Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/3241
2025/5823
11 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/3241 E. , 2025/5823 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/446 E., 2024/128 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine temsilcisi ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 358, 359, 360, 368, 3 85... parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek vergi kaydına, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, miras yoluyla gelen hakka ve satın almaya dayanarak tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI VE BOZMA
Çermik Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.04.2015 tarihli ve 1999/52 E., 2015/128 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne dair verilen kararın davalı Hazine temsilcisinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 20.04.20 18... /12897 E., 2018/2802 K. sayılı kararı ile “Mahkemece 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine aykırı karar başlığı hazırlandığı, taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığının denetlemediği" belirtilerek sair yönler incelenmeksizin karar bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 358, 360, 368, 3 85... parsel saylı taşınmazlar yönünden, istemde bulunan davacıların davalarını takip etmediklerinden dolayı açılmamış sayılmasına karar verildiği ve davanın 359 parsel sayılı taşınmaz üzerinden devam ettiği, taşınmazın öncesinde ...'a ait olduğu, ... tarafından ekilip biçildiği, sonrasında oğlu ...’e kaldığı, dava konusu taşınmazı ...'in 20-30 sene ekip biçtiği, daha sonra 1982 yılında davacı ...'na sattığı, o tarihten bu yana ...’nin malik sıfatı ile zilyet olarak taşınmazı kullandığı, taşınmazın imar-ihyasının tamamlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 359 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, başka kişilerin zilyetliğinin davacının zilyetliğine eklenemeyeceğini, Hazinenin yasal hasım olduğunu belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece büyükşehir belediyesinin yasal hasım olarak davaya dahil edildiğini bu sebeple yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalarının yasaya aykırı olduğunu, haklarında açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ..... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 359 parsel sayılı 70.300. 00... yüz ölçümündeki taşınmaz toprak tevzi suretiyle oluşan tapu kaydı nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Kadastro tutanağı 1977 yılında kesinleşmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, tapusuz taşınmazlarda kadastro tespit tarihi ile tespitin kesinleşme tarihi arasında zilyetliğin devri ile ilgili yapılan anlaşmalar, diğer koşulların da varlığı halinde geçerli olacaktır. Ancak davacı, çekişmeli taşınmazı kadastro tespiti kesinleştikten ve Hazine adına tapu kaydı oluştuktan sonra 1982 yılında harici satış sözleşmesi ile devir aldığını ileri sürerek dava açmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesindeki “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” hükmüne göre, zilyedin, taşınmazı adına kayıt ettirmeden, taşınmazdaki mülkiyet ya da aynî hakkını alacağın devri yoluyla üçüncü bir kişiye devretme olanağı bulunmamaktadır. TBK’nın 183. maddesine göre bir hakkın alacağın devri yoluyla üçüncü bir kişiye temliki için, işin niteliğinin buna engel olmaması gerekir. Bu tür kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında, dava hakkının, alacağın temliki yoluyla devri mümkün bulunmamaktadır. Herkese karşı ileri sürülebilen mutlak hak niteliğindeki aynî hakların bu şekilde devri mümkün olmadığından, temlik alanın mülkiyet hakkı sahibi yerine geçerek dava açması mümkün değildir. Aksi takdirde, davacı tapu kaydını henüz kendi adına geçirmeden, mülkiyet hakkını alacağın temliki yoluyla temlik alana geçirmiş olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.11.20 22... /1-851 Esas, 2022/1557 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Mahkemece davacı lehine eklemeli zilyetlik yoluyla kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kabul kararı verilmiş ise de Türk Medeni Kanunu’nun 996. maddesindeki” Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip olan zilyet, zilyetliği kendisine devreden aynı yetkiye sahip idiyse onun zilyetlik süresini kendi süresine ekleyebilir.” hükmünden anlaşılan eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin kadastrodan önceki zilyetlik yani tapu kaydı oluşana kadar geçen zilyetliktir, yoksa tapulu hale gelen dava konusu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukuken değer ifade etmeyeceği açıktır. Bu nedenle davacının davasının dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
O halde Mahkemece 359 parsel sayılı taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesis edilmesi isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden davalı ... Belediyesine iadesine,
Dosyanın Çermik Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,11.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.