Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2856
2025/6130
23 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/2856 E. , 2025/6130 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/469 E., 2024/828 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/172 E., 2023/503 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 23.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacılar vekili Avukat .... ile temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesi ile; murisleri ...'ın dava konusu 18 parça taşınmazını vergi borcu nedeniyle taşınmazlara haciz gelmemesi için muvazaalı şekilde davalılara temlik ettiğini, murisin taşınmaz satmaya ihtiyacının olmadığını, davalıların da alım gücünün bulunmadığını, murisin davalılar lehine yaptığı danışıklı işlem sırasında çocuklarından bir belge almadığını, çocuklarına inanarak ve güvenerek hareket ettiğini ileri sürerek miras payları oranında tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemişler; cevaba cevap dilekçeleri ile; eldeki davada muris muvazaasına dayandıklarını, iddialarını her türlü delille ispatlayabileceklerini beyan etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın süresinde açılmadığını, davacıların murisin halefi olarak davada taraf muvazaasına dayandıklarını, aynı hukuki nedene dayalı olarak muris tarafından açılan dava reddedilip kesinleştiğinden anılan davanın eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiğini, davacıların iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı ile murisin taşınmazlarını alacaklılardan mal kaçırma amacıyla davalılara temlik ettiğinin anlaşıldığı, gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, bu durumda muris muvazaasından söz edilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tüm dosya kapsamı ile temliklerin bedelsiz ve muvazaalı olduğunun ispatlandığını, davanın her türlü delille kanıtlanabileceğini, murisin sağlığında davalılara karşı taraf muvazaasına dayalı olarak açtığı davanın eldeki davada kesin hüküm ya da kesin delil teşkil etmeyeceğini, tanıkların temlik tarihinde murisin davacılarla arasının kötü olduğunu beyan ettiklerini, dava konusu taşınmazların murisin tüm mal varlığını teşkil ettiğini, davacıların miras haklarının yok edildiğini, kaldı ki murisin, vergi borcu sebebiyle haciz gelmesine mani olmak için dahi de olsa bütün çocukları üzerine hak dengesini gözetecek şekilde kabul edilebilir bir paylaştırma yapması mümkün iken, davacıları ayrık tutup taşınmazlarının tamamını sadece iki oğluna (davalılara) devretmiş olmasının, şirket hisselerini de yine bedelsiz olarak dava dışı kızana devretmiş bulunmasının, objektif olarak "muris muvazaasına" vücut verdiğini, salt murisin sağlığında açtığı dava esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı pay oranında tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; muris ...'ın 29.09.2021 tarihinde öldüğü, geride mirasçıları olarak çocukları olan davanın tarafları ile dava dışı kızı ....'nin kaldığı; murisin 8 78... parseldeki 5 nolu bağımsız bölümü ile 162 20... parsel sayılı taşınmazın tamamını 30.04.2009 tarihinde davalı ...'e satış yoluyla temlik ettiği, temlikten sonra 02.06.2009 tarihinde 32 parsel sayılı taşınmaz üzerine kat irtifakı tesis edildiği, taşınmazdaki 4 parça bağımsız bölümün davalı ... adına tescil edildiği, bu bağımsız bölümlerden (A) Bloktaki 2 nolu bağımsız bölümün davalı ... tarafından 03.09.2009 tarihinde diğer davalı ...'a devredildiği, öte yandan murisin 06.05.2009 tarihinde 148 58... , 148 62... ve 148 54... parsel sayılı taşınmazlardaki payları ile 148 61... , 3, 4, 5 ve 6, 174 18... ve 8, 174 22... , 4, 5 ve 6 parsel sayılı taşınmazlarını davalı ...'a satış suretiyle temlik ettiği, davalı ...'ın 148 62... parseldeki payı 27.06.2012 tarihinde dava dışı ...'ya devrettiği; muris tarafından 07.06.2013 tarihinde eldeki davalılar aleyhine eldeki dava konusu taşınmazlara ilişkin olarak taraf muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davası açıldığı, anılan davada murisin, taşınmazlarını oğullarına hacizlerden korunmak amacıyla devrettiğini, devrin inanç ve güvene dayalı olarak bedelsiz yapıldığını ancak daha sonra taşınmazların davalılar tarafından iade edilmediğini ileri sürdüğü, davalıların ise taşınmazları bedellerini ödeyerek satın aldıklarını savunup bu hususta yemin delilini icra ettikleri, Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.02.2014 tarihli ve 2013/392 Esas, 2014/75 Karar sayılı kararıyla ispat edilemediğinden davanın reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek 08.09.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacıların adli yardımdan faydalanarak harç yatırmaksızın kararı temyiz ettiği anlaşıldığından aşağıda yazılı 3.033,70 TL temyiz başvuru harcı ile 615,40 TL onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı ... vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.