Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Yargıtay Kararı
2024/2733
2025/5985
16 Aralık 2025
1. Hukuk Dairesi 2024/2733 E. , 2025/5985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2945 E., 2024/590 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/390 E., 2023/274 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davalı ... vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacılar ... vd. vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların babası ile davalıların kardeş olduğunu, davacıların babaannesi ...'in davacılardan mal kaçırmak amaçlı olarak ... Mahallesi 726 parsel sayılı taşınmazını kızı davalı ...'ye, ... köyü 97 parsel sayılı taşınmazını ise oğlu davalı ...'e satış suretiyle devrettiğini, murise ölene kadar davacıların babasının, öldükten sonra da davacıların baktığını, davalı ...'nin ise sadece yaz aylarında murisin yanına gittiğini, dava konusu taşınmazların üçüncü kişilere satıldığını ileri sürerek taşınmazların değerlerinin tespiti ile miras payları oranında davacılara ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı ..., birleştirilen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tarafların ortak murisi ... ve ... adına olan tüm taşınmazların 1987 yılında taraflar arasında taksim edildiğini, yine davacıların açtığı Ankara Asliye 13. Hukuk Mahkemesinin 2021/12 Esas sayılı dosyasında davalılardan ...’a isabet eden paylarda bir ihtilaf olmadığını,
davacıların daha fazla mal aldığını, 2000 yılında ölen ...'in de bu taksime göre hakkı olan payı aldığını ve ihtiyaçlarını karşılamak üzere çekişmeye konu parseli davalı ...’e sattığını, muris ...’e birlikte bakarak tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını, murisin sabit bir geliri olmadığını, muvazaa iddiasının gerçeği yansıtmadığı gibi zaman aşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/738 Esas sayılı dosyası Ankara 26. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/390 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar vekili, ... ve ... adına olan tüm menkul ve gayrimenkullerin 1987 yılında taksim edildiğini herkesin hakkını aldığını savunmuş ise de dava konusu taşınmazların ... adına muris ... 'den 10.08.19 88... -1799 yevmiye nolu resmi senetle mirasçıların yaptığı taksimde isabet eden taşınmazlar olduğu, dosya kapsamından murise tüm mirasçıların belirli zamanlarda baktığı, son zamanlarında ise davalıların dönüşümlü baktığı, muris ...'in bu taşınmazları satmaya ihtiyacı olmadığı gibi davalıların taşınmazların bedelini ödediklerini de kanıtlayamadıkları, murisin asıl amacı bağış olduğu halde satış gösterildiği gerekçesiyle, davalılar taşınmazları daha sonra üçüncü kişilere sattığından davalıların dava tarihindeki bedel üzerinden davacıların miras payına düşen bedelin ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, muris ...'nin eşinin 1982 tarihinde ölümü ile birlikte oğlu ... ve ailesi yanında kaldığı, her türlü bakım ve gözetiminin oğlu ... ve gelini ... tarafından karşılandığı, davacıların murisi olan ...'nın 14.12.1988 tarihinde öldüğü, ...'nın ölümünden sonra muris ...'nin tüm mal varlığını teşkil eden çekişmeye konu iki taşınmazını birbirine yakın tarihlerde, ...'nın ölümünden kısa bir süre sonra 1989 yılında hayatta olan davalı çocuklarına tapuda satış gibi göstermek suretiyle devrettiği, murisin mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi akitte gösterilen değer ile temlik tarihindeki gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğu, akitte gösterilen satış bedelinin ödendiği hususu kanıtlanamadığı gibi denkleştirme savunmasında bulundukları ne var ki diğer muristen kalan taşınmazların mirasçılar arasında paylaştırıldığı, çekişmeye konu edilen taşınmazların da muris ...'ye gerek taksim gerekse eşi olan diğer muris ... tarafından devredilen taşınmaz olduğu, davaya konu edilen taşınmazların murisin tüm mal varlığını teşkil ettiği, bu durumda muris ...'nin terekesi bakımından denkleştirme savunmasına itibar edilmesinin mümkün olmadığı gibi murisin davalı olan çocuklarına yaptığı temliklerden sonra da davacıların annesi olan gelini tarafından bakılmaya devam edildiği, 1997 tarihinden sonra davalıların nöbetleşe ilgilenmeye başladıkları, bu olgu karşısında davalılara yapılan temlikin bakım karşılığı olduğunu söyleyebilme olanağının da bulunmadığı, davalılara yapılan temliklerin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu, tapuda satış gibi gösterilmiş ise de gerçekte bağış yapıldığı, temliklerin bedelsiz olduğu, paylaşım savunmasının kanıtlanamadığı saptanmak, çekişmeye konu taşınmazların dava dışı üçüncü kişilere temlik edildiği gözetilerek iptal ve tescil davası açılamayacağı dikkate alınarak bedel isteminde bulunulduğundan zaman aşımı savunmasının da dinlenemeyeceği benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında ve hükmün kuruluş biçiminde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalı ..., birleştirilen davada davalı ... vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde özetle; davanın haksız fiil esaslarına göre incelenmesi gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, satış tarihlerinin üzerinden 10 yıldan fazla süre geçtiğini, ...'ten kalan taşınmazların çocukları arasında paylaşıma karar verildiğini, 97 parsel sayılı taşınmaz paylaşım esasına göre davalı ... tarafından paylaşımda sıkıntı olmaması için muris ...'ye verildiğini, sonrasında muris ...'nin bu taşınmazı oğlu davalı ...'e devretmesinin paylaşımdan kaynaklı olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, muris muvazaasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1911 doğumlu ...'in 07.01.2000 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak torunları davacılar ..., ...; çocukları davalılar ... ve ... ile dava dışı torunu ...'ün kaldığı; murisin ölmeden önce 20.06.1989 tarihinde 97 parsel sayılı taşınmazı oğlu davalı ...'e, ...'in de bu taşınmazı 21.06.2005 tarihinde dava dışı...'a satış suretiyle devrettiği; murisin 28.11.1989 tarihinde dava konusu 726 parsel sayılı taşınmazı kızı davalı ...'ye satış suretiyle devrettiği, Kadriye'nin de bu taşınmazı 08.07.2000 tarihinde dava dışı ...'a satış suretiyle devrettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalı ... vekili ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalı ..., birleştirilen davada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 78.128,90 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davalı ...'den; 140.460,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden birleştirilen davada davalı ...'den alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.