SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Yargıtay Kararı

Esas No

2024/2737

Karar No

2025/6135

Karar Tarihi

23 Aralık 2025

1. Hukuk Dairesi 2024/2737 E. , 2025/6135 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/706 E., 2024/597 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/456 E., 2023/75 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde, temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile temyiz edilen davalı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı; davalı ... ile kardeş olduklarını, muris babalarından kalan taşınmazların veraset ve intikal işlemlerinin yapılması için ...'ın yönlendirmesi ile başta dava dışı ... 'ya, daha sonra davalı ...'e vekaletname verdiğini, dava dışı ... 'nın kendisinden ve annesi ...'den aldığı tüm yetkileri davalı ...'e devrettiğini, vekil olan davalı ...'in, kendisine ve annesi ...'ye murisleri ...'ten intikal eden 8 parça taşınmazdaki paylarının tamamını diğer davalı ...'a hibe suretiyle bedelsiz devrettiğini, oysa taşınmazları devretme yetkisi vermediğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, davalılar arasında muvazaalı işlem yapıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile, 5 38... , 2, 3, 4, 5, 8 ve 9, 5 48... , 5 39... ve 2, 5 77... , bila ada 5 36... parsel sayılı taşınmazlar bakımından tapu iptali ve tescile, kamulaştırılan taşınmazlar bakımından ise 16.055.428,98 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş; aşamada, dava tarihinden önce (1972 yılında) öldüğü anlaşılan davalı ... yönünden davasını takipsiz bırakmıştır.
II. CEVAP
Davalı ...; tüm işlemlerin davacının istek ve iradesine uygun şekilde usulünce gerçekleştirildiğini belirtip davanın reddini savunmuş; yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçısı davaya dahil edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; davalı ... yönünden ise, davacının dava konusu taşınmazlardaki paylarının vekil olan davalı ... tarafından davalı ...'a hibe edildiği, vekaletnamelerde açıkça taşınmazların davalı ...'a hibe edileceğinin yazılı olduğu, davalı tanıklarının, davacının kendi iradesi ve isteği ile taşınmazlarını ağabeyi ..'a hibe ettiğini belirttikleri, davacının kandırıldığına dair dosya kapsamında somut delil bulunmadığı, vekaletnamenin verildiği tarihteki yaşları itibarıyla davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmediği, yapılan işlemlerin üzerinden uzunca bir süre geçtiği de dikkate alınarak davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde her ne kadar davacı taraf intikal amacı dışında devir iradesi taşımadığını belirtse de istikrarlı şekilde her iki vekaletnamede de doğrudan ...'a hibe yetkisi tanınması, vekillerden tevkil yetkisini ...'e kullanan ...'in ... ve ... ile tanışık olup üvey kardeşleri olması nazara alındığında yine yargılama sırasında davacı tarafın davalılardan vekil olan ... yönünden davayı takip etmemesi nazara alındığında davalı ...'a hibe yetkisinin özel yetki olarak değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar bu tür davalarda hak düşürücü süre ve zamanaşımı olmasa da vekil ... tarafından davalı ...'a hibe şeklinde yapılan devrin 12.06.1972 tarihinde yapılması, eldeki davanın ise 2019 yılında açılması nazara alındığında aradan 47 yıl geçtikten sonra eldeki bu davanın açılmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı hususunun anlaşıldığı, davacının hibe şeklinde vekaleten davalı ...'a gerçekleşen devir olgusuna karşılık bu karşılıksız kazandırma nedeni ile davalının iki arsasını satarak davacıya ev inşa ettirmesi hususuna yönelik davacının kendi tanığı olan ...'ın beyanı ve bu doğrultudaki davalı savunması nazara alındığında davacının her iki vekaletnamede de intikal ile birlikte davalıya payını hibe etmek iradesi ile hareket ettiği hususunun anlaşıldığı, davacının usulünce açtığı davayı ispatlayamadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; dava dilekçesindeki iddialarını yinelemiş, davalı tanıklarının görgüye dayalı beyanları bulunmamasına ve çelişkili beyanları bulunmasına rağmen Yerel Mahkemece davalı tanıklarının beyanlarına itibar edilip davacı tanıklarının beyanına itibar edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosyada mevcut delillerle iddialarının kanıtlandığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve tazminat isteklerine ilişkindir.

Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, annesi ...'yle birlikte 25.04.1972 tarihli vekaletname ile murisleri ... adına kayıtlı ... köyündeki her türlü taşınır ve taşınmazlardaki payların intikali, istediği anda dilediği bedel ve şartlarda alıcı ...'a (davalı) satışı, dilerse alıcı âkit bulunan ...'a bila bedel ve şartlar dairesinde hibe etmesi için dava dışı ... 'yı vekil tayin ettiği, vekil ...'in vekaletnamedeki tevkil yetkisi ile 04.05.1972 tarihinde davalı ...'i yetkilendirdiği, öte yandan davacının 02.06.1972 tarihli vekaletname ile ... köyü hudutlarındaki adına kayıtlı veya irsen intikal edecek tüm taşınmazlardaki paylarının dilediği şekil ve surette, bedelsiz ve şartsız olarak davalı ...'a devri, hibe veya satışı için davalı ...'i vekil tayin ettiği, vekil olan davalı ...'in davacı ve annesi ...'nin ... köyünde yer alan 7 parça, ... köyünde yer alan 1 parça olmak üzere toplam 8 parça taşınmazdaki paylarının tamamını taşınmazlarda paydaş olan davalı ...'a 12.06.1972 tarihinde kayıtsız, şartsız hibe ettiği; davacı ile davalı ...'ın ana- baba bir kardeş oldukları, dava dışı ... 'nın ise davacı ile ana bir baba ayrı kardeş oldukları anlaşılmaktadır.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığına göre yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Bilindiği üzere vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı davalar herhangi bir hak düşürücü ve zamanaşımı süresine tabi değildir. Bölge Adliye Mahkemesince de bu husus benimsenmiş ise de ilave olarak devir tarihi dikkate alındığında eldeki davanın 47 yıl sonra açılmış olmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığı şeklinde gerekçeye yer verilmesi hatalıdır.

Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, belirtilen gerekçe çıkartılmak suretiyle sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4 hükmü gereğidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz eden davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edilen davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim