal veriye rastlanmadığını, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında kalan yerlerden olup zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2020 tarihli ve 2018/595 Esas, 2020/6 Karar sayılı kararıyla; TMK'nın 713. maddesinde aranan zilyetlik koşullarının gerçekleşmiş olduğu, davacının iddiasının mahalli bilirkişiler ile davacı tanıklarının keşifte verdikleri beyanlar ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. Kaldırma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/210 Esas ve 2021/698 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, davacı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın hüküm için yeterli olmadığı, Mahkemece eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılamanın kararda açıklanan usûl ve esaslar dairesinde yeniden yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
B. Kaldırma Kararı Sonrasında İlk Derece Mahkemesince Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 2 16... parsel sayılı taşınmazın tamamında, tescil tarihinden itibaren geriye doğru en az 20 yıl öncesinden imar ve ihya çalışmasının tamamlandığı, çekişmeli parselde kullanımın ve tarımsal faaliyetin de olduğu ve bu haliyle imar-ihya başlangıcının 1984 yılından önceye dayandığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yerel Mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tescil edilirken gerekli tüm ilanların usulüne uygun yapıldığını ancak herhangi bir itirazın olmadığını, dolayısıyla davanın usulden reddi gerekirken işin esasına girilmesi usul ve yasaya açık aykırılık taşıdığını, dinlenilen bilirkişiler ve tanıkların davacı ile aynı köyden olup birçoğunun davacının akrabası olduğunu, bu sebeple yanlı ve taraflı beyanda bulunduklarını, ayrıca beyanların bir kısmının da çelişkili olduğunu, davacının taşınmazda nizasız ve fasılasız 30 yıllık zilyetliğinin olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bilirkişi raporlarında imar-ihya çalışmalarının tamamlandığının belirtildiğini ancak kaç yıldır taşınmazın tarımsal amaçlı kullanıldığı ya da imar-ihyanın ne zaman tamamlandığına dair herhangi bir tespitte bulunulmadığını, bu nedenle hükme esas alınan yetersiz bilirkişi raporunun kabulünün mümkün olmadığını, sadece 19 84... tarihli hava fotoğraflarının rapora esas alınmasının Yargıtay içtihatları gereğince de usule uygun olmadığını, jeodezi bilirkişisinin taşınmazın 3. sınıf tarım arazisi olduğuna dair beyanlarının yüzeysel ve detay içermeyen beyanlar olduğunu, taşınmazın metrekare birim fiyatlarının dikkatlice incelenmesi ve kamu menfaatleri doğrultusunda irdelenmesi gerektiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Mardin ili, Midyat ilçesi, Çavuşlu-Cumhuriyet Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli 2 16... parsel sayılı taşınmazın 6.302,96 metrekare yüz ölçümü ve “ham toprak” vasfıyla senetsizden davalı Maliye Hazinesi adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 20.03.2009 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafından kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek kabul kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Gerek dosya kapsamında alınan 13.11.2019 tarihli ilk ziraat bilirkişi kurulu raporundaki fotoğraflar gerekse 13.12.2021 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri raporunda yer alan 19 84... tarihli hava fotoğrafları incelendiğinde taşınmazın büyük bir bölümünün meşe ağaçları ile kaplı olduğu, nitekim 23.12.2021 havale tarihli ziraat bilirkişi kurulu raporunda da taşınmaz üzerinde muhtelif sayıda meşe ağacının bulunduğunun belirtildiği, yine 19 84... tarihli hava fotoğraflarından açıkça görüleceği üzere taşınmazın doğu kısmında bulunan bölümünün de bitişiğindeki ham toprak vasıflı 2 16... parsel sayılı taşınmazın devamı görünümünde olduğu, ekilip-biçilmediği, davacı lehine imar-ihya ve zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken maddi gerçekliğe aykırı yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile bilirkişi raporlarına itibar edilerek yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.