SoorglaÜcretsiz Dene

Yargıtay yargitay 2024/2802 E. 2025/5794 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/2802

Karar No

2025/5794

Karar Tarihi

8 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/2802 E. , 2025/5794 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/930 E., 2024/251 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/403 E., 2023/152 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 12... parsel sayılı taşınmazının devamı niteliğinde olan bölümünün kadastro tespiti sırasında hatalı olarak davalılar adına kaydedilen 2 12... parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kaldığını, çekişmeli kısmın irsen intikal ve taksim sonucu kendisine intikal ettiğini, bu kısma ilişkin eski tapu kayıtları ve ... tarafından yapılan çaylık ölçüm krokisinin de bulunduğunu ileri sürerek 2 12... parsel sayılı taşınmazın çekişmeli olan bölümünün tapu kaydının iptali ile 2 12... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle veya ayrı bir parsel numarası verilerek adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalılar; kadastro tespiti öncesi dönemde dava konusu taşınmaz bölümünün kullanımı konusunda uyuşmazlık çıktığını, Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/366 Esas sayılı dosyası ile açtıkları el atmanın önlenmesi davasında yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile ve ayrıca köy karar defterinde imzaları olan şahitlerin beyanlarıyla çekişmeli kısmın kendilerine ait olduğunun ispatlandığını, davacının talebinin yerinde olmadığını, davanın kötü niyetli şekilde açıldığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Davalı ...'un yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; 02.04.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen dava konusu 124, 00... 'lik alanın davacıya ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/585 Esas, 2022/1032 Karar sayılı kararı ile; öncelikle davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, daha sonra taşınmaz zemininde yer alan beton yolun hangi tarihte kim tarafından yapıldığının mahalli bilirkişi ve tanıklara sorularak tespit edilmesi, Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/366 Esas sayılı dosyasında 2008 yılında alınan fen bilirkişi raporunda zeminde gösterilen sarı renkli alan ile kamulaştırma sonucu Karayoluna bırakılan taşınmaz bölümü tespit edilip bu kısım fen bilirkişisi raporunda gösterilerek bundan sonra da toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip davacı taraf lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş; İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının dayandığı tapu kaydı dava konusu alana uymadığından zilyetlik araştırması yapıldığı, dava konusu olup 02.04.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporunda ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen alanın Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/366 Esas, 2011/45 Karar sayılı kararına konu olan alanla aynı olmadığı gibi 07.02.2023 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen Karayollarına ait alan ile de aynı olmadığı, keşifte ve duruşmada dinlenen mahalli bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğu, beyanlarının aksinin davalılar tarafından ispatlanamadığı, davacının delil olarak sunduğu 26.03.1994 tarihli çaylık tespit formunda üretici olarak davacının adının belirtildiği, kadastro tespit tarihi itibarıyla dava konusu taşınmaz bölümünün mülkiyetini zilyetlikle edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 02.04.2021 havale tarihli fen bilirkişisi raporu ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 124, 00... 'lik alanın ifrazen iptali ile iptal edilen bu kısmın aynı yerdeki 2 12... parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... ve ... vekili; davacının zilyetliğe dayalı bir iddiasının bulunmadığını, kaldı ki davacının dava konusu yerde zilyetliğinin de olmadığını, ... kaydının dikkate alınmaması gerektiğini, davalıların dayandığı tapu kaydının uygulamasının yeterli olmadığını, davacı tanığı ...nın kadastro çalışmaları sırasında tespit bilirkişisi olarak görev yaptığını, kadastro sırasındaki beyanı ile keşifteki beyanlarının çelişkili olduğunu, el atmanın önlenmesi dava dosyasında yer alan krokinin eldeki davada uygulanması sırasında ölçüm hatası yapıldığını, eksik inceleme ve araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Dosya içeriğinden; 2011 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 12... parsel sayılı taşınmazın (1349, 39... , fındık bahçesi ve tarla) kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile belgesizden davalılar tespit edildiği, askı ilan süresi içerisinde dava açılmaması üzerine kadastro tespit tutanağının 31.01.2012 tarihinde kesinleştiği; dava dışı 2 12... parsel sayılı taşınmazın (159, 23... , fındık bahçesi) ise senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davacı adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.

Öte yandan; eldeki davalılar ... ve ... tarafından, Nisan 1968 tarihli, 53 sıra nolu (gittisi Temmuz 1987 tarihli, 8 sıra nolu) tapu kaydı ile maliki oldukları taşınmaza müdahale edildiği iddiası ile eldeki davacı ...'in yakın akrabalarına karşı el atmanın önlenmesi davası açıldığı, Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.01.2011 tarihli ve 2008/366 Esas, 2011/45 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulü ile davacıların 01.11.2010 tarihli fen bilirkişilerinin krokisinde (A) harfi ile işaretli 114, 51... yüz ölçümlü taşınmazına davalıların haksız el atmalarının önlenmesine karar verildiği, kararın 09.05.2011 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.

Davacı ...; tapu kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 2 12... parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün tapu kaydının iptali ile kendi adına tescili istemiyle dava açmıştır. Davalılar ise, dava konusu taşınmaz bölümünün kendilerine ait olduğunun Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/366 Esas sayılı dosyası ile sabit olduğunu belirtip davanın reddini savunmuşlardır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karara karşı davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın zilyetlik nedeniyle mülkiyetini kazanma koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; eldeki davada güçlü delil teşkil eden Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/366 Esas sayılı davasında hükmün eki sayılan 01.11.2010 tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde yer alan kroki yöntemince zemine uygulanmadığı gibi davalıların dayandığı Temmuz 1987 tarihli, 8 sıra nolu tapu kaydının da keşifte yöntemince zemine uygulanmadığı, öte yandan, anılan davada düzenlenen kroki ile eldeki davada düzenlenen krokide taşınmazın kamulaştırılan kısımlarının farklı olduğu görülmektedir.

Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle, davalının dayandığı Temmuz 1987 tarihli, 8 sıra nolu tapu kaydının, varsa haritaları ve oluşum belgeleri ile birlikte tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, tapu kayıtlarının revizyon görüp görmediği araştırılmalı, revizyon gördüğü parsellerin bulunması halinde bu taşınmazlara ait tespit tutanakları ve dayanağı belgeler getirtilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve varsa tespite esas belgeler ile tapu kayıtları getirtilmeli, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişi ve tanıklar ile fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmak suretiyle davalının dayandığı tapu kaydının varsa öncelikle haritası yerel bilirkişilerin yardımı ve fen bilirkişisinin eliyle zemine uygulanmalı, haritasının bulunmaması ya da uygulama kabiliyetinin olmaması halinde yerel bilirkişi ve tanıklardan sınırları sorularak dayanılan tapu kaydı ve çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ait kadastro tespit tutanakları ve dayanak tapu kayıtları yöntemince zemine uygulanmak suretiyle tapu kaydının çekişmeli taşınmaza uyup uymadığı kesin olarak belirlenmeli, Of Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/366 Esas sayılı davasında hükmün eki sayılan 01.11.2010 tarihli fen bilirkişisi raporu ekinde yer alan kroki de yöntemince zemine uygulanmalı, raporlar ve krokiler arasındaki çelişkiler giderilmeli ve buna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Mahkemece belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar ... ve ... vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edenlere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim