Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3382
2025/6145
23 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/3382 E. , 2025/6145 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/520 E., 2024/1541 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silivri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ve temyiz edilen davalılar ... vd. vekilleri Avukat .... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ... 'un 05.01.1976 tarihinde, ...'un ise 31.12.1979 tarihinde öldüklerini, muris ...'in maliki bulunduğu 2298, 2299, 917, 20 11... parsel sayılı olmak üzere 5 adet gayrimenkulünü 19.02.1972 tarihinde bağış yolu ile davalıların murisi olan oğlu ...'a devrettiğini, ...'ın ölümü üzerine 12.08.2003 tarihli intikal işlemi ile taşınmazların mirasçıları olan davalılar adına tescil edildiğini, akabinde davalılardan ... ile ...'in intikal suretiyle malik oldukları 22 98... parsel sayılı taşınmazlardaki hisselerini 12.08.2003 tarihinde diğer davalı ... ile ...'a satış yolu ile temlik ettiklerini, 917, 20 11... parsel sayılı taşınmazların tamamının halen 1/4 payla tüm davalılar adına kayıtlı olduğunu; yine muris ...'un kök murisi ... 'tan kendisine intikal eden 716, 151, 6 03... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını satış yolu ile davalıların murisi olan oğlu ...'a devrettiğini, onun ölümü ile de mirasçıları olan davalılara intikal ettiğini, yapılan tüm işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; bağışlama ile muris ...'a devir edilen 2298, 2299, 917, 20 11... parsel nolu taşınmazlar yönünden davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bağışlama işlemi ile devredilen taşınmazların iptalinin söz konusu olamayacağını, şartları varsa ancak tenkise konu olabileceğini, tenkisin de ancak bağışlayanın ölümünden itibaren 1 yıl ve her halükarda 5 yıl içinde dava edilmesi gerektiğini, 42 yıl geçtikten sonra bağışlamanın tenkisinin mümkün olmayacağını; ... tarafından müvekkillerinin murisleri ...'a satışı yapılan 4 parça taşınmazdaki 2/8 hisseye ilişkin olarak ise aynı resmi senette davacıların murisleri ... ve ...'nin de imzaları olduğunu, ...'un aynı taşınmazlarda sadece annesinin değil, davacıların murisi olan kızkardeşleri ... ve ... 'un da hisselerini satın aldığını, çocuklarına düğün yapmak isteyen davacıların murisleri ... ve ... ile onlara maddi yardımda bulunmak isteyen kök muris ...'un hisselerini satın alması için ...'u zorladığını, taşınmazları satın alabilmek için ... plakalı ... marka kamyondaki 1/2 hissesini ve ... markalı biçerdöverindeki 1/3 hissesini ortağı ....'a sattığını, harmandan mahsulünü toplayıp sattığını ve eşinin ziynet eşyaları dahil herşeyi paraya çevirdiğini ve bu şekilde satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kök muris ... tarafından ...'a tapuda bağış olarak tescili yapılan 2298, 2299, 9 17... ile 1523 parsel sayılı gayrimenkuller ile ilgili ve yine dava konusu kök muris ... 'tan muris ...'a intikal eden 2/8 hissenin ... tarafından ...'a tapuda devri ve tescili yapılan 716, 151, 6 03... parsel sayılı taşınmazlarla ilgili zamanaşımı ve hak düşürücü defi ve itirazlarının bulunduğunu, davacıların davasının usule, hukuka ve Yargıtayın yerleşmiş kararlarına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; davacı tarafın muris muvazaasına konu ettiği ve muris ... tarafından muris ...'a bağışlandığı ileri sürülen 2298, 2299, 20 11... parsel sayılı taşınmazların muris ... tarafından ...'a 19.02.1972 tarihinde bağışlama yolu ile devredildiği, satış işlemi bulunmadığından muris muvazaası koşullarının oluşmadığı, bu anlamda muris ... tarafından ...'a bağışlama işlemi ile devredilen taşınmazlar yönünden muris muvazaası nedeni ile tapu iptali ve tescil taleplerinin reddi gerektiği; diğer dava konusu 716, 151, 6 03... parsel sayılı taşınmazlardaki muris ...'a murisi ... 'tan intikal edecek hisselerin 20.09.1976 tarihinde ...'a satış yolu ile devredildiği, dinlenen tanıkların murisin dava konusu taşınmazları mal kaçırma kastı ile davalılar murisi ...'a devrettiği hususunda ispata elverişli beyanda bulunmadıkları, bu anlamda davacı tarafın muris muvazaasının koşulu olan mal kaçırma kastını ispat edemediği anlaşılmakla bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiği, tenkis taleplerinin ise zamanaşımına uğradığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen tanıkların murisler ... ve ...'nın kız-erkek çocuk ayrımı yaptığına dair beyanlarının olmadığı aksine kız ve erkek çocukların denk olduklarını belirttikleri, keza murislerin çocukları arasında husumet olmadığının belirtilmesi yanında, muris ...'in bağış yaptığı esnada başkaca taşınmazlarının da bulunduğu ve davacıların murisleri olan kızların da intikalen adlarına kaydedildiği, muris ...'in tamamını devretme fırsatı varken bir kısmı ile yetindiği, muris ... bakımından tanık beyanlarında çocukları arasında ayrım yapıldığı belirtilmediği gibi husumetin de olmadığı, keza ...'nın kendi hissesini devrederken davacıların murisleri kızları tarafından da davalıların murisi ...'a taşınmaz hisselerinin satıldığının anlaşıldığı, bunun yanında tanık anlatımlarında davacıların murisleri kız çocukları tarafından baba ...'in vefatı ile oğlu ...'a bağış yapıldığının bilindiği ancak her hangi bir talepte bulunmadıkları da dikkate alındığında, ispat külfeti kendisinde olan davacılar tarafından murislerin mal kaçırma saiki ile bağış ve satışın yapıldığı hususunun yöntemince ispatlanamadığı açık olup Mahkemece muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil isteminin reddine karar verilmiş olmasının yerinde bulunduğu; tenkis istemi bakımından muris ...'in 05.01.1976 ve muris ...'nın 31.12.1979 tarihinde öldükleri, murislerin vefat tarihi itibariyle 743 sayılı Medeni Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiği, anılan Kanun'un 513. maddesine göre bir yıllık ve beş yıllık süreler içerisinde dava açılmasının öngörüldüğü, söz konusu sürelerin zamanaşımı süresi olduğu açık olup davalılar tarafından süresinde verilen cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş olmalarına göre Mahkemece tenkis istemi bakımından murislerin vefat ettiği tarih itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmasına dayalı tenkis isteminin de reddedilmiş olması yerinde olup yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı ve davacılar vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varıldığı; ancak davacıların miras payları karşılığı gelen dava değerleri dikkate alınarak 2022 tarihi itibariyle toplam 167.141,30 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken Mahkemece hatalı değerlendirme ile fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması yerinde olmadığından vekalet ücreti bakımından İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte olan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; eksik inceleme ve araştırma neticesinde hatalı karar verildiğini, davalı tanıklarının beyanlarının subjektif olup hükme esas alınmaması, kendi tanıklarının maddi gerçeğe ve dosya kapsamına uygun beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini, tüm dosya kapsamı ile çekişme konusu taşınmazların devirlerinin muvazaalı olduğunu ispatladıklarını, davalı vekilleri lehine hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesi ile; davacının istinaf başvurusunda avukatlık ücretine yönelik bir talebi olmadığı halde ve istinaf mahkemesinin taleple bağlı olmak zorunda olması ve avukatlık ücretinin ancak talep halinde değerlendirime alınması gerektiği halde BAM'ın talebi aşarak verdiği avukatlık ücretine yönelik kaldırma kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bu yönden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1910 doğumlu mirasbırakan ... 'un 05.01.1976 tarihinde, 1912 doğumlu diğer mirasbırakan ...'nın ise 31.12.1979 tarihinde öldükleri, geriye mirasçı olarak 19 96... yılında ölen kızları ... ve ...'nın çocukları olan davacılar ile 2003 yılında ölen oğulları ...'ın eşi ve çocukları olan davalıların kaldıkları, dava konusu 2298, 2299, 917, 2011, 1523 parsel taşınmazlar kök muris ... adına kayıtlı iken murisin 19.02.1972 tarihinde bağış yolu ile davalıların murisi olan oğlu ...'a devrettiği, ...'ın 07.02.2003 tarihinde ölümü üzerine davalı olan mirasçıları adına 1/4'er hisse ile mirasen intikal işlemlerinin yapıldığı, söz konusu taşınmazlardan 22 98... parsel taşınmazlarda davalılar ... ve ...'nın kendi 1/4'er paylarını 12.08.2003 tarihinde satış yolu ile davalılar ... ve ...'e devrettikleri, 917, 20 11... parsel taşınmazların ise ...'ın vefatı ile davalıların 1/4 miras payı oranında davalılar adına kayıt ve tescil edildiği; 716, 151, 6 03... parsel taşınmazların ise muris ...'in vefatı ile mirasçılarına intikal ettiği, söz konusu taşınmazlarda mirasçı eş ... ile davacıların anneleri ... ve ...'nın kendilerine ait hisselerini(2/8'er) davalıların murisi ...'a satış ile temlik ettikleri, ...'ın vefatı ile 716, 151, 6 03... parsel taşınmazların davalı mirasçıları adına 1/4'er payla intikal ettiği, 511 parsel taşınmazda davalılar ..., ... ve ...'in 1/4'er paylarının 12.08.2003 tarihinde davalı ...'e satış yolu ile devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekili ile davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan, 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalı ...'den alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekilleri için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.