Yargıtay yargitay 2024/305 E. 2025/5759 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/305
2025/5759
8 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/305 E. , 2025/5759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/129 E., 2023/1735 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/332 E., 2022/307 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evraklarla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan babaları ...’ın 2804, 28 05... ada 7 parsel sayılı taşınmazlarını vekil kıldığı davalı oğlu ... aracılığıyla diğer davalı ...’e satış suretiyle temlik ettiğini, davalıların uzun yıllardır yakın dost olduklarını, mirasbırakanın davalı oğlu ... lehine mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak temliki gerçekleştirdiğini, dava konusu 3 24... parsel sayılı taşınmazın devredilmesine rağmen sonrasında mirasbırakan ve davalı ... tarafından yazlık olarak kullanılmaya devam ettiğini, diğer dava konusu 28 04... parsellerin ise mirasbırakanın en değerli taşınmazları olup davalı ... tarafından sonrasında dava dışı 3. kişilere devredildiğini, davalı ...'ın taşınmazları hiç kullanmadığını ileri sürerek hâlâ davalı ... adına kayıtlı olan 3 24... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, 3. kişiye devredilen 28 04... parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise miras payları oranında bedele hükmedilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili; iddiaların doğu olmadığını, müteahhitlik yapan mirasbırakanın sermaye ihtiyacı sebebiyle dava konusu taşınmazları bedeli karşılığında davalı ...'e devrettiğini, satışların gerçek olduğunu, mirasbırakanın geride 200’ü aşkın taşınmazı kaldığını, dava konusu taşınmazların bunlar içinde düşük değerde olduğunu, mirasbırakanın mal kaçırma kastının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacılar ile mirasbırakan arasında herhangi bir husumetin olmadığı, mirasbırakandan geriye 100'den fazla taşınmaz kaldığı, muvazaa olgusunu ispata yarar herhangi bir delilin bulunmadığı, yine tanıkların mirasbırakanın inşaat işleri yapması sebebiyle taşınmazlarını sattığı yönünde beyanda bulundukları, dava konusu taşınmazların mirasbırakanın terekesi içindeki azlığı da dikkate alındığında iddianın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mirasbırakanın davacı mirasçıları ile beşeri anlamda herhangi bir probleminin ve mal kaçırmasını gerektirecek bir vakıanın bulunmadığı, davacı tanıklarından ...'ın dava konusu taşınmazların mirasbırakan tarafından satılığa çıkarıldığını duyduğunu beyan ettiği, temliklerin muvazaalı olduğu iddiasının ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; maddi durumu çok iyi olan ve yaklaşık 200 adet taşınmazı bulunan mirasbırakanın terekesindeki en değerli ve önemli dava konusu taşınmazlarını davalıya satmasını gerektirir nedeni bulunmadığını, mirasbırakanın oğlu davalı ... ile davalı ...'ın uzun yıllardır yakın arkadaş olduğunu, devirlerden sonra mirasbırakanın hesaplarına para girişi olmadığını, mirasbırakanın davalı oğlu ... lehine mal kaçırmak için taşınmazları oğlunun yakın arkadaşı olan diğer davalıya devrettiğini, devirden sonra dava konusu 3 24... parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan ve çocukları tarafından yazlık olarak kullanılmaya devam ettiğini ve davalı ... tarafından hiç kullanılmadığını, satış bedellerinin ödendiğine dair hiçbir belge bulunmadığını, davalılar tarafından dosyaya sunulan taşınmazların satılıp bedelinin alındığına dair 28.06.2011 tarihli adi yazılı sözleşmenin her zaman düzenlenebileceğini, mirasbırakan tarafından Zeytinburnu’ndaki bir başka taşınmazının da davalı ...’e, ondan da davalı ...’ın eşi ...’ye devredildiğini, yine mirasbırakanın davalı oğlu ... lehine düzenlediği vasiyetnamenin iptaline ilişkin de dava açtıklarını, yine mirasbırakan tarafından ara malik kullanılarak davalı oğlu ...’a devrettiği İstanbul'daki başka bir taşınmazla ilgili de muris muvazaasına dayalı dava açtıklarını, Mahkemece davalılar aleyhine açılan bu derdest davalar getirtilip incelenmeden karar verildiğini, mirasbırakanın düzenlediği vasiyetname ile terekesindeki taşınmazların yaklaşık %70-80 ini davalı oğlu ... ve eşine vasiyet ettiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve bedel isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1932 doğumlu mirasbırakan ...'ın 30.09.2018 tarihinde ölümü ile geride çocukları olan davacılar ...,..., ... ile davalı oğlu ...'ın mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın dava konusu 3 24... (eski 2446), 28 04... parsel sayılı taşınmazları 29.06.2011 tarihli aynı akitle davalı oğlu ...'ın arkadaşı olan diğer davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, mirasbırakanın aynı akitle dava dışı 3432, 3515, 36 54... ada 5 parsel sayılı taşınmazlarını da davalı ...'e devrettiği, davalı ...'in ise dava konusu taşınmazlardan 28 04... parselleri 14.11.2016 tarihinde dava dışı Aslan Ögürce'ye satış suretiyle devrettiği anlaşılmaktadır.
Diğer yandan Dairenin geri çevirme kararı ile dosyaya getirtilen evraktan, ... Noterliğinin 27.07.2016 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi ile mirasbırakanın İstanbul/....'nda bulunan adına kayıtlı 18 parça bağımsız bölümü davalı oğlu ...'a, 4 parça taşınmazını ise ayrı ayrı davalı ...'ın eşi olan gelini ... ile oğlu ...'dan olma torunlarına vasiyet ettiği, eldeki davanın davacıları tarafından Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/599 Esas sayılı dosyası üzerinden anılan vasiyetnamenin iptali isteğiyle dava açıldığı ve dosyanın derdest olduğu; Bakırköy 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/354 Esas sayılı dosyası ile davacılar tarafından mirasbırakanın dava dışı 27 56... parsel sayılı taşınmazını ara malik ...'e (eldeki davada davalı), onun da mirasbırakanın gelini ...'ye (davalı ...'ın eşi) temlikine ilişkin olarak muris muvazaasına dayalı açılan davanın da derdest olduğu; yine Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/60 Esas, 2021/318 Karar sayılı dosyası üzerinden davacılar tarafından mirasbırakanın dava dışı 23 01... parsel sayılı taşınmazını davalı oğlu ...'a temlikine ilişkin olarak muris muvazaasına dayalı açılan davada Mahkemece temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nispi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada muris gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir.
Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Hemen belirtmek gerekir ki; bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle murisin asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, murisin sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alım gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki beşeri ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
Somut olaya gelince; dinlenen tanık beyanları, yukarıda belirtilen taraflar arasında görülen vasiyetnamenin iptali ve muris muvazaasına dayalı davalar ve tüm dosya kapsamı bütün olarak değerlendirildiğinde, varlıklı biri olan mirasbırakanın akit tarihinde işlerinin ve maddi durumunun iyi olduğu, önemli bir hastalığının ya da taşınmazlarını satmasını gerektirir haklı veya makul başka bir sebebinin bulunmadığı gibi satın alma savunmasında bulunan davalı ...'in de satış bedelini ödediğini kanıtlayamadığı, çekişmeli taşınmazların akitte gösterilen değerleri ile keşfen saptanan gerçek değerleri arasında açık fark bulunduğu, özellikle mirasbırakanın 27.07.2016 tarihli vasiyetname ile dava dışı 22 parça taşınmazını davalı oğlu ...'a, ...'ın eşi olan gelinine ve ...'dan olma torunlarına vasiyet ettiği, yine dava dışı bir taşınmazını davalı oğlu ...'a, başka bir taşınmazını da eldeki davada davalı ...'i ara malik kullanmak suretiyle ...'ın eşi olan gelinine devrettiği, mirasbırakanın oğlu davalı ... ile davalı ...'ın yakın arkadaş olduklarının anlaşıldığı, değinilen tüm bu somut olgular yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, mirasbırakanın davacı çocuklarından mal kaçırma kastıyla hareket ederek çekişmeli taşınmazları muvazaalı olarak davalı ...'e devrettiği sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davalılardan alınmasına,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.