Yargıtay yargitay 2024/3408 E. 2025/5695 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3408
2025/5695
4 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/3408 E. , 2025/5695 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1185 E., 2024/698 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/74 E., 2020/436 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 93... parselde kayıtlı taşınmazın çekişmeli kısmının mezarlık alanı olmasına rağmen kadastro tespiti esnasında davalı adına fındık bahçesi olarak tescil edildiğini ileri sürerek davalı adına olan kaydının iptali ile mezarlık olarak kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu yerin mezarlıkla ilgisi bulunmadığını, eskiden beri tapulu gayrimenkul olduğunu, dava konusu yerin malik ve hissedarı bulunduğu, taşınmazın Aralık 1988 tarih, 5 sıra numaralı tapu kapsamında kaldığını, kadimden bu yana hiçbir suretle mezarlık olmadığını, ziraat arazisi ve fındık bahçesi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; toplanan delillere göre iddiaya konu bölümün mezarlık vasfında olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 2 93... parsel sayılı taşınmazın 28.02.2019 tarihli fen bilirkişi raporundaki krokide (A) harfiyle gösterilen 2,456.80 metrekarelik kısmının ifraz edilerek adanın son parsel numarası verilmek suretiyle tapu kaydının iptali ile ... adına mezarlık vasfı ile tapuya tesciline, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf isteminde bulunulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2021/126 Esas, 2021/463 Karar sayılı kararıyla; Mahkemenin kabul kararının dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre çekişmeli taşınmaza hiç mezar açılmadığının ve mezar kalıntısının bulunmadığının beyan edildiği, alınan ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın fındık bahçesi vasfında olduğu, üzerinde 35-40 yaşlarında fındık ocaklarının bulunduğunun belirlendiği, çekişmeli taşınmazın kadim mezarlık olduğunun ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça ispat edilememiş olduğu, çekişmeli taşınmazın metruk mezarlık olduğu ileri sürülse dahi mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları ile ziraat bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde davalı yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine göre kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 29.05.2023 tarihli ve 2021/6949 Esas, 2023/2990 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek doğru sonuca varılabilmesi için davalının savunmasında dayandığı tapu kaydı ile dava konusu taşınmazın tespit tarihi olan 2009 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına alınması; bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ve teknik bilirkişinin katılımı ile yeniden keşif yapılması, 23.12.1988 tarihli tapu kaydının hudutları mahalli bilirkişi ve tanıklara okunup açıklattırılmak suretiyle keşfi izlemeye uygun rapor alınması, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisine taşınmazı kapsayan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarında gösterilmesinin istenilmesi, böylelikle taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu ile arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesi, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi hususuna değinilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı dayanağı tapu kaydının hudutları incelendiğinde garben (batı) kabristan sınırını okuduğu ve incelenen hava fotoğraflarına göre taşınmazın bu sınırı itibari ile genişlemeye elverişli sınır olduğu, kaydın miktarının ise 1.838 metrekare olarak tesis edildiği, çekişmeli taşınmazın kabristan sınırı haricindeki sınırları sabit sınır olarak esas alınmak sureti ile yapılan değerlendirmede dayanak tapu kaydının miktarından fazla olacak şekilde teknik bilirkişi raporunda 18/B harfi ile rumuzlandırılan alanın davalı adına tespit ve tescil edildiği, zilyetlikten edinme koşulları yönünden ise teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen (2.456,86 metrekare) taşınmaz bölümünün davacı adına tapuda kayıtlı bulunan 2 93... parsel sayılı mezarlık niteliğindeki taşınmaz ile bitki örtüsü bakımından bütünlük arz ettiğinin tespit edilmesi nedeni ile davalı yararına çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile çekişmeli 2 93... parsel sayılı taşınmazın 09.02.2024 tarihli bilirkişi raporunda 18/A harfi ile gösterilen 2.456,86 metrekare bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline hükmedilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hava fotoğraflarından yöntemince istifade edilmediğini, hava fotoğrafının çözünürlüğünün az olması ve sınırları tespit edebilecek seviyede olmaması sebebiyle 1954 yılına ilişkin hava raporlarından yararlanılamadığını, diğer hava fotoğraflarında taşınmazın komşusu 2 93... parsel ile benzer yapıda görüldüğünün rapor edildiği, ne var ki taşınmazın bulunduğu yörenin coğrafi durumu göz önüne alındığında taşınmazların tamamının ekilip biçilmediği, tarla ya da fındık bahçesi olarak kullanıldığı, insanların taşınmazlarının bir kısmında ormanlık alan gibi dikili muhdesatın bulunduğunu, bu sebeple yan yana olan taşınmazların bitki örtüsü ve ağaçlar bakımından benzerlik göstermesinin çok olağan bir durum teşkil ettiğini, sadece bitki örtüsü benzerliğinin uyuşmazlığın çözümünde net bir veri olarak kabul edilemeyeceğini, dayanak tapu kaydı ve yerel bilirkişi ile tanık anlatımlarından taşınmazın üst soyundan itibaren davalı tarafından kullanıldığının sabit olduğunu buna rağmen yazılı şekilde isabetsiz karar verildiğini belirterek bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Ordu ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli 2 93... parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ...’ün 20 yılı aşkın zamandan beri nizasız fasılasız malik sıfatıyla zilyet ve tasarrufunda bulunduğu belirtilerek senetsizden ... oğlu ... adına tespit gördüğü, tespitin askı ilan süresini müteakip 12.05.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı, çekişmeli taşınmazın mezarlık vasfıyla sınırlandırılan 2 93... parselin devamı niteliğinde olduğu ve niteliği itibariyle özel mülkiyete konu edilemeyeceğini belirterek tapu iptali ve tescilini talep etmiş, davalı ise mülk edinmeye elverişli zilyetliğe ve tapu kaydına tutunarak davanın reddini savunmuştur.
3. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.442,67 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.